Haberler

CHP’li Karaoba: Grand Sami Hotel vakası sonrası otellere ek acil denetim talimatı verildi mi?

CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Grand Sami Hotel vakası ve sonrası yaşananlarla ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a sunduğu 9 maddelik soru önergesinde, turizmde güvenlik, hijyen ve kriz yönetimi eksikliklerini, denetim kapasitesindeki yetersizlikleri ve şeffaf bilgi akışının önemini gündeme taşıdı.

CHP’li Karaoba: Grand Sami Hotel vakası sonrası otellere ek acil denetim talimatı verildi mi?

Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi ve CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba TBMM’ye sunduğu soru önergesinde, turizm kentlerindeki konaklama tesislerinin güvenliği, hijyeni ve kriz yönetimi eksikliklerinin altını çizdi. 

Grand Sami Hotel vakası ve sektördeki eksiklikler

Önergede, Grand Sami Hotel’de Hollandalı iki kardeşin yaşamını yitirmesi ve sonrasında yaşananların, sektördeki denetim kapasitesindeki eksiklikleri, kalifiye personel kaybını, sermaye odaklı yatırımların yol açtığı haksız rekabeti ve dijital denetim sistemlerindeki yetersizlikleri ortaya koyduğu vurgulandı. Karaoba, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un cevaplamasını talep ettiği sorular aracılığıyla, turizmde güven ve sürdürülebilirliğin sağlanması için kamuoyuna şeffaf bilgi akışı ile etkin yaptırım mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a sunduğu önergesinde şunları kaydetti:

“Turizm kentlerinde konaklama tesislerinin güvenliği, hijyeni ve kriz yönetimi, ülkemizin imajı ve turist güvenliği açısından kritik önemdedir. Grand Sami Hotel vakası ve akabindeki gelişmeler, konaklama tesislerinin belgelendirme, sınıflandırma ve denetimi ilişkin süreçlerinde kamuoyunun şeffaf bilgiye erişim ihtiyacını göstermiştir. Basına yansıyan bilgiler, Ağustos 2025'teki ölüm vakasında numunelerin Adli Tıp’a gönderildiğini, Kasım 2025'teki vakada ise aynı otelde kalan iki kişinin daha hastaneye başvurduğunu ve denetim/ilaçlama işlemleri yapıldığını göstermektedir. Ancak nihai rapor ve yaptırımlar konusunda kamuoyuna açık, bütünlüklü bir açıklama bulunmamaktadır.”

Ali Karaoba önergesinde turizmin yalnızca döviz geliri değil; güven, itibar ve standart demek olduğunu ifade ederek, “Ne var ki, son yıllarda Bakanlığın denetim fonksiyonunda ortaya çıkan zafiyetler, turizm politikalarının sermaye odaklı genişleme anlayışına teslim edildiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, kısa vadede doluluk ve gelir rakamlarına odaklanırken, orta-uzun vadede ülkemizin marka değerini, turist güvenliğini ve sürdürülebilirliği zedelemektedir” dedi.

Denetim kapasitesi ve şikayet-yaptırım döngüsü

Önergede denetim kapasitesine de dikkat çeken Karaoba şikayet-denetim-yaptırım döngüsünün yetersizliğini vurguladı:

“Birincisi; denetim kapasitesi nitelik ve nicelik bakımından aşınmıştır. Mevsimsel yoğunluk dönemlerinde risk temelli planlama yerine ‘evrak ve prosedür’ denetimleri öne çıkmakta; yerinde çapraz ve habersiz kontroller yeterince yapılamamaktadır. Konaklama tesislerinde gıda güvenliği, kimyasal/ilaçlama uygulamaları, havalandırma-su sistemleri, iş sağlığı ve güvenliği, acil durum hazırlığı gibi alanlarda çok kurumlu koordinasyon, (Kültür ve Turizm, Sağlık, Tarım, Çevre, AFAD, belediyeler) kupuktur. Şikâyet-denetim-yaptırım döngüsü, veri paylaşımı yetersizliği ve geciken raporlamalar nedeniyle etkisiz bir kuzeye savrulmaktadır.”

Nitelikli insan kaybı ve sektöre etkisi

Karaoba, Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağının yurt dışına kaptırıldığını vurgulayarak, “Otelciliğin yiyecek, içecek yönetiminin, turizm güvenliği ve denetiminin uzmanları düşük ücret, güvencesizlik ve liyakat dışı atamalar nedeniyle tersine beyin güçü yaşamaktadır. Kalifiye denetçi/uzman kaybı; sahadaki rehberlik kapasitesini düşürmekte, yeni personelin mentorluk zinciri kırıldığı için kaliteyi aşağıya çekmektedir. Bu tablo, ‘hızlı büyüme’ uğruna nitelik kaybını kalıcılaştırmaktadır” dedi.

