İnsanın değeri aradığı şeydir 2 (Lady Boys)

Mustafa Küçükçakan
Mustafa KüçükçakanOtel Genel Müdürü / Çevirmen
10 Ağustos 2018, 13:18

Şehir turu training (eğitim) alıyorum. Yarın günde üç saat toplam doksan saat Tayland dili dersi başlayacak. Takılma, keyfini çıkarmaya bak diyor yanımdaki görevli. Başımı öne eğdiğim de de bir anlam yükleyemiyor bana. Sokaktaki seksi jartier takımlı, iç çamaşırı kumandalı, titreşimli kadın bir menü uzatıyor elime. İçinde damak zevkimize uygun bir şeyler ararken gördüklerim sarsıtıyor beni. Bu menü ''bum bum'' menüsü. Görevli yine omuz silkiyor.

''Kurufasülye pilav olacak değil ya.''Çocuk denecek yaşta yeni yetişkin genç kızlar, rambo filimlerindeki karargaha çağrılan çekik gözlü motorsikletli fahişelere götürüyor beni.

ABD’nin on dokuz bin kilometre uzağında ki Güney Vietnam’da başlattığı savaşta on üç milyon insan öldü. Savaş yıllarca sürdü. Çinhindi savaşlarında savaşan Amerikan askerlerinin rahatlaması için işgal edilen topraklarda silah zoruyla analar, bacılar, kardeşler hayat kadını olarak kullanıldı.1960 yılına kadar küçük bir balıkçı köyü olan Pattaya askerlerin kafa dinleyip savaş psikolojisinden arınıp her türlü çılgınlığı yaptığı bir şehir haline geldi.

''Asker savaşıyor, stres içinde , rahatlamaya ihtiyacı var'' diyordu Başkan. Kadın.! Kadın.! Daha çok kadın...

Ancak savaş uzun sürdü.Kadın yetmediği zamanlarda henüz gelişme çağında on iki on üç yaşında ki çocukları hormon ilaçlarıyla kadın gibi geliştirdiler. Doğal bir evre olarak vücutları şekil aldı. Memeleri tüysüz ve kalçaları büyüdü. İncecik belleri düzgün bacakları oldu. Önündeki minik pipisini saymazsak kadın gibi kullanıldı.

Pattaya'nın işte o günlerden genetik haritası değiştirildi.! Dünyanın hiç bir yerinde bu kadar dengesiz bir demografik nüfus yoğunluğu yok!

Yeni tanıştırıldığım üst düzey güvenlik görevlisi, Pattaya’nın cadde ve sokaklarında, kontrolü ve sağlık taraması yapılması mümkün olmayan binlerce çalışan kadının olduğunu söyledikten sonra "kişi başı yirmi beş kadın düşüyor" derken gülümsüyor kaytan bıyıklarının altından. "Ancak barlarda numaraladıklarımızı kısmen kontrol edebiliyoruz" diye ekliyor...

''Sokaktaki kadınların neredeyse hepsi Hebatit B taşıyıcısı. Buradan ayrılan insanlar bu hastalığından haberi olmadığı gibi eşine de bulaştırıyor! Kondom şart. Buradan dünyaya yayılan yüzlerce cinsel hastalık var!'' Alık alık bakıyorum adama.

İki yüz binden fazla her yaştaki yetişkin genç kadın sokaklara dökülüyor. Küresel sermaye ve sömürge devletler silah zoruyla başaramadıklarını Euro ve Paund ve Dolar ile yapıyor. En pahalı satın alıcıları da Araplar.

Uçaktaki sahne geliyor aklıma... Ardı arkası kesilmeden attığı fişekleri sayan adam, iş şapka takmaya gelince ‘Atın ölümü arpadan olsun’ diyor. Güveyi alayının gelin odasına damadı uğurlaması gibi sırtına iniyor yumruklar. Uçakta festival havası.

Eğlencenin kalbi Walking Street’te yüzlerce top klas bar, disko, restoran ve striptiz barlar bulunuyor. Genç ve birbirinden güzel kızlar. Bu cadde de elliden fazla striptiz, gay, Lady- boy barları, masaj salonları var. Soi (cadde) 16 ve Soi 16'da günlük köyden gelip giden düşük gelirli grubun kızları bulunuyor. Çoğunun yanında ya erkek arkadaşı ya da aileden tanıdık birisi eşlik ediyor. yanlarına.Bedeli ne olursa olsun evlerine bir dilim ekmek götürebilmek bu caddede ki savaşların en büyüğü! En korkunç olanı. Açlığın imtihanı bütün değerleri yerle bir ediyor. Custumer (müşteri)bulamadığı için ağlıyor Pattaya'nın sokaklarında kadınlar...

Bar sandalyelerinde uzun boylu fidan gibi kızlar. Ama ayakları… Palet gibi! Ayakkabıma bakıyorum, kırk bir numara. Tay kızları kısa boylu ve minik olmalarına rağmen İşte bunlar Lady- boy kırk beş numara ayakları.

Uçakta gülmekten yerlere yatarken, her defasında yolcular heyacanına dayanamayıp ayağa kalkıyor; sakallarını sıvayarak yemin billah edip 'ilik gibi kızdı' diyor. Gözleri fal taşı gibi açılıyor yolcuların. Birkaç saat sürmedi şişenin dibini bulup fazla kaçırdık biraz. Gelene gidene yüz baht indiregandiliyorum. Gece kulübü go-go bar İnsomnia’dayız. Yerlere kadar eğiliyor garsonlar. Aldık kızları götürdük otele. Bum…bum; sayısını bile unuttum. Alkış kopuyor. Sonra birden ayağa kalkıyor adam, şaşkın...

Sabah oluyor bakıyorum yanımda ilik gibi kadın. Birkaç fişek hazırlığı yaparken okşuyorum kadını elime kocaman bir şey gelmesin mi ?

Herkes merak içinde...Bazı yolcular heyecandan ayağa kalkıyor.

-Kızın önünde p…si var. Dün gece cillop gibi kızdı. Ne olduysa sabah oğlan oldu! Ulan yoksa diyorum;Midyat’a pirince giderken evdeki bulgura mı olan oldu! Ben gece ne yaptım yoksa bana mı bir şey yaptılar.

"Sen de zarar ziyan var mı?" diye gülüyor diğer yolcular. Tekrar sazı yine sazı alıyor eline. Bozuntuya vermiyor. Kainatta hiçbir canlı yoktur, bir Lady- boy'un erkeğe yaşattığı hazları yaşatabilsin! diyerek kıpkırmızı suratıyla oturuyor yerine.

Biraz çekinceli çokça da düşünceli dönerken koltuklarına adamlar hepsi bu iş için gelmiş endişeli...Peki nasıl anlıyacaklar ya elimize .(...aşakları gelirse) ! diye kara kara düşünceye daldılar.

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha