Turizmin yüzü gülerken, çalışan yoruluyor mu?
Turizm sektörü Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri. Her yaz sezonu milyonlarca turist ülkemize gelirken, bu canlılık sahadaki binlerce turizm çalışanı için uzun mesailer ve kısıtlı izin anlamına geliyor. Şimdi, bu tempoyu daha da artırabilecek bir düzenleme yürürlüğe girdi.
Yeni yasayla ne değişti?
TBMM'de kabul edilen yeni yasa ile turizm işletme belgeli konaklama tesislerinde çalışanlar artık haftalık tatil haklarını 6 gün değil, 10 gün çalıştıktan sonra kullanabilecek. Yani klasik "6+1" (6 gün çalışma + 1 gün izin) sistemi yerine, "10+1" modeli geliyor.
Bu, çalışanlar için haftalık izinlerini daha geç alma, dolayısıyla daha uzun süre aralıksız çalışma anlamına geliyor.
Yasal zeminde ne var?
Anayasa'nın 50. maddesi, işçilere haftalık tatil hakkı tanınmasını zorunlu kılıyor. İş Kanunu'nun 46. maddesi ise 7 günlük süreçte en az 24 saat kesintisiz dinlenmeyi öngörüyor. Ancak yeni düzenleme, turizm belgeli oteller için bu kurala istisna getiriyor.
Yani, bu tesislerde işveren çalışanı 10 güne kadar aralıksız çalıştırabilecek, 11. gün haftalık tatil kullandıracak. Ancak o gün çalışılırsa, fazla mesai sayılmayacak. Bu da çalışan açısından önemli bir hak kaybı anlamına gelebilir.
Peki tatiller birikirse ne olacak?
Yasa, kullanılmayan hafta tatillerinin ne zaman ve nasıl telafi edileceği konusunda net bir hüküm içermiyor. Bu da işverenin, çalışanına tüm sezon boyunca 11 günde bir tatil yaptırmasına olanak tanıyor. Yargıtay’ın henüz bu konuda bir içtihadı bulunmuyor.
Diğer sektörler de benzer uygulama istiyor
Turizm sektöründeki bu esnekliğin, başka sektörlerin iştahını kabartması sürpriz değil. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerde, inşaat sektörü temsilcileri benzer bir düzenleme talep etti. Hatta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na diğer sektörlerden de benzer başvuruların geldiği ifade ediliyor. Kısacası, haftalık tatilin ertelenmesi uygulaması yalnızca turizmle sınırlı kalmayabilir.
Bu uygulama sürdürülebilir mi?
Elbette sektörün sezonluk yoğunluğu dikkate alınmalı. Ancak bu dengeyi kurarken çalışan hakları da korunmalı. Çünkü uzun vadede başarı, yalnızca daha fazla turist ağırlamakla değil, daha sağlıklı ve motive çalışanlarla da mümkündür.
Sonuç: yorgunluk artar, verim düşer mi?
Yeni düzenleme turizme esneklik kazandırabilir; ama çalışanlar üzerindeki etkisi dikkatle izlenmeli. 10 gün aralıksız çalışan bir insan, 11. gün yalnızca dinlenmeye değil, toparlanmaya ihtiyaç duyar.
Sürdürülebilir bir turizm için tek kriter doluluk oranları değil; çalışan refahı da aynı derecede önem taşımalı.
Kalın sağlıcakla,