Turizm sektöründeki yöneticiler, genel müdürler, CEO’lar her platformda 2016 yılında turizmde yaşanan kayıpların rakamsal boyutlarını, gelir kayıplarını dile getiriyor.
Peki sektör çalışanları ne durumda? Turizm sektörü emekçilerinin yaşadığı sıkıntılar neler ve bu sıkıntılar hangi boyutta? Sol Haber’den Cem Boz’un turist rehberi Nazlı Ece Demirbağ ile gerçekleştirdiği röportaj turizm sektöründe çalışanların yaşadığı sıkıntıları gözler önüne seriyor.
Cem Boz’un gerçekleştirdiği röportajın önemli kısımlarını sizlerle paylaşıyoruz:
Asıl kriz 2017’de
“Nazlı Ece Demirbağ turizm sektöründe yaşanan daralmadan nasibini çok sevdiği mesleğini terk edip mecburen başka sektöre geçerek alan bir profesyonel turist rehberi. Demirbağ son dönemde yaşanan olayların devamın geleceğini hatta 2016 yılında yaşanan sektör gerilemesinin asıl 2017’de kendini göstereceğini söylüyor.
Demirbağ’la turizm sektörünü ve söz konusu daralmanın en çok etkilediği turizm emekçilerinin durumunu konuştuk:
Rehberliği bıraktığınız süreçle başlarsak...
… Sektörde çalışan insanlar her patlamanın her siyasi olayın ardından ‘düzelir’ diyerek işlerine devam etti ama artık siyasi gerginliğin ve patlamaların ülkenin toplumsal yaşamında yer ettiğini anladıklarında iş yerlerini kapatmaya başladılar.
“Kriz bahane edildi sömürü katmerleşti”
Genellikle bunu yapan orta ölçekli işletmeler. Bu kapanma sürecinin ardından oradaki çalışanlar daha büyük otellere yönelmeye başladı. Bu da sömürünün katmerleşmesine neden oldu. Büyük işletmeler aslında bu kötü gidişten etkinlenmemesine rağmen ücretleri düşürme yoluna gittiler yani sektör içinde yaşanan bu krizi kendileri için sömürü kapısı haline getirdiler. Çalışanların düşük ücretlere tepki göstermesine ise yanıtları ‘sektörün durumu bu’ şeklinde.
Küçük işletmelerin kapanmasının ardından sektör içinde yer değiştirmenin götürüleri nedir?
Küçük sermayedarın altında çalışıp büyük ölçekli otele geçmek çok zor aslında. İşçinin bunu başarabildiğini varsayarsak eğer, ilk olarak karşılaştığı durum maaşının azalması büyük sermayedarın kazancının çok daha fazla olmasına rağmen…
“Gecelik bir milyon dolar alıp, işçilere 5 ay maaş vermediler”
G-20 zamanında Mardan Palace'ı Suudi Arabistan kralı gecelik bir milyon dolara kiraladı. Fakat Mardan Palace 5 ay boyunca işçilerine maaş vermedi. İşçiler buna karşı tepkilerini ortaya koyunca da toplu halde işten çıkarıldılar.
Doğuş Grubu’nun Rixos Oteli var mesela. Antalya’da bu otelin imarı sürdürülüyordu. En büyük eğlence parkı temalı ve sektörde kriz var denilirken bu otel şu an Antalya’da açıldı fahiş fiyatlardan oda kiralamayla. Arap turizmine yönelik hamlelerle ayakta kalmaya çalışıyorlar.
Rehberler açısından da durum farklı değil aslında birikimi olanlar bekleyelim düşüncesiyle ellerindeki değerleri paraya çevirerek sektörün düzelmesini umuyor.
Tabii bir de sığınmacı sorunu var. Bu sizi nasıl etkiledi?
İstanbul özelinde konuşursak burada ayakta kalmaya çalışan sığınmacılar Arap turizmine yönelimin ardından otellerde sigortasız karın tokluğuna denk gelecek ücretlerle çalıştırıyorlar. Burada temel sorun patronların hem otelinde çalışan bu işin eğitimini almış personeli işten çıkarmaları ve sığınmacıları iş güvencesiz, sigortasız ve çok düşük ücretlerle çalıştırmaları. Tabii bunu yapan oteller denetlemeden kaçmak için de sırtını AKP’li birilerine yaslıyor. Maliye gelip kontrol ettiğinde bu işletmeciler herhangi bir yaptırım almadan yollarına devam ediyorlar.
“Arapça bilen rehberler yerine Türkiye’de yaşayan sığınmacılar tercih ediliyor”
Acentelerin durumu da aynı. Tüm acenteler rehberlere “Şu an sektörün hali malum siz bizden çıkacağınız bir turun ücretini almayın ilerde sektör toparlayınca konuşuruz” gibi tekliflerle geliyor. Kendi bünyesinde sürekli tur yazdığı 30-40 rehber varsa buradan kazancı inanılmaz oluyor acentenin. Rehberin günlük taban yevmiyesi 326 TL olarak belirlenmiş. Rehberlerin sözleşme zorunluluğu var bu parayı aldığına dahil. Fakat bu uygulamada da rehbere sözleşmeyi imzalatıp 100-150 TL civarında tura çıkarıyorlar. İtiraz ettiğinizde ‘Ben nasıl olsa rehber bulurum. İşine geliyorsa’ cevabını alıyorsunuz. Bunu kabul etmeyen rehberler iş alamaz hale geldi. Sığınmacıların komik ücretlerle çalıştırılması rehberlik mesleğinde de kendini gösterdi. Arap turist sayısının artmasından sonra, Arapça bilen rehberler yerine Türkiye'de yaşayan sığınmacılar tercih edilmeye başlandı. Burada da temel sebep sığınmacıya verilen ücretlerin çok düşük olması.
2017'de turzim canlanacağına dair söylentiler var. Gerçeği yansıyor mu bunlar?
Şimdi herkes ‘düzelir’ diyerek sektörü ayakta tutmaya çalışıyor fakat gerçek böyle değil. Birincisi bahsettiğimiz bombalı saldırılar ve siyasi olaylar sonrası azalan turist sayısı tam rakamı yansıtmıyordu. Çünkü o tarihe kadar rezervasyon yaptırıp parasını geri alamayacağı için tatile gelen insan sayısı fazlaydı. Bu da sektörde az da olsa bir hareketlilik olduğunu gösteriyordu. Fakat 2017 verilerinde bunlar olmayacak, şu an Avrupa’dan gelecek turist sayısının bir önceki yıla göre yüzde 70-80 civarında azalacağı biliniyor. Buna karşı hükümet yetkilileri ‘Turizmde işler düzeliyor’ mesajı vermeye devam ediyor fakat onlar da krizin kapıda olduğunun bilincinde.
Röportajın tamamını okumak için tıklayınız.