Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce Anı Tur'un sahibi Veli Çilsal ve eşi hakkında "yakalama emri" çıkarıldığı yönündeki haberleri yalanlayan Veli Çilsal, söz konusu davanın 11 yıl önce kendi lehine biten bir dava olduğunu söyledi.
Bu haberin maksatlı olarak yapıldığını söyleyen Veli Çilsel,tekzip için hukuksal süreci başlattığını açıkladı.
Konuyla ilgili Anı Tur'dan yapılan yazılı açıklamada ise şunlar söylendi:
Hakkımızda bir medya kuruluşu aracılığı ile ortaya atılan, gerçek dışı hileli iflas ve dolandırıcılık iddialarının, bir takım sosyal paylaşım sitelerinde dolaşmaya başlaması üzerine, konu hakkında kamuoyunu aydınlatma ihtiyacı duyulmuştur.
Şöyle ki;
Anı Grup şirketinin hisseleri, bundan 11 yıl önce, 06/10/2006 tarihinde tarafımızdan satılmıştır.
Hisse satışından sonra, yeni hissedarlar tarafından yönetilen şirketin, ünvanı’nın değiştirildiği, başkaca ticari faaliyetlerde bulunulduğu ve bu şirketin, hisse satış tarihinden 4 yıl sonra 2010 yılında Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince iflasına karar verildiği ve iflas kararının 2012 yılında yani şirketi satışımızdan 6 yıl sonra kesinleştiği öğrenilmiştir.
Şahsıma karşı husumet besleyen bir kumarhane işletmecisinin avukatları tarafından bu iflas dosyası ile şahsım ve şirketlerim arasında bağlantı kurulma çabası ile iflas eden şirket ortaklarının yanı sıra hakkımızda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/15272 Soruşturma sayılı dosyası ile hileli iflastan dolayı suç duyurusunda bulunulmuş ise de iş bu şikayete ilişkin olarak Başsavcılık Makamı “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar vermiştir. Bu karara karşı şikayetçinin yapmış olduğu itirazlar da İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/898 sayılı kararı ile reddedilerek Savcılığın hakkımızda vermiş olduğu takipsizlik kararı kesinleşmiştir.
Hileli iflas iddiasıyla suç duyurusu sonuçsuz kalınca aynı kişiler tarafından bu kez hakkımızda İstanbul Anadolu Başsavcılığının 2013/152711 Soruşturma dosyası ile “Seyahat Acentesi Belgesi Olmadan faaliyette bulunma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarında bulunulmuştur. Bu suçlamanın da hileli iflas suçlaması gibi gerçeğe aykırı olduğu kısa sürede anlaşılmış ve 04/06/2014 tarihinde bu suçlamalara istinaden de “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verilmiştir. Bu savcılık kararına karşıda şikayetçiler tarafından itiraz edilmiş ise de itirazı inceleyen İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2014/869 sayılı dosyasından verilen karar ile bu suçlamalara ilişkin olarak da hakkımızdaki takipsizlik kararı kesinleşmiştir.
Her türlü şikâyetleri, Yüce Yargı makamları tarafından reddedilmesi üzerine aynı kişilerce, tarafı olmadığım hiçbir ilgi ve alakamın bulunmadığı bir dosyadaki rapor dayanak gösterilerek hakkımda yeniden şikâyette bulunulmuş ve bu şikâyet dilekçesinde adres bilgilerim kasıtlı olarak yanlış gösterilerek tarafıma tebligat ulaşması engellenmiş ve hakkımda ifade vermek için zorla getirme kararı çıkarılmıştır. Konuya ilişkin bilgilendirilmem üzerine derhal ifade verme işlemi tarafımdan yerine getirilmiş ve zorla getirilme kararı ortadan kaldırılmış olmasına rağmen kötü niyetli bu kişiler tarafından yalan yanlış bilgiler basına servis edilmiştir.
Her ne kadar bahse konu içerikte bazı otellerin alacaklarını alamadığı ve Nimet Demirağ’ın uyruksuz (vatansız) olduğuna yer verilmiş ise de hiçbir otele borcumuz yoktur ve Nimet Demirağ’da Türk vatandaşıdır. Bu iddialar da diğer iddialar gibi çirkin iftiralardan ibarettir.
Hisseleri devir tarihimizden tam 11 yıl sonra, aynı kumarhane işletmecisinin avukatları marifetiyle, sürekli yeni iftiralar ile suç duyurularında bulunulması ve her defasında Yüce Yargı makamları tarafından taleplerinin reddedilmesi ve yargı yolu ile elde etmek istedikleri sonuca ulaşamayacaklarını anlamaları üzerine, gerçek dışı iftiralar ile kin ve öfke kusmaya devam edenler hakkında Türk Adaleti nezdinde hesap sorulacağını, her türlü hukuki ve cezai yollara müracaat edileceğini kamuoyunun bilgi ve takdirlerine sunarız.