Türkiye’de turizm sektörü bu yıl sezona savaşın gölgesinde başladı.
İran ile İsrail arasında yükselen gerilim, enerji fiyatlarındaki artış ve Avrupa’daki ekonomik baskılar nedeniyle özellikle yabancı turist rezervasyonlarında ciddi yavaşlama yaşandı. Yaz aylarının başında birçok turizmci “zor sezon” uyarısı yaparken, son haftalarda sahil kentlerinde oluşan hareketlilik dikkat çekmeye başladı.
Dokuz günlük Kurban Bayramı tatiliyle birlikte Antalya, Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Çeşme gibi turizm merkezlerinde yoğunluk artarken, sektör şimdi gözünü sezonun ikinci yarısına çevirdi.
Savaşın ilk etkisi rezervasyonları durdurdu
28 Şubat’ta başlayan İran merkezli gerilim, Türkiye turizmini doğrudan etkileyen başlıkların başında geldi. Türkiye savaşın tarafı olmamasına rağmen coğrafi yakınlık nedeniyle özellikle Avrupalı turistler bölgeye mesafeli yaklaşmaya başladı.
Turizm sektörüne göre savaşın ilk döneminde birçok turist rotasını İspanya, Yunanistan ve İtalya gibi alternatif ülkelere çevirdi. Enerji maliyetlerindeki artış ve Avrupa ekonomisindeki baskı da tatil harcamalarını doğrudan etkiledi. DW Türkçe’ye konuşan Akdeniz Turistik Oteller ve İşletmeler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, 1 Ocak-25 Mayıs döneminde turizmde geçen yıla göre yaklaşık yüzde 8 kayıp yaşandığını söyledi. Kavaloğlu, savaşın Avrupa ekonomisini de etkilediğini ve bunun turist sayısına olumsuz yansıdığını ifade etti.

Bayram tatili sektöre nefes aldırdı
Sektördeki durgun hava, Kurban Bayramı tatiliyle birlikte değişmeye başladı. Özellikle Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’ye yönelmesi ve yerli turist hareketliliği, sahil kentlerinde otellerin yeniden dolmasını sağladı. Kaan Kavaloğlu, Antalya’daki birçok tesiste doluluk oranlarının yüzde 100 seviyesine yaklaştığını belirterek, bayram tatilinin erken açıklanmasının sektöre ciddi katkı sunduğunu dile getirdi.
Turizmde yeni umut
Sektör temsilcileri şimdi en büyük beklentiyi Eylül ve Ekim aylarına bağlamış durumda. DW Türkçe’ye konuşan Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, ateşkes ortamının turizmdeki korku havasını yavaş yavaş dağıttığını söyledi.
İşler’e göre savaşın ilk döneminde Türkiye’den uzaklaşan yabancı turistler, İspanya gibi alternatif ülkelerde yükselen fiyatlar nedeniyle yeniden Türkiye’ye yönelmeye başladı. Son haftalarda yabancı rezervasyonlarda yeniden artış yaşandığını belirten İşler, “İnsanlar artık ilk dönemdeki kadar tedirgin değil. Havaların ısınmasıyla birlikte rezervasyon trafiği yeniden canlandı” değerlendirmesinde bulundu. Turizm sektöründe özellikle Eylül ve Ekim aylarının kritik öneme sahip olduğu belirtilirken, olası bir barış ortamının sezonu sonbaharın sonuna kadar uzatabileceği konuşuluyor.

68 milyar dolarlık hedef tartışılıyor
Hükümeti 2026 yılı için turizm gelirinde 68 milyar dolar hedef açıklasa da, sektör temsilcileri mevcut tabloyla bu rakamın zor göründüğünü düşünüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Nisan 2026’da Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,44 düşüş gösterdi. Ocak-Nisan döneminde toplam yabancı ziyaretçi sayısı ise yüzde 2,08 gerileyerek 10 milyon 369 bin seviyesine indi.
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 51,7 milyon ziyaretçiyle dünyanın en fazla turist ağırlayan ülkeleri arasında yer aldı. Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkeler ise Rusya, Almanya ve Birleşik Krallık oldu.
Bakanlıktan destek adımları
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savaş sonrası turizm sektörünü desteklemek amacıyla yeni ekonomik adımlar attıklarını açıklamıştı.Şimşek, sektör için 60 milyar liralık kredi garanti desteği sağlandığını belirtirken, konaklama vergisinin de yüzde 2’den yüzde 1’e düşürüldüğünü söylemişti. Ayrıca hükümetin turizmi yalnızca yaz aylarına değil, yılın 12 ayına yaymayı hedeflediğini vurguladı.
Sektör temsilcileri ise tüm gözlerin artık sonbahar dönemine çevrildiğini belirterek, Eylül ve Ekim aylarında yaşanacak olası rezervasyon artışının sezonun kaderini belirleyeceğini ifade ediyor.