Haberler

Şezlong almayan denize giremeyecek mi?: Özel plajlarda yeni dönem başladı

Yargıtay'ın emsal kararıyla kıyılardaki kullanım hakkı yeniden gündeme geldi. Vatandaşın denize erişimini engelleyenlere hapis cezası uygulanabilecek.

Şezlong almayan denize giremeyecek mi?: Özel plajlarda yeni dönem başladı

Yaz aylarında sık sık tartışma konusu olan özel plaj uygulamalarıyla ilgili önemli bir karar çıktı.

Yargıtay, kamuya açık kıyı alanlarında vatandaşın denize ulaşmasını engelleyen işletme veya çalışanların cezai sorumluluk taşıyabileceğine hükmetti. Karara göre, kişilerin sahilden uzaklaştırılması veya kıyıyı kullanmalarının önüne geçilmesi, bazı durumlarda “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçu kapsamında değerlendirilebilecek.

Kıyıya erişim hakkı güvence altında

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2025/98 sayılı kararında, kıyıların Anayasa'nın 43. maddesi ve Kıyı Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında herkesin eşit şekilde yararlanabileceği alanlar olduğu vurgulandı. Patronlar Dünyası'ndan Feramuz Erdin'in haberine göre kararda, vatandaşın kamuya ait olduğu belirlenen kıyı alanlarında bulunmasının veya bu alanlardan yararlanmasının engellenemeyeceği belirtildi. Bu kapsamda, denize girişin önüne geçilmesi, kişilerin zorla uzaklaştırılması ya da sahilde bulunmalarının engellenmesi halinde adli süreç başlayabilecek.

Vatandaşı sahilden çıkarana hapis cezası riski

Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde yer alan “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçu kapsamında, vatandaşın hareket özgürlüğünü kısıtlayan kişiler hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanabiliyor.

Suçun çocuklara veya engellilere karşı işlenmesi, zor kullanılması ya da birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda ise cezalar daha ağır hale geliyor.

Özel plaj işletmelerinin sınırı belli oldu

Karar, özel plaj işletmelerinin tamamen yasak olduğu anlamına gelmiyor. İşletmeler, mevzuata uygun şekilde vatandaşlara ücret karşılığında şezlong, şemsiye, yiyecek ve içecek gibi hizmetler sunabiliyor. Ancak bu hizmetler nedeniyle kıyının tamamını sahiplenmeleri, sınır oluşturmaları veya ücret ödemeyen vatandaşların denize erişimini engellemeleri mümkün değil.

Kamuya açık alanlarda işletmelerin ruhsat veya kullanım izinleri, o bölge üzerinde sınırsız hak sahibi oldukları anlamına gelmiyor.

Havlu sererek denize girmek mümkün

Kıyı Kanunu'na göre deniz, göl ve akarsularda suyun bitiş noktasından itibaren en az 50 metrelik bölümde yapılaşmaya izin verilmiyor. Bu alanların kamu yararına açık olması gerekiyor.

Vatandaşlar, herhangi bir işletmeden hizmet almak istemedikleri durumda havlularını sererek sahilden ücretsiz şekilde yararlanabiliyor. Denize girmek için şezlong veya plaj hizmeti satın alma zorunluluğu bulunmuyor.

Şikayet beklenmeden soruşturma açılabilir

Kıyıya erişimin engellenmesi durumunda süreç yalnızca vatandaşın şikayetine bağlı ilerlemiyor. “Hürriyeti engelleme” suçu, kamu davası açılmasını gerektiren suçlar arasında yer aldığı için mağdurun, başka bir vatandaşın veya görevli kurumların ihbarı üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılabiliyor.

Vatandaşların denize girişinin engellenmesi halinde 112 Acil Çağrı Merkezi veya kolluk kuvvetlerine başvurulabileceği belirtiliyor.

Yorumlar (0)