Türkiye turizm sektörü bir yandan büyüme hedeflerini konuşurken, diğer yandan yatırım süreçlerindeki tıkanıklıkları gündeme taşıyor. Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) öncülüğünde yapılan değerlendirmelerde, özellikle planlama, ruhsat ve onay süreçlerinin uzamasının yeni projeleri zorlaştırdığı ifade edildi.
Yatırımcılar, iki ila üç yıl içinde tamamlanması gereken projelerin beş ila altı yıla kadar uzayabildiğine dikkat çekiyor. Bu tablo, hem yerli hem de yabancı sermaye açısından temkinli bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. Sektör temsilcilerine göre Türkiye’nin turizmde ivme kaybetmemesi için yatırım süreçlerinin hızlandırılması artık ertelenemez bir başlık haline geldi.
Uzayan yatırım süreçleri yatırım iştahını zayıflatıyor
TTYD Başkanı Oya Narin, turizm yatırımlarında planlama ve inşaat aşamalarının olması gerekenden çok daha uzun sürdüğünü belirtti. Normal şartlarda iki ila üç yıl içinde tamamlanabilecek projelerin Türkiye’de çoğu zaman beş ya da altı yılı bulduğunu söyleyen Narin, bu gecikmenin yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini vurguladı.
Uzayan prosedürler nedeniyle yatırımcıların sıfırdan proje geliştirmek yerine mevcut projelere ortak olmayı ya da tamamlanmış tesisleri satın almayı tercih ettiğini aktaran Narin, “Yatırımların inişli çıkışlı yapısı bazen yatırımcıları caydırıyor. Sürece baştan dahil olmak yerine fon olarak girmeyi seçiyorlar” değerlendirmesinde bulundu. Bu eğilim, yeni ve nitelikli turizm yatırımlarının sayısında sınırlayıcı bir unsur olarak görülüyor.
Bölgesel farklılıklar ve yetki çakışmaları süreci uzatıyor
Turizm yatırım süreçlerinde bölgesel farklılıkların da belirgin olduğuna işaret ediliyor. Narin, Antalya’da yatırım süreçlerinin görece daha hızlı ilerlediğini, Ege Bölgesi’nde ise prosedürlerin daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Bu durumun yatırımcı açısından öngörülebilirliği azalttığı belirtiliyor.
Öte yandan imar düzenlemelerindeki belirsizlikler ve kurumlar arası yetki çakışmaları da eleştirilen başlıklar arasında. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, belediyeler ve doğal varlıkların korunmasından sorumlu kurumlar arasındaki görev alanlarının zaman zaman örtüşmesi, izin süreçlerinin uzamasına neden oluyor. Sektör temsilcileri, daha sade ve koordineli bir yapının yatırım süreçlerini önemli ölçüde hızlandırabileceği görüşünde.
Yeni turizm vizyonu ve 2027 sonrası hedefler
TTYD Başkanı Narin, Türkiye’nin turizmde yeni bir konumlandırmaya ihtiyaç duyduğunu da vurguladı. Önümüzdeki 10-15 yılı kapsayan güçlü bir turizm planının yatırımcı güvenini artıracağını belirten Narin, Suudi Arabistan, İspanya, Yunanistan ve Mısır gibi ülkelerin turizm sektörlerinde yeniden yapılanma sürecine girdiğini hatırlattı. Türkiye’nin de bu rekabette yerini sağlamlaştırması gerektiğini söyledi.
2027 ve 2028 sonrasına yönelik yeni bir yatırım ortamı oluşturma hedefini dile getiren Narin, bu dönemde uluslararası fonların ve markaların Türkiye’ye çekilmesinin amaçlandığını kaydetti. Sektörün beklentisi net: Daha hızlı, daha öngörülebilir ve yatırımcı dostu bir yapı. Turizm yatırımcıları, gerekli adımların atılması halinde Türkiye’nin küresel turizm rekabetinde konumunu daha da yukarı taşıyabileceği görüşünde birleşiyor.