Yazarlar (Turizm Meclisi)

Turizmin en büyük sorunu: Gitmeyenler

Tayfun Döşkaya
Tayfun Döşkaya
TD Hospitality Consulting

Turizmde yıllardır aynı isimler aynı koltuklarda oturuyor. Oysa sektörün geleceğini belirleyecek olan; genç, vizyoner ve uluslararası deneyime sahip profesyoneller. Peki neden bu insanlar hâlâ görünür değil?
Türkiye’de STK’lar ve sektör derneklerinde yıllardır değişmeyen bir tablo var: Aynı yüzler, aynı söylemler, aynı düzen. Oysa sektörün içerisinde birçok donanımlı profesyonel, iş insanı ve genç lider adayı bulunuyor. Ancak sesleri duyulmuyor; çünkü koltuklar boşalmıyor.
Görev süresini aşanlar, temsil ettikleri kurumları zamanla kendi şirketleri gibi görmeye başlıyor. Oluşan duygusal bağ, koltuğu bırakmayı zorlaştırıyor ve bu durum yenilikçi fikirlerin önünü tıkıyor. Bayrak değişimi sadece bir kavram olarak kalıyor, pratiğe geçemiyor.
Seçim dönemlerinde herkes değişim vadediyor. Fakat koltuk kazanıldıktan sonra vaatler unutuluyor; mevcut düzeni koruma refleksi devreye giriyor. Böylece sektör, yeni bir vizyon yaratmak yerine eski alışkanlıklarla idare edilmeye çalışılıyor.
Bu durum tarihte de eleştirilmiş bir davranış biçimi. Divan şairi Mustafa Âlî, olgunluktan uzak kişilerin yüksek makamlara gelince “koltuk sarhoşu” olduğunu söyler. Nâbî ise koltukta gururlananların bir gün kapı dibinde eli bağlı kalabileceğini hatırlatır. Asırlardır değişmeyen bu tespitler, bugün STK’larda yaşanan tabloyu birebir anlatıyor.
Başlangıçta yenilikçi gelenler bile kısa sürede sisteme uyum sağlıyor, sorgulamak yerine uyum göstermek kolay geliyor. Oysa bazen bırakmak, geri çekilmek ve yeni nesle alan açmak en büyük hizmettir.
Türkiye’de STK yapıları ne yazık ki “sorgulayanı” değil, “uyum sağlayanı” öne çıkarıyor. Bu nedenle nitelikli profesyoneller sektörün vitrininde yer bulamıyor. Oysa turizmin kronikleşen sorunları —sezon bağımlılığı, nitelikli personel açığı, yanlış fiyat yapılandırması ve fiyatlama politikaları, markalaşma eksikliği— cesur ve yenilikçi adımlar olmadan çözülemez.
Dünyadan örnekler bunun ispatı. Avrupa’daki birçok turizm birliği, her dönem yeni yüzleri masaya dahil ediyor; genç profesyonellere alan açıyor; sektörel dönüşümü yakından takip ediyor. Bu yenilikçi yaklaşım rekabet gücünü artırıyor.
Türkiye’de de değişim mümkün. Bunun için:
• Yeni nesil liderlere alan açmak,
• Bayrak değişimini doğal bir kültüre dönüştürmek,
• Şeffaflık ve hesap verebilirliği güçlendirmek,
• Genç profesyonelleri karar mekanizmalarına dahil etmek,
• Teknoloji ve inovasyonu merkezde konumlandırmak zorunluluk hâline geldi.
Turizm yıldan yıla büyüyor; ancak liderlik yapıları aynı kaldığı sürece gerçek potansiyel ortaya çıkamıyor. Türkiye’de nitelikli insan kaynağı hiçbir zaman eksik olmadı. Eksik olan, bu potansiyeli görünür kılacak sistem.
Sektör geleceğe hazırlanacaksa, yıllardır gitmeyenlere değil, gelecek vadedenlere alan açmak gerekiyor.
Çünkü o meşhur soru aslında çoktan cevap buldu:
“Başka donanımlı profesyonel yok mu?”
Var. Hem de çok.
Ama sahne hâlâ boşaltılmadı.
Kalın sağlıcakla
 

Yorumlar (0)