18 Ekim 2018
E-Bültene Abone Ol!

Yabancıya ayrı yerliye ayrı muamele

Mehmet Güneli
Mehmet GüneliGazeteci-Yazar
23 Temmuz 2018, 14:23

Telefonum acı acı çaldı.

Geçtiğimiz hafta eşi ve çocuğu ile Antalya Belek’in güzide otellerinden birinde tatil yapan bir arkadaşım arıyordu.

Tatilin bitmesine bir gün kala beni arayan arkadaşım başladı sitem içerikli konuşmaya…

“Ya bu oteli sen bize tavsiye ettin, biz de erken rezervasyondan yararlanıp satın aldık. Tamam otel güzel, iyi hoş da misafire nasıl davranacağını bilmeyen elemanlar çalıştırıyorlar” dedi.

Ben anlattığı şeylere hiç inanmak istemedim. Sonuçta turizmde başarılı işler yapan bir ailenin neredeyse her sene ödül alan otellerinden biriydi.

Ertesi gün arkadaşım İstanbul’a döndü. Kendisiyle buluşup yüz yüze konuşma fırsatım oldu. Neler anlatmadı ki? Ağzım açık dinledim…

“Bir defa Türk misafir ile yabancıya ayrı muamele yapıyorlar. Sizin Türk olduğunuzu anladıkları zaman farklı davranıyorlar. Bir sabah eşimle spor salonundaydık. Bizi yabancı turist sandılar ve çalışanlar aralarında rahatça küfürlü konuşmaya başladılar. Çok rahatsız olduk. Mutfak şeflerinden biri de açık büfede çalışanlara bağırıyordu. Bizi asıl rahatsız eden sürekli kart sormaları oldu. Kızım soda ve çay almaya gidiyor kart soruyorlar, ben içki alırken devamlı kart sordular. Pastane reyonunda ekler almak istedi eşim hemen kart sordular. Durmadan oda numaramızı ve kartımızı soruyorlardı ki çok rahatsız olmuştuk. Bazı Türk misafirler de bizim gibi neden iki de bir kart soruyorsunuz diye tepki gösterdiler. Hakikaten ne yapmaya çalıştıklarını anlamadık. Çünkü sadece Türk müşterilere kart soruyorlardı. Kendimizi hırsız gibi hissettik.”

Arkadaşıma ne diyeceğimi bilemedim. Belki bir güvenlik sorunu olmuştur ve kısa süreli tedbir amaçlı, bla bla bla diye gevelemeye başladım…

Beyaz yakalı, iyi eğitimli bir aile. Her yıl Türkiye’de 5 yıldızlı lüks otellerin birinde tatil yapıyorlar. Neredeyse gidecekleri her oteli bana sorarlar. Onlardan ilk defa bir şikayet duydum. Üstelik hep sakinliği ile tanıdığım arkadaşım bunları anlatırken bile çok sinirliydi. Otelde şikayetlerini iletecekleri muhatap bulamamaları da onları ayrıca öfkelendirmiş. “Herkese o otelin yaptıklarını anlatacağım” diye söylenip durdu.

Yıllardır erken rezervasyonun önemini anlatırız. Tatilini erken satın alan hem doluluk hem fiyat anlamında kazançlı çıkıyor deriz. Bu bilinç gelişsin diye uğraşırız. O zaman otelci kardeşim neden bu hataları yaparsın? Bu disipline bağlı kalıp otelini aylar öncesinden alan ve tatili bir ihtiyaç gibi gören ve her yıl tatil yapan yurdum insanını neden yabancı turistten ayrı görürsün?

Bir turist yerli ya da yabancı olsun, ilk amacı dinlenmek ve keyifli vakit geçirmektir. Hem bedenini hem ruhunu dinlendirmek için o otele gelir. Siz işletmenin yönetici ve çalışanları neden o misafirinizi sürekli kendisini rahatsız hissedeceği bir durumla karşı karşıya bırakırsınız?

Tatil alışkanlığı olan beyaz yakalı kitleyi kolay kazanmadık. Ama kolay kaybedeceğe benzeriz. İç pazarın önemini geçtiğimiz 2 yıl daralan ana pazarlardaki talep düşüklüğü nedeniyle bir kez daha gördük. İşinize gelince iç pazar ana pazarınız oluyor da muamelede neden iç pazar üvey evlat?

Her yıl yüksek sesle tekrar ettiğimiz misafirperverliğimiz sadece yabancıya mı? Yani pragmatik bir konukseverliğimiz mi var? Tamamen ‘duygusal’…

Personel kalitemiz ve hizmet anlayışımız aysberg’in görünen tarafı mı? Biraz salınca her şey dökülüyor mu? Yoksa bu bir şehir efsanesi mi?

Kaç yıldızlı ve ödüllü olursa olsun bir otelin misafirine “Kendimizi hırsız gibi hissettik” dedirtmeye hakkı var mı?

Otellerin bir iç kontrol sistemi yok mu? Otel birlikleri hep birbirini tanıyan eş dost otelcilerden kurulu diye mi zülfüyare dokunmuyorlar?

Sezon ortasında bizi böyle düşündürmeye iten neler oluyor?

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
Eren M
24 Temmuz 2018, Salı 09:39
Maalesef oyle kotu, agresif ve alıngan davranan Turk misafirler var ki bir de otelcinin agzından Turk misafirlerle yasanan tecrubeyi dinlemek lazım. Milletce zaten kurallara uymamak gibi bir huyumuz var
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha