Yazarlar (Turizm Meclisi)

Hayal Etmeyi Unutmak

Handan Atamer Engin
Handan Atamer Engin
Kites Group CMO

İnsanlar hayallerinin büyüklüğü kadar özgürdür demişti Che Guevara...

Bu sabah aslında özgürlüğümü kaybettiğimi farkettim. Ama esas farkettiğim bunu uzun zaman önce kaybettiğimi yeni anlamamdı maalesef.

Nedir sizce özgürlük, özgür olmak? Hiç düşündünüz mü?

Herkes bişi der şimdi; istediğini konuşabilmek, istediği yere gidebilmek, istediğini alabilmek der der dersiniz.

Oysa ben hayal bile kuramadığımı fark ettim bu sabah. Aslında hayallerimin bile çalındığını fark etmekti bana ağır gelen.

Hayalleri olmak önemlidir, çok alternatifli düşünebilmektir, empati yapabilmektir, hayalleri olanlar güçlüdür çünkü o hayallerine ulaşmak için mücadeleden asla vazgeçmezler, vazgeçmemeyi de bilirler.

Ve o hayaller elbet bir gün bir şekilde gerçeğe döner.

Hayal kurabilmeyi beceriyorsan eğer ucu bucağı yoktur. Sadece dünya gezegeni ile de sınırlı değildir o hayaller. Bambaşka ve bazen sadece senin yarattığın bir zaman dilimi ve boyuttadır... İşte o yüzden özgürsündür.

Turizm benim sadece mesleğim değil ki, sadece ekmek teknem de değil. Turizm benim yaşam tarzım, özgürlüğüm, hayallerim ve hayattaki amacım aslında. Ve bir baktım ki; hayattaki amacımı da kaybetmişim.

Turizm keşfetmek aynı zamanda benim için. Yeni maceralar, yeni insanlar, yeni kültürler ve yeniliklerle gelen bitmeyen bir değişim süreci. Yaşam denen yolculuğumda bu keşiflerle ayakta kaldım ben ve şimdi hayal bile edemediğim bir yere geldim durdum. Evet durdum, ben durdum. Herkesin her daim “sen umut saçıyorsun” dediği daima hayalleri olan ben durdum.

Üst üste gelen satılık acente ilanları... İnsanların sessiz çığlıkları, çaresiz bekleyişleri...

Kimisi 1 yıllık kimisi 40 yıllık bile olsa da, hepsi aynı değerde oysa.

Kiminde 40 yıllık emekler, yaşananlar, biriktirilenler. Kiminde umutlarla hayal edilmiş kocaman bir gelecek...

Hangisi daha kıymetli sizce? Hangisine diğerinden daha az değer biçilebilir ki?

Bir yandan da önlem alsaydın diyenler... Önlem almamamın aslında belki de alamamak olduğunu anlayamayanlar. Kim bilir o önlem alamayışın arkasında ne hikayeler, ne badireler olduğunu hayal bile edemeyenler.

Şimdi bir sektör hayallerini yitirdi ve bu hayallerine yeniden sahip olabilmek için ona destek olan hiçbişi yok!

Çocuklarına “Bırak hayal kurmayı, gerçekler bambaşka” diyen anne babalara dönmek mi aslında içimi acıtan? Hayal kurmayı bile yasaklayan, hayallerimizi çalan koşullar mı ?

Yoksa sadece güçlü olanların ayakta kalmasını isteyen sistemler mi? Peki güç ne? Güçlü kim?

Hayaller güçle mi kurulur? Yoksa haya kurabildiğin sürece mi güçlüsündür?

Ve bir de benim gibi hayal bile kuramadığını, hayallerinin çalındığını farkeden kaç kişiyiz acaba?

Yorumlar (0)