Haberler

Antalya’da otel projelerine yargı freni: Antalya’daki iki ÇED kararı iptal edildi

Antalya’nın Gazipaşa ilçesindeki Koru Sahili’nde yapılması planlanan otel projelerine ilişkin verilen iki ayrı “ÇED Gerekli Değildir” kararı mahkeme tarafından iptal edildi. Kararda, projelerin bilimsel esaslara, kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu vurgulandı.

Antalya’da otel projelerine yargı freni: Antalya’daki iki ÇED kararı iptal edildi

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yer alan ve sahip olduğu doğal değerlerle öne çıkan Koru Sahili’nde planlanan otel projeleriyle ilgili önemli bir yargı kararı çıktı.

Sit alanları, hazine arazileri ve endemik türlerin yaşam alanlarını kapsayan bölgede hayata geçirilmek istenen projelere yönelik verilen iki ayrı “ÇED Gerekli Değildir” kararı, açılan davalar sonucunda mahkeme tarafından oy birliğiyle iptal edildi. Mahkeme kararında, projelerin bilimsel verilerle desteklenmediği, kamu yararını gözetmediği ve hukuki açıdan ciddi eksiklikler taşıdığı belirtildi.

Bilim heyetinin raporu belirleyici oldu

Dava sürecinde mahkeme tarafından görevlendirilen ve aralarında Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden dört profesörün de bulunduğu 9 kişilik bilirkişi heyeti kapsamlı bir inceleme gerçekleştirdi. 11 Şubat 2026 tarihli bilirkişi raporunda, projelerin bölgenin ekolojik yapısı üzerinde ciddi tahribat oluşturabileceği ortaya konuldu. Bilim insanları, proje alanının “Gazipaşa-Anamur Kıyıları” adıyla küresel ölçekte Önemli Doğa Alanı (ÖDA) kriterlerini taşıdığını belirledi.

Raporda ayrıca bölgenin nesli koruma altında bulunan Akdeniz fokları ile Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının birincil yaşam ve üreme alanlarından biri olduğu vurgulandı.

Koruma altındaki türler için risk uyarısı

Bilirkişi heyeti, bölgede planlanan yapılaşmanın özellikle Akdeniz fokları ve Caretta Caretta popülasyonu üzerinde ciddi baskı oluşturacağını kaydetti.

Raporda, kıyı şeridinde artacak insan hareketliliğinin ve turizm faaliyetlerinin, bu türlerin yaşam döngülerini olumsuz etkileyebileceği belirtilirken, doğal habitatın zarar görmesinin geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi.

Su kaynakları ve taşkın riski göz ardı edildi

Mahkeme dosyasına giren bilirkişi raporunda, otel projelerinin tanıtım dosyalarında önemli eksiklikler bulunduğu da ifade edildi. Projelerin yüzey ve yer altı su kaynaklarına etkilerinin yeterince incelenmediği, bölgenin sel ve taşkın riski açısından değerlendirilmediği belirtildi. Ayrıca otellerin faaliyete geçmesi halinde oluşacak nüfus yoğunluğunun içme suyu, atık su ve kanalizasyon sistemlerine getireceği yükün de hesaplanmadığı ortaya konuldu.

Uzmanlar, bu eksikliklerin çevresel etkilerin doğru analiz edilmesini engellediğini belirtti.

Tarım arazileri için de uyarı yapıldı

Bilirkişi raporunda yalnızca doğal yaşam değil, bölgedeki tarım alanları da mercek altına alındı. Ziraat mühendislerinin değerlendirmelerine göre, otel işletmeciliği düşük yoğunluklu bir faaliyet olarak değerlendirilemezken, projelerin bölgedeki birinci sınıf tarım arazileri üzerinde baskı oluşturacağı ifade edildi.

Raporda, turizm yatırımları nedeniyle tarımsal alanların zamanla kaybedilebileceği ve bunun bölgenin üretim kapasitesine zarar verebileceği kaydedildi.

Çevrecilerden yeni çağrı

Mahkemenin iptal kararının ardından çevre örgütleri ve bölge sakinleri ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, Koru Sahili’ni yapılaşmaya açan 2019 tarihli koruma amaçlı imar planlarının da iptal edilmesi gerektiği savunuldu. Çevre savunucuları, söz konusu planların bölgenin koruma statüsüyle çeliştiğini belirterek, doğal yaşamın korunması adına yeni adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

“Koruma amaçlı planlar doğayı tehdit ediyor”

Ortak açıklamada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bilim tek rehberdir” sözü hatırlatılarak şu değerlendirmeye yer verildi: “2019 yılında hazırlanan revizyon planları, bölgenin korunan alan niteliğiyle taban tabana zıt bir anlayış taşımaktadır. Yerel yönetimler ve ilgili kurumlar bu gerçeği görmezden gelmektedir. ÇED süreçlerinden dahi geçemeyen ve adı koruma amaçlı olmasına rağmen doğaya zarar verecek sonuçlar doğuran bu planların iptal edilmesi gerekmektedir.”

Mahkemenin verdiği karar, çevre hukukunda önemli bir emsal olarak değerlendirilirken, Gazipaşa Koru Sahili’nin geleceğine ilişkin tartışmaların da yeni bir boyut kazanmasına neden oldu. Bölgedeki imar planları ve yeni yatırım girişimlerinin önümüzdeki süreçte de yakından takip edilmesi bekleniyor.

Yorumlar (0)