Ülkelerin turizmdeki büyümesinde sadece turistik potansiyel yeterli olmuyor. Ekonominin gidişatından tutun da diğer ülkelerle olan siyasi ilişkilere kadar birçok parametre turizmdeki rakamları etkiliyor.
Dünya Turizm Örgütünün verilerine göre 2025 yılı küresel turizm hareketleri 2024'e göre % 4 artarak 1,52 milyar kapasiteye ulaşmıştır.
Yaklaşık 64 milyon ziyaretçi ile tarihi rekorlar kıran Türkiye’nin 2024 yılına göre büyüme oranının %2,7’ye yükseltmesine rağmen dünya ortalamasının altında kalmıştır.
Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) verilerine göre Rus turistlerin yurtdışına yaptığı çıkışlar 2025 yılında yüzde 16’nın üzerinde artarak yaklaşık 20,2 milyon kişiye ulaşmıştır.
Türkiye’nin ana pazarı konumundaki Rusya’dan gelen ziyaretçi sayısı 6,94 milyona yükselerek bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 3,4 büyümüştür.
Bu rakamlara yoğun ambargoya maruz kalan Rus vatandaşlarının başka ülkelere gitmek için Türkiye üzerinden yaptığı transit geçişler de dahildir.
Antalya’daki yazlığında tatil yapanlarla sürekli ikamet izniyle yaşayanların giriş ve çıkışları da cabası.
Rusya’daki %16’lık büyümeden Türkiye’nin aldığı payın yüzde 3’lerde kalmasının üzerinde düşünülmesi gerekiyor.
Türkiye’nin ikinci ana pazarı konumundaki Almanya’da da durum çok farklı değildir.
Almanya’nın 2025 yılı paket tur pazarı %9,3'lük büyürken ülkemize gelen Alman ziyaretçi sayısı % 3,5’lük bir artışta kalmıştır.
*
Rakamlardan anlaşılacağı üzere Türkiye’nin turizmdeki büyüme oranları hem dünya ortalamasının hem de hedef pazarların oranlarının gerisinde kalıyor.
Bu oranlar önceki yıllarda hep dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşiyordu. Belli ki birtakım şeyler ters gidiyor.
Halihazırda sektörün baş etmek zorunda kaldığı birçok problem varken, savaşları bahane etmek sadece mevcut sorunları gölgeler.
Eğer sorun sadece savaş olsaydı, savaştaki Rusya’nın turizm hareketlerinde %16’lık artış olmazdı.
Mısır’ın 2025’te Rus pazarında yakaladığı yüzde 35’lik artış, BAE’nin yüzde 23, Vietnam’ın yüzde 200, Tayland’ın da yüzde 11,7 büyümesi nasıl izah edilebilir?
2026 erken rezervasyon satışlarında sektörün eski performansından uzak kalması da izaha muhtaçtır. Üstelik bu zorlanmalar İran savaşından önce başlamıştı.
Demek ki savaşların yarattığından daha farklı sorunlar var!
*
Turizmdeki büyümenin sürdürülebilir olması için turistik potansiyelin diğer birçok farklı parametre ile şekillenmesi gerekiyor.
Burada ülkenin ekonomik durumu ve diğer ülkelerle olan siyasi ilişkiler gibi iki önemli konu başlığı öne çıkıyor.
Ülkelerin birbiriyle olan iyi ilişkileri, ekonomik, siyasi, kültürel birçok iş birliğini de beraberinde getiriyor.
Dostane ilişkilerin yarattığı güven ortamı turistlerin ilgili ülkeyi seyahat planları arasına almasını kolaylaştırarak turizmdeki hareketliliği doğrudan etkiliyor.
Hal böyle olunca Atlantik ve Avrasya gibi iki kutuplu dünya siyasi sahnesinde Türkiye’nin siyası tavrı turizm sektörü içinde de önemli hale geliyor.
Anlaşılan o ki, Türkiye’nin bugünlerde Atlantik lehine gözüken tavrı, Avrasya tarafında duran Rusya pazarını etkiliyor.
*
Rusya ile daha iyi ilişkiler kurduğumuz yıllar oldu, o günlerin TV’lerinde, yazılı basınında, sokakta veya siyasi kulislerinde Türkiye algısı bambaşkaydı.
Hükümetler arası dostane ilişkiler Türkiye’ye yönelik turistik hareketliliklere de yansıyordu.
