İMEAK Deniz Ticaret Odası Marmaris Şubesi Başkanı Halil Bağlı, Göcek koylarında uygulamaya alınan mapa-şamandıra sistemine ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, düzenlemenin deniz turizmi ve yabancı ziyaretçi trafiği üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini söyledi.

Bağlı, Marmaris Manşet+1 programında yaptığı açıklamalarda sistemin yalnızca bölgesel bir uygulama olmadığını, Türkiye turizmini doğrudan etkileyebilecek bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Programda turizmci ve siyasetçi Ercan Güneştutar da yer alırken, Göcek’te hayata geçirilen sistemin kapsamı, teknik detayları ve geçmiş proje değişiklikleri de gündeme geldi.
“Bu sistem ülke ekonomisini etkileyebilir”
Halil Bağlı, Göcek koylarında devreye alınan şamandıra sisteminin sadece tekne trafiğini değil, turist kararlarını da değiştirebileceğini belirtti. Bağlı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sadece bizi değil, bana göre ülke ekonomisini etkileyecek. Yurt dışından ülkemizi ziyarete gelmeyi planlayan birçok ziyaretçi gelmeyecek.”
Bağlı, özellikle tekne turizmiyle gelen yabancı misafirlerin özgür rota kullanma alışkanlığının bu sistemle birlikte sınırlanacağını savundu. Bu durumun Türkiye’nin tercih edilme oranını düşürebileceğini dile getirdi.

“Rezervasyonsuz koy dönemi bitiyor”
Sistemin deniz turizmi yapısını kökten değiştirdiğini vurgulayan Bağlı, serbest demirleme döneminin sona erebileceğini söyledi. Bağlı açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Şu anda bir özel tekneniz varsa ya da tekne kiraladıysanız istediğiniz koya gidip demirleyebiliyorsunuz. Ama bu sistemde rezervasyonsuz bir yere gidemeyeceksiniz. Beğenmediğiniz koydan başka koya geçemeyeceksiniz. Böyle bir düzenin olduğu yere bir uzak yol kaptanı olarak soruyorum; gitmek ister miydiniz?”
Bu sözler programda dikkat çekerken, uygulamanın özellikle yabancı yat turistleri açısından nasıl bir etki yaratacağı tartışma konusu oldu.

Göcek mapa-şamandıra sistemi nasıl başladı?
Göcek-Fethiye hattında 2024 yılında 805 kilometrekarelik alan pilot bölge ilan edilerek mapa-şamandıra projesi hayata geçirildi. Sistem, deniz çayırları olarak bilinen Posidonia türlerinin korunması ve kontrolsüz demirlemenin önüne geçilmesi amacıyla geliştirilmişti.
Resmi değerlendirmelere göre Göcek Körfezi, yoğun tekne trafiği nedeniyle ekosistem baskısı altında bulunuyor. Bu nedenle şamandıra sistemiyle deniz tabanındaki tahribatın azaltılması hedeflenmişti. Ancak sahadaki uygulamalar, zaman içinde kapasite planlaması ve teknik yöntemler nedeniyle yeni tartışmalar doğurdu.
“Şamandıraların çoğu Posidonia olmayan alanlarda”
Halil Bağlı, sistemin çevresel gerekçeleri ile sahadaki uygulamalar arasında uyumsuzluk olduğunu savundu. Bağlı, şu ifadeleri kullandı: “Bu sistem ilk başta deniz çayırlarını korumak için başlatıldı. Ama atılan 870–880 şamandıranın sadece yüzde 10’unda Posidonia çayırı var. Geri kalan alanlar çamur ve mil.”
Bu açıklama, sistemin çevresel hedefleri konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

Beton tonoz ve teknik eleştiriler
Bağlı, sistemde kullanılan beton bloklara da dikkat çekerek teknik riskler bulunduğunu ileri sürdü. Deniz tabanına yerleştirilen yapıların kayma riski taşıyabileceğini ve uzun vadeli dayanıklılık konusunda soru işaretleri olduğunu ifade etti. Ayrıca uygulamada kullanılan malzemelerin deniz koşullarına uygunluğu ve bağlantı sistemleri de sektör içinde tartışılan başlıklar arasında yer aldı.

Göcek’in uluslararası turizmdeki yeri
Göcek koyları, dünya yat turizmi açısından Türkiye’nin en önemli destinasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Bölge, her yıl binlerce yabancı teknenin uğrak noktası olurken, özellikle yaz sezonunda yoğun bir deniz trafiğine sahne oluyor.
Bağlı, “Türkiye’ye deniz yoluyla gelen her teknecinin görmek istediği yer Göcek’tir. Bu sadece yerli değil, yabancı turistlerin de en çok talep ettiği rotalardan biridir” dedi.
Hukuki çelişki tartışması
Mapa ve şamandıra sistemine ilişkin mevzuatta netlik olmadığını belirten Bağlı, uygulamanın yasal çerçevesinin eksik olduğunu ifade etti. Bağlı, “Mapa veya şamandırayı yapan sistem başka yere bağlanılamayacağını söylüyor ama teknelerin başka yere bağlanamayacağına dair açık bir yönetmelik yok. Burada ciddi bir çelişki var” diye konuştu.
Eski proje ve arka plan
2024 yılında başlatılan Göcek deniz koruma projesi kapsamında bölge pilot alan ilan edilmiş, amaç deniz ekosistemini korumak ve kontrolsüz demirlemeyi azaltmak olarak açıklanmıştı. Daha önce hazırlanan projelerde tonoz sayıları, marina planları ve alarga bölgeleri gibi birçok detay zaman içinde revize edilmişti.
Sektör temsilcileri ise sistemin hem çevre koruma hem de turizm özgürlüğü arasında hassas bir denge gerektirdiğini vurguluyor.