Sermaye odaklı yatırımlar ve gölge konaklama

Sermaye odaklı stratejilerin sektörde yarattığı olumsuz etkilerine de değinen Karaoba, “Büyük ölçekli yatırımlara verilen kolaylık ve esneklikler, küçük ve orta ölçekli tesisleri haksız rekabetle baş başa bırakırken, kısa dönem kiralama piyasası (gölge konaklama) denetim dışı kalmakta hem güvenlik kaybı hem vergi kaybı doğurmaktadır. Yaptırımların caydırıcılığı düşüktür, tekerrürde artan ceza, belge askıya alma/iptal ve şeffaf ilan mekanizmaları yeterince işletilmemektedir” dedi. “Yakalanırsam öderim” mantığının kurallara uyan işletmeler aleyhine negatif teşvik ürettiğini vurguladı.

Dijital denetim sistemindeki eksiklikler

Önergede dijital denetim sistemindeki eksiklikler de dile getirildi:

“Dijital denetim ekosistemi eksiktir. Gerçek zamanlı bildirim, risk puanlama, şikayet analitiği, numune/rapor takibi ve kamuya açık erken uyarı panoları olmadan sistem reaktif kalmakta, krizler ‘olduktan sonra yönetilen’ onaylara dönüşmektedir. Oysa modern destinasyonlar, tesislerin uzgunluk skorlarını kamuya açıklayarak güven inşa etmekte ve kötü aktörleri piyasadan ayıklamaktadır.”

Denetimsiz turizmin riskleri ve Türkiye’nin rekabet avantajı

Karaoba önergesini şu ifadelerle tamamladı:

“Sonuç olarak, büyüme odaklı ama denetimsiz bir turizm kısa vadeli geliri artırsa da itibar kaybı, hukuki risk, sağlık-güvenlik zaafı ve vergi kaybı üretir. Denetim; yatırımın düşmanı değil, markanın teminatıdır. Türkiye'nin rekabet avantajı ucuzlukta değil, güvende, standartta ve sürdürülebilirlikte inşa edilebilir.”

TBMM’ye sunulan sorular

1- Grand Sami Hotel'in turizm işletme belgesi ve/veya belediye izinleri hangi tarihlerde verilmiş, güncellenmiştir? Tesisin sınıfı ve kapasitesi nedir?

2- 2020-2025 döneminde söz konusu otele Bakanlığınız veya bağlı/ilgili kuruluşlarca yapılan turizm mevzuatı denetimleri kaçtır? Bu denetimlerde tespit edilen eksiklik ve yaptırımlar nelerdir?

3- Ağustos 2025 vakası sonrasında turizm tesisleri için ek acil denetim talimatı verilmiş midir? Verildiyse kapsamı ve sonuçları nelerdir?

4- Kasım 2025'teki ölüm olayının ardından turizm işletmelerine yönelik hijyen, gıda güvenliği, ilaçlama süreçlerinde Bakanlığınızın rehber/standart güncellemesi yapılmış mıdır? Sağlık ve Tarım Bakanlıkları ile ortak protokol çalışması var mıdır?

5- Grand Sami Hotel hakkında turizm işletme belgesinin askıya alınması veya iptali dahil bir idari işlem tesis edilmiş midir? Edildiyse tarih ve gerekçeleri nelerdir?

6- İstanbul'da 2020-2025 yıllarında konaklama tesislerinde gıda zehirlenmesi kimyasal şüphesiyle yürütülen soruşturmalar kaçtır? Kaçında tesis kaynaklı kusur saptanmıştır?

7- Turist güvenliği bakımından turizm sezonu boyunca riskli tesisleri kamuoyuna duyuran bir erken uyarı/şeffaf bilgi platformu kurulması planlanmakta mıdır?

8- Otellerde haşere-kemirgen mücadelesi, ilaçlama uygulamalarına ilişkin olarak turizm işletme belgesi sahiplerinin hangi eğitim-belgelendirme yükümlülükleri vardır? Bu yükümlülüklerin denetim sonuçları nedir?

9- Olayların ülke turizmine etkisi bağlamında bakanlığınız kriz iletişimi ve itibar yönetimi kapsamında hangi adımları atmıştır?

 

Yorumlar (0)