Vize randevularına erişimde yaşanan sorunlar 2026 yılında artarak devam ediyor.
Başvuru yapmak isteyen vatandaşlar uzun süre sistem üzerinden randevu bulamadıklarını belirtirken, şikayet platformlarına yapılan başvurular son bir ayda yüzde 38 yükseldi. Özellikle Mart ayında dikkat çeken artış, randevu sistemine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Aynı dönemde bazı randevuların farklı kanallar üzerinden ücret karşılığında temin edilebildiği yönündeki iddialar ise sürece ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Ekranda boşluk yok ama dışarıda var
Resmi platformlarda haftalarca randevu bulamayan kullanıcıların anlattıkları dikkat çekici bir noktada birleşiyor. Sistemde hiçbir tarih görünmezken, aynı günler için farklı kanallar üzerinden çözüm sunulduğu iddiaları yayılıyor. Bu durum, başvuru sürecinin herkes için eşit ilerlemediği yönünde güçlü bir algı oluşturuyor. Özellikle son dönemde sosyal medya ve mesajlaşma gruplarında dolaşan paylaşımlar, “ulaşılamayan randevuların nasıl erişilebilir hale geldiği” sorusunu gündeme taşıyor. Şikayet sayılarındaki artış da bu algının giderek güçlendiğini gösteriyor.
Saniyeler içinde tükenen kontenjanlar
Kullanıcıların en çok zorlandığı noktalardan biri de sistemin hızı. Açıldığı söylenen randevuların saniyeler içinde dolması, başvuru sürecini neredeyse şansa bırakıyor. Sisteme manuel olarak giriş yapan kullanıcılar, bu hız karşısında çoğu zaman işlem yapamadan ekran dışında kalıyor. Bu durum bazı kesimler tarafından teknik bir yarış olarak görülürken, bazı kullanıcılar bunun arkasında farklı yöntemlerin olabileceğini düşünüyor. Özellikle aynı anda çok sayıda işlemin yapılabilmesi, sistemin kontrol mekanizmalarına dair soru işaretlerini büyütüyor.
Bekleyenler artıyor, planlar erteleniyor
Randevu sorunu yalnızca sistem içinde kalmıyor, günlük hayatı doğrudan etkiliyor. Eğitim için yurt dışına gitmeyi planlayan öğrenciler tarihlerle yarışırken, iş insanları planladıkları görüşmeleri iptal etmek zorunda kalıyor. Turistik seyahatler ise çoğu zaman başlamadan sona eriyor. Uçak bileti ve konaklama rezervasyonları iptal edilirken, süreç maddi kayıpları da beraberinde getiriyor. Tüm bu tablo, vize randevusu meselesinin bireysel bir sorun olmaktan çıkıp daha geniş bir etki alanına yayıldığını gösteriyor.
Sisteme güven neden zedeleniyor
Artan şikayetler sadece sayısal bir yükseliş değil, aynı zamanda güven kaybının da işareti olarak görülüyor. Kullanıcılar, erişemedikleri bir sistemin dışında farklı yollarla çözüm bulunabildiğini iddia ettikçe, süreç daha fazla sorgulanıyor. Randevu bulunamaması tek başına bir sorun olarak görülmezken, aynı anda farklı sonuçların ortaya çıkması tartışmayı derinleştiriyor. Bu da vize başvuru sistemlerinin daha şeffaf, izlenebilir ve eşit erişilebilir olması gerektiği yönündeki beklentiyi güçlendiriyor.