Genişletilmiş BYK toplantısı adı altında, kimi eş dost ahbap ve seyahat acentelerinin yöneticilerini Çanakkale’de toplayan Başaran Ulusoy; ilginç, bir o kadar da şaşırtıcı açıklamalarda bulundu.
Truva atı şeklindeki pastayı keserek başladığı konuşmasının, tatlı ve ılımlı olması beklenirken; Ulusoy -eline aldığı bıçağın etkisiyle midir, pastanın kremasının şekerini yükseltmesinden midir bilinmez- kontrolünü kaybedip, yüzünü Avrupa'ya dönerek, "Allah sizin cezanızı versin" dedi.
Bu haykırışa, Çanakkale gezisi nimeti sahibi “şanslı seyahat acenteleri” de "Bravo başkan" diye alkış tuttu!
Öfkesi vizelereydi...
Sanırsınız, Avrupa Birliği geçen hafta bize vize koydu, TÜRSAB Başkanı da tepki verirken, duygularını dizginleyemiyor.
Yoksa Avrupa'nın bize vize uyguladığını yanındakiler 20 yıldır ondan gizliyor muydu?
İnsanın aklına türlü türlü şeyler geliyor...
Kızgın değil, tedirgin
Onu uzun yıllardır tanıyan ve takip eden biri olarak söylüyorum, aslında öfkesi Avrupa'ya değil, yaklaşan Genel Kurul'daki endişe verici tabloya.
Öfke de değil aslında, tedirginliğinin verdiği duygusal boşalmalar bunlar.
Bu açıklamasının öncesinde, salondaki toplantısında da acenteleri mesleki yeterlilik kurumu ve bu kurumun vereceği belgeler üzerinden tehdit etti!
Toplantıda hızını alamayıp, Karadenizli müteahhit refleksiyle, TÜRSAB Genel Merkez binasına, ilerde 3-4 kat daha çıkacağını anlattı. İmar projelerine meydan okuyarak...
TÜRSAB kurulları hakkında konuşurken de yeni bir şeyi daha fark etmiş olduk. Aziz Yıldırım’ın Samet’i varsa Başaran Ulusoy’un da Hikmet’i varmış! "Söyle bakalım Hikmet size hiç telkinde bulundum mu" diye sorarken denetim, disiplin ve diğer kurullara etki etmediğinin altını çizmiş oldu.
Bunca sıkıntılı halimize rağmen bizi güldüren Başaran Ulusoy’a minnettarız. Umarım 3 Aralık’a kadar her anı dolu dolu yaşarız seninle...
Sonrasında özler miyiz?
Sanmıyorum,
O kadar çok "gülünç anı" biriktirdi ki, dönüp maziye bakar,
yine güleriz...