Geçmişteki renkli ve heyecanlı görüntüler bugünlerde biraz daha griye doğru evrilmiş gibi duruyor.
Destinasyon yakınlığı, her şey dahil alternatifsizliği, Türk misafirperverliği gibi avantajlar sayesinde pazardaki büyüme ancak bu kadar gerçekleşebiliyor.
Öte yandan her ne kadar Atlantikçi bir tavır sergilense bile ülke genelindeki muhaliflerin, gazetecilerin ve belediye başkanlarının tutuklanması Avrupalı gezginler için sıradan bir adli vaka olarak görülmüyor.
Aksine, Türkiye’ye olan bakış açısını olumsuz etkiliyor, ülkedeki özgürlük haklarını sorgular hale getiriyor.
*
Enflasyon, maliyet artışları ve döviz kuru arasındaki dengesizlikler turizm işletmeleri üzerinde ciddi maliyet baskısını yaratıyor. TUIK verileriyle hazırlanmış aşağıdaki tablo bunu çok iyi özetliyor.
|
|
Enflasyon Oranı
|
Maliyet
Artışı
|
Kur
Artışı
|
Maliyet
Kur farkı
|
|
| |
|
Nisan 2025
|
% 37,86
|
% 45,54
|
% 17,80
|
% 27,70
|
|
|
Nisan 2026
|
% 32,37
|
% 65,38
|
% 17,40
|
% 47,90
|
|
Aşağıdaki diğer tablo ise pandemiden beri turizm sektöründe maliyetlerin nasıl arttığını ortaya koyuyor. Bu tablo Antalya’daki 5 yıldızlı bir otelden alınan gerçek verilere dayanmaktadır.
| |
2019
|
2026
|
Artış oranı
|
|
Ürünler
|
Birim
Fiyat TL
|
Birim
Fiyat TL
|
|
Kg / Litre
|
|
Kırmızı Et
|
32,86
|
836,00
|
% 2.444,13
|
|
Beyaz Et
|
13,94
|
130,00
|
% 832,57
|
|
Şeker
|
3,08
|
37,00
|
% 1.101,30
|
|
Rakı
|
0,95
|
10,71
|
% 1.027,37
|
|
Şarap Litre
|
12,96
|
124,41
|
% 859,95
|
|
Bira
|
12,93
|
131,87
|
% 919,88
|
|
0,5 Ltr. Su
|
0,31
|
3,00
|
% 867,74
|
|
Postmix
|
11,78
|
294,00
|
% 2.395,76
|
|
Elektrik Gideri
|
0,52
|
3,63
|
% 598,08
|
|
Su Gideri m³
|
6,1
|
175,00
|
% 2.768,85
|
|
LNG Doğal gaz
|
3,26
|
41,80
|
% 1.182,21
|
|
Euro Kur / TL ortalama
|
6,4796
|
53,0000
|
% 717,95
|
Buradaki veriler, son altı yıldaki fahiş maliyet artışlarını gözler önüne seriyor. Bu artışlar ne enflasyon oranıyla ne de döviz kurlarındaki artışla izah edilemiyor.
*
2022’den beri süre gelen ekonomik politikaların turizm sektörüne yönelik yansımaları artık derinden hissediliyor ve sektörü finansal açıdan yıpratıyor.
Sonuç itibariyle, artan maliyetler sadece tatil paketlerine yansımıyor sokaktaki fiyatlara da fazlasıyla yansıyor. Bu durum Rus ve Avrupalı turistler tarafından da yakından takip ediliyor.
Alman Seyahat Birliği (DRV) Başkanı, Türkiye’de yükselen fiyatların Alman tatilcilerde "fren" etkisi yarattığını söylüyor.
Türkiye artık her yönüyle pahalı ülke olarak anılıyor.
Hal böyle olunca Türkiye, uygun fiyatla tatil yapmak isteyenler için öncelikli seçeneklerden biri olmaktan çıkıyor.
Bütün bunların böyle olacağını daha önce öngörmüştük. Yazılarımızı takip edenler hatırlayacaktır, doğuracağı sonuçları da 2024 yılında detaylıca yazmıştık.
Özetle, Türkiye’nin bir an önce ideal hukuk devleti anlayışına geri dönmesi gerekiyor.
Sektördeki krizin daha da derinleşmemesi açısından bu çok önemli!