Konaklama sektörü son yılların en zor dönemini geride bırakmaya hazırlanırken sektörün gülen yüzleri, iş hayatında mutsuz.
Kriz döneminde diğer sektörlere geçiş oranı yaklaşık %40 civarında ve sektör değiştirmek zorunda kalan nitelikli personelin yerinin doldurulmasında oteller zorlanmaktadır.
Bunun yanı sıra şehir otellerinde yıllık personel değişim oranı %20- %25, tatil otellerinde ise yüksek sezon içerisinde bu oran %45-%50 civarında seyretmektedir. Personel değişim oranının yüksek olması aidiyet duygusu ve misafir memnuniyetini olumsuz etkilemektedir.
2016 yılı “Turizm Sektörü Çalışanları Güvenle Bakıyor Projesi” verilerine göre konaklama ve yiyecek-içecek hizmet faaliyetleri kayıt dışı istihdam oranı %31,61’dir. Mülteci sayısının artması kayıt dışı istihdamı artırmaktadır.
Sektörde resepsiyonist, servis elamanı, aşçı gibi ara eleman ve özellikle temizlik hizmetleri istihdamında zorluk yaşanmaktadır. Temizlik ve hijyen açısından eğitimsiz ve tecrübesiz personel istihdamı tatil otellerinde yüksek sezonda risk teşkil etmektedir.
Modern konaklama tesisleri çatısı altında çalışanlar, “Modern İş Hayatı“ standartları çerçevesinde, başarının içinde varlıklarının tanınması ve takdir edilmesini bekliyor.
İşletme anlayışının kısa dönemde yüksek kar maksimizasyonundan ziyade sürdürülebilir olması ve bu noktada da nitelikli insan kaynağına yatırım yapılması gerekmektedir.
Çalışanlar gözünden ve sektör açısından bakıldığında nitelikli personel yetiştirilmesi ve istihdamı için temel beklentiler;
1.Şirket kültürü
2.Organizasyon yapısı ve görev tanımları
3.Liyakat sistemi
4.12 ay iş güvencesi
5.İş ve ücret tatmini
6.Sosyal imkanlarının arttırılması
7.İngilizce eğitim yapan, Otelcilik Meslek Lisesi, Meslek Yüksek Okulu ve Konaklama İşletmeciliği Fakülte sayısının artırılması
8.Kurum içi yetkinlik, verimlilik ve kişisel gelişime yönelik eğitimler
9.Kariyer planlaması
10.Çalışan memnuniyet anketi
Diğer sektörlere geçiş ve personel değişim oranları TD Hospitality Consulting tarafından yapılan çalışma sonucudur. Sektör sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve bakanlıkların konuyla ilgili çalışmalarına maalesef ulaşılamamıştır.
Konaklama sektörü işgücü piyasasındaki istihdam alanları ve koşulları tüm yönleriyle ele alınması gerekmektedir. Ayrıca mültecilerin, Türkiye ekonomisi açısından bir tehdit mi yoksa fırsat mı olduğu çeşitli ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirilmelidir.