Kartalkaya Mevkiinde Bulunan Bir Otelde Meydana Gelen Yangın Faciasını Araştırma Komisyonu 12. toplantısını yaptı.
Selami Altınok başkanlığında gerçekleşen toplantıda komisyon üyeleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile Tüm İtfaiyeciler Birliği Derneği'nin yetkililerini dinledi.
Erdoğan: “İtfaiye hizmetlerinin kurulması ve yürütülmesi sorumluluğu yönetimlere aittir”
Türkiye itfaiye teşkilatının yapısından, Konya İtfaiye Teşkilatı’nın faaliyetlerinden bahseden Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanı Latif Erdoğan, “İtfaiye hizmetleri ülkemizin yerel yönetim esaslarına uygun olarak merkezi olmayan bir yapı içerisinde organize edilmektedir. İtfaiye hizmetlerinin kurulması ve yürütülmesi sorumluluğu tamamen yerel yönetimlere aittir. Bu doğrultuda, itfaiye teşkilatları belediye meclislerinin kararıyla kurulmakta ve doğrudan belediyeler tarafından yönetilmektedir. Birimlerin kurulmasında beldenin nüfusu, fiziki ve coğrafi yapısı, yangın ve diğer afetlere hassasiyeti ile gelişme potansiyeli dikkate alınır. Teşkilatlar yangın söndürme, her türlü arama kurtarma operasyonları ve yangın öncesi risk azaltma gibi birçok alanda görev üstlenmektedir.
Büyükşehir belediyeleri 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 6360 sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasası kapsamında merkez ve çevre ilçeleri kapsayacak şekilde itfaiye hizmetlerini planlamak ve uygulamakla yükümlüdür. İl ve ilçe belediyeleri ise 5393 sayılı Belediye Kanunu'na tabi olarak kendi il sınırları içinde itfaiye teşkilatını kurmakla görevlidir” dedi.
Çeri: “Bize hata payı bırakmayacak uygulamalar istiyoruz”
Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Daire Başkanı Ali Levent Çeri ise sunumunda, itfaiyelerin 81 ildeki farklı uygulamalar nedeniyle yetki karmaşası yaşadığına dikkat çekerek, Binaların Yangından Korunma Yönetmeliği’nde açık olmayan konular olduğunu belirtti.
Konuyla ilgili yaşadıkları sıkıntıları ifade eden Çeri, “Müracaat standardı da yok. Yani vatandaş şöyle müracaat ederse şu yönden alın, şu ‘checklist’i götürün, şu kadar kapasiteyse şu kadar şunları isteyin, şu kadar izin verin ya da vermeyin, üst kuruluşa aynı gün mesai saatinde bildirin. Bunların hiçbirinin tarifi olmadığı için 81 il itfaiyeleri bu konuda muvazaa yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Bu konuyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yazı yazdıklarını da aktaran Çeri konuşmasında, "Bizim en büyük isteğimiz, yönetmelikler ve uygulanması istenen her şey net, tarifli, tablolu, yorumu çok az olacak şekilde olması. Bazı şeylerde yorum yapabiliriz ama bunların net olması gerekiyor. Çünkü yaptığımız iş insan hayatını doğrudan ilgilendiriyor. Bize hata payı bırakmayacak uygulamalar ve düzenlemeler istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bal: “6,5 metre yüksekliğine takılmadan duman dedektörü koyulmalı”
İtfaiye araçlarında, coğrafi bilgi sistemi tabanlı araç takip sisteminin kullanılmasını öneren Tüm İtfaiyeciler Birliği Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Bal, "İtfaiye teşkilatı konusunda bir üst yapılanmanın, İtfaiye Genel Müdürlüğünün kurulması ve Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. İtfaiye Eğitim Akademisi de kurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Yangın denetimleriyle ilgili süre periyodlarına da değinen Bal, “Konaklama tesisleri üzerinden değerlendirsek, Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği'nde iş yeri denetimiyle ilgili bir süre periyodu koyulmamış durumdadır, yani yılda bir mi yapılması gerektiği, altı ayda bir yapılması gerektiği belli değildir. Konaklama tesislerinde 6,5 metre yükseklikteki binaların haricinde; 6,5 metrenin aşağısındaki binalarda duman dedektörü koyma zorunluluğu bulunmamaktadır. Biz bütün yapılarda -konut dahil- tüm iş yerlerinde 6,5 metre yüksekliğine takılmadan duman dedektörünün koyulması gerektiğini, can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından oldukça değerli buluyoruz, bu anlamda da mevzuatta değişiklik yapılması gerekmektedir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.