Trabzon'un inanç turizmine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TGA Karadeniz Yönetim Kurulu Üyesi Metin İnan, Sümela Manastırı'ndaki ayin tarihinin değiştirilmesini doğru bulduklarını söyledi.
İnan, Vazelon Manastırı'nın da turizme kazandırılmasıyla kentin inanç turizmi rotasının daha da güçleneceğini ifade etti.

Vazelon için yeni hedef
Trabzon'un yalnızca Sümela Manastırı ile değil, diğer tarihi yapılarıyla da öne çıkabileceğini belirten TGA Karadeniz Yönetim Kurulu Üyesi Metin İnan, yaptığı açıklamada, "Sümela Manastırı, Trabzon'un dünya çapında tanınan en önemli kültürel ve inanç miraslarından biridir. Bu mirasın doğru yönetilmesi; doğa, tarih ve kültür turizmiyle birlikte inanç turizmini de güçlendirecek, şehrimizin uluslararası marka değerini ve turizm gelirlerini artıracaktır. Bu anlayışla, Trabzon Büyükşehir Belediyemizin yalnızca Sümela Manastırı değil, Vazelon Manastırı'nın korunması, restorasyonu ve turizme kazandırılması yönünde yürüttüğü çalışmalar da büyük önem taşımaktadır. Vazelon Manastırı'nın hak ettiği değere kavuşması, Trabzon'un inanç turizmi rotasını güçlendirecek ve bölgenin turizm çeşitliliğine önemli katkılar sunacaktır." dedi.
Ayin için tarih değişikliğine destek
15 Ağustos'un Trabzon'un fethini simgeleyen önemli bir tarih olduğuna işaret eden İnan, ayinin 23 Ağustos'a alınmasının tarihi hassasiyetleri gözeten doğru bir adım olduğunu söyledi.
İnan açıklamasında, "15 Ağustos, Trabzon'un fetih ruhunu ve tarihî kimliğini simgeleyen önemli bir gündür. Bu tarihin yalnızca Trabzon'un fethine yönelik etkinliklerle anılması, şehrimizin ortak hafızasına ve tarihine duyulan saygının bir gereğidir. Bu nedenle ayinin farklı bir tarihte gerçekleştirilmesi hem tarihî hassasiyetleri koruyacak hem de gereksiz tartışmaların önüne geçecektir." ifadelerini kullandı.
İnanç turizmine katkı vurgusu
Ayin tarihinin değiştirilmesini doğru bulduğunu belirten Metin İnan, 23 Ağustos'ta düzenlenecek organizasyona herhangi bir kısıtlama getirilmesini ise doğru bulmadıklarını dile getirdi.
İnan, "Karadeniz insanı, yüzyıllardır farklı kültürlere ve inançlara saygı duyan bir anlayışa sahip olmuştur. Bizler, ibadet özgürlüğünü ve kültürel mirasın korunmasını her zaman önemli görüyoruz. Bu nedenle 23 Ağustos'ta gerçekleştirilecek ayinin herhangi bir şekilde sınırlandırılmasını doğru bulmuyoruz. Aksine, bu organizasyonun Trabzon'un uluslararası tanıtımına ve inanç turizmine katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz." diye konuştu.
Tarih ve turizm birlikte korunmalı
Trabzon'un geleceğinin ortak bir anlayışla şekillenmesi gerektiğini belirten İnan, tarihi değerlerin korunması ile turizm vizyonunun birbirini tamamlayan iki unsur olduğuna dikkat çekti.
Metin İnan, "Bizim yaklaşımımız nettir: Trabzon'un tarihî değerleri korunmalı, fetih ruhuna gölge düşürülmemeli; bunun yanında farklı inançlara duyulan saygı çerçevesinde kültürel mirasımız da en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Tarihî hassasiyet ile turizm vizyonu birbirine rakip değil, doğru planlandığında birbirini güçlendiren iki önemli değerdir. Trabzon'un geleceği; tarihine sahip çıkan, kültürel mirasını koruyan, her inanca saygı gösteren ve turizm potansiyelini en güçlü şekilde değerlendiren ortak bir vizyonla inşa edilecektir." dedi.