İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde yaptığı konuşmada, teklifin milli parkların koruma amacını zedelediğini belirterek sert eleştirilerde bulundu.
Ergun, teklifin 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun ruhunu yok saydığını vurgulayarak, düzenlemenin “korunan alanların idaresi, tasarrufu ve kullanım amacını köklü biçimde değiştirmeyi” hedeflediğini söyledi.
“Koruma değil, rant anlayışı hâkim”
İYİ Partili Ergun, teklifte yer alan “kamu yararı” kavramının belirsizliğine dikkat çekerek, bu durumun ekolojik dengeyi bozacak uygulamaların önünü açabileceğini ifade etti.
Teklifin enerji, ulaşım ve altyapı projelerine “zaruret” gerekçesiyle izin verilmesini öngördüğünü hatırlatan Ergun, “Bu izinler özel şirketlerin lehine kullanılabilecek ve milli parklarımız ticari çıkar alanlarına dönüştürülebilecektir” dedi.
Ergun, söz konusu düzenlemelerin Anayasa’nın 56’ncı maddesinde güvence altına alınan çevre hakkını zedeleyeceğini ve devletin çevreyi koruma ödevini zayıflatacağını vurguladı.
“Planlama ilkesi ortadan kaldırılıyor”
Teklifte içme suyu temini gerekçesiyle yapılan tesislerde plan şartının kaldırılmasına da değinen Ergun, bunun “uzun devreli gelişme planı” ilkesini ortadan kaldırdığını söyledi.
“Planlama, koruma-kullanma dengesinin bilimsel temelidir” diyen Ergun, düzenlemenin yasalaşması halinde ‘önce yap, sonra plana uydur’ anlayışının yasallaşacağını belirtti.
Ergun, “Yasayla korunan alanlar plansız yapılaşma baskısı altına girecek. Genel Müdürlüğe verilen yetkiler aşırı geniş; hem izin veren, hem denetleyen, hem de işlettiren konumuna getirilmektedir” dedi.
“Yasama yetkisi yürütmeye devredilemez”
Prof. Dr. Ergun, teklifin izin ve işletme usullerinin yönetmelikle belirlenmesini öngören hükümlerinin yasama yetkisinin yürütmeye devri anlamına geldiğini ifade etti.
“Kanunla düzenlenmesi gereken konular idarenin keyfine bırakılmaktadır. Bu durum hukuki öngörülebilirliği tamamen ortadan kaldırır” diye konuştu.
“Doğayı korumak anayasal bir zorunluluktur”
Ergun, milli parkların yalnızca doğal güzellikler değil, milletin ortak mirası olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Ekonomik kazanç, çevresel kaybın gerekçesi olamaz. Doğayı korumak bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur. Korunan alanları ticarileştiren bu anlayışı reddediyoruz.”
İYİ Parti olarak söz konusu düzenlemeyi mevcut haliyle kabul edilemez bulduklarını belirten Ergun, 5’inci maddenin teklif metninden çıkarılmasını istedi.
“Milli Parklar rant değil, yaşam alanıdır”
Konuşmasını, “Bizim için doğanın korunması, her türlü siyasi anlayışın üzerindedir ve vatanseverliğimizin bir gereğidir” sözleriyle tamamlayan Ergun, İYİ Parti’nin teklife “ret” oyu verdiğini açıkladı.