Geçtiğimiz günlerde TUGEV’in “MICE Sektörünün Geleceği” başlıklı bir toplantısı yapıldı. Başlığı doğru, niyeti önemli… ama içeriği kocaman bir eksikle başladı: Sektör yoktu!
MICE sektörü dediğimiz alan, sadece İstanbul için yıllık milyarlarca dolarlık ekonomik değer üreten, otel doluluklarından uçak kapasitesine, restoran cirolarından şehir imajına kadar zincirleme etki yaratan bir yapı. Kongre, toplantı, etkinlik, fuar… Bu iş sadece “birkaç salon” değil, ülkenin vitrini. Ama bu vitrin hakkında konuşmak için toplanan masada, sektörün asıl taşıyıcıları olan TUED, SITE, MPI, I-MICE, YEPUD, TEDSED, TEODER, SSTD gibi en köklü kurumlar yoktu.
Peki, suç kimde?
Davet göndermeyende mi, yoksa davet edilmediğinde sessiz kalanlarda mı?
İşin ironisi şu: Haberi okuyoruz, kurumlar sessiz. Bir kısmı sosyal medyada toplantının haberini paylaşıyor. Yani çağrılmamışsın ama “like” atıyorsun. Sektörde ağırlık koymak böyle mi olur?
Gerçekten soruyorum:
Bir sektörde söz sahibi olmak, “YK masasındaki kahramanların” vizyonuna teslim olmak mıdır? Yoksa çağrılmadığında kendi masasını kurup kendi yol haritanı koymak mıdır?
Bakın, MICE sektörü pandemiden bu yana nefes alamıyor. İstanbul hâlâ eski kongre ve etkinlik hacmine ulaşamadı. Uçuş kapasiteleri, otel fiyatları, şehir güvenliği, lojistik kısıtlar… Bunların hepsi masada konuşulması gereken konular. Ama biz ne görüyoruz? YK masasındaki protokol fotoğrafı… Evet, o fotoğrafta geleceği kurtardıklarına inanıyorlar belki. Ama sektörün gerçeği orada değil.
Bir toplantı raporunda “yapıldı” diye yazmakla olmuyor.
Gerçek çözüm önerileri, net yol haritaları, stratejik belgeler lazım. “Mış gibi” değil, gerçekten.
Ve bu noktada sektörün suskunluğu daha da düşündürücü. Çünkü sustuğun her gün, aslında kendi geleceğini başkasının yazmasına izin veriyorsun.
Soruyorum:
– Çözüm önerileriniz nerede?
– Yol haritanız nerede?
– Sektörün geleceğini masada olmayanlar adına kim konuşuyor?
Peki, ne yapılmalı?
Önce Şeffaflık: Bu tür toplantıların çıktı tutanakları bir hafta içinde sektörle paylaşılmalı. Şeffaf olmayan toplantı, “mış gibi” olmaktan öteye gidemez.
Sen ben o demeden; Ortak Platform: MICE dernek ve birliklerinin bir araya geldiği kalıcı bir koordinasyon platformu kurulmalı. Ortak ses olmadan, parçalı çıkışlar sadece masada yer bulamamaya yol açıyor.
Ve bu ortak platformdan çıkacak Strateji Belgesi: Türkiye’nin 5 yıllık MICE stratejisi, sektörün tüm bileşenleriyle birlikte hazırlanmalı. Somut hedefler, ölçülebilir göstergeler ve ortak bir yol haritası olmadan “gelecek” sadece güzel bir başlık olur.
Turizmde gelecek, protokol masalarında değil; alın teriyle yoğrulan sahada yazılır.
Gerçek temsil olmadan, strateji sadece kâğıtta kalır.
Ve unutmayın: Sessizlik, en ağır kayıptır.
Ben İstanbul’dan bildiriyorum… Masada olmayanların sesinden.