Haberler

Bagaj aksaklıklarının faturası ağır: Havayolları milyarlar kaybetti

SITA'nın 2026 Bagaj BT Analizleri Raporu, bagaj aksaklıklarının azalmasına rağmen havayolu sektörüne 2025 yılında 6,3 milyar dolar maliyet oluşturduğunu ortaya koydu.

Bagaj aksaklıklarının faturası ağır: Havayolları milyarlar kaybetti

Havacılık sektöründe dijital dönüşüm, bagaj süreçlerinde önemli iyileşmeler sağlasa da aksayan bagajların havayollarına çıkardığı maliyet yüksek seviyesini koruyor.

SITA'nın yayımladığı 2026 Bagaj BT Analizleri Raporu'na göre, 2025 yılında bagaj aksaklıkları yüzde 23 azalırken sektörün bu alandaki maliyeti 6,3 milyar dolara ulaştı.

Yolcu sayısı arttı, bagaj aksaklıkları geriledi

Rapora göre, 2024 yılında 4,8 milyar olan küresel yolcu sayısı 2025'te 5 milyara yükseldi. Buna rağmen bagaj aksaklık oranı yüzde 23 düşerek bin yolcuda 4,9 seviyesine geriledi. Aksayan bagaj sayısı ise yüzde 19 azalışla 24 milyon olarak kayıtlara geçti. Böylece hem aksaklık oranı hem de aksayan bagaj sayısı pandemi öncesindeki seviyelerin altına indi.

Bir bagajın maliyeti 260 dolara çıktı

Raporda dikkat çeken bir diğer veri ise maliyetler oldu. Aksayan her bir bagajın havayolu şirketlerine ortalama maliyeti 260 dolar olarak hesaplandı. Uzun yıllardır kullanılan 150 dolarlık referans maliyet de böylece güncelliğini yitirdi.

Yolcu başına ortalama net kârın yalnızca 8 dolar olduğu dikkate alındığında, tek bir aksayan bagajın maliyeti 30'dan fazla yolcudan elde edilen kâra karşılık geliyor. Beş aksayan bagaj ise tek bir uçuşun toplam kârını ortadan kaldırabilecek seviyeye ulaşıyor.

Dijital dönüşüm sonuç vermeye başladı

Rapora göre, 2025 yılında elde edilen başarı tek bir teknolojiden değil, farklı sistemlerin entegre çalışmasından kaynaklandı. Gerçek zamanlı veri paylaşımı, yapay zekâ destekli yönlendirme sistemleri, biyometrik bagaj teslim noktaları ve yolcuların kullandığı bağlantılı cihazlar bagaj yönetiminde verimliliği artıran başlıca unsurlar arasında yer aldı.

2007 yılından bu yana aksayan bagaj oranının yaklaşık dörtte üç azalması da sektörün uzun vadede önemli bir ilerleme kaydettiğini ortaya koydu.

SITA: Bagaj yönetimi dijital hizmete dönüşüyor

SITA Bagaj Portföy Direktörü Nicole Hogg, bagaj yönetiminin artık yalnızca operasyonel bir süreç olmadığını belirterek, yolcuların bagajlarının konumunu anlık takip etmek istediğini ve bu sürecin bir parçası olmayı talep ettiğini söyledi.

Hogg, mevcut teknolojilerin tüm transfer noktalarına, hizmet sağlayıcılarına ve havalimanlarına yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek, daha fazla görünürlük ve yolculuğun her aşamasını birbirine bağlayan sistemlerin yolcu güvenini artıracağını ifade etti.

Yeni teknolojiler kayıp bagajı azaltıyor

Raporda yer alan uygulama örnekleri de teknolojinin etkisini ortaya koydu. Apple'ın Find My özelliğinin SITA WorldTracer® sistemiyle entegre edilmesi sayesinde ilk yıl içerisinde kayıp bagaj sayısı yüzde 90 azalırken, geciken bagajların yolculara ulaştırılma süresi de yüzde 26 kısaldı.

SITA'nın kısa süre önce Google'ın Find Hub konum paylaşımı özelliğini de WorldTracer® platformuna entegre ettiği belirtilirken, Thai Airways'in SITA Auto Reflight çözümü sayesinde dokuz havalimanında bagaj başına yaklaşık üç dakika süren işlemi bir saniyeye düşürdüğü aktarıldı.

Yapay zeka yatırımları hız kazanacak

SITA CEO'su David Lavorel, havalimanlarının fiziksel kapasite sınırlarına yaklaştığını belirterek çözümün her zaman yeni terminal yatırımları olmadığını söyledi.

Yapay zekâ yatırımları hız kazanıyor

Veri, yapay zekâ ve öngörüye dayalı operasyon yönetiminin mevcut altyapıdan daha yüksek verim alınmasını sağladığını ifade eden Lavorel, bagaj yönetimindeki başarının aynı yaklaşımın havalimanı operasyonlarının tamamına uygulanabileceğini gösterdiğini dile getirdi.

Rapora göre, havayolu şirketlerinin dörtte üçü önümüzdeki iki yıl içinde yapay zekâ yatırımı yapmayı planlıyor. Şirketlerin yarısı ise yolculara bagajlarının konumunu gerçek zamanlı olarak paylaşmayı hedefliyor. IATA'nın 753 sayılı kararı kapsamında geliştirilen bagaj takip uygulamalarının kullanım oranı yüzde 50'yi aşarken, bu standardın 2027 yılına kadar sektör genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Bagaj maliyetlerinde gecikmeler öne çıkıyor

Raporda ayrıca geciken bagajların toplam maliyetin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturduğu, bu maliyetin büyük bölümünün bagajın bulunması, yeniden yönlendirilmesi ve yolcuya ulaştırılması süreçlerinden kaynaklandığı belirtildi. Kayıp ve hasarlı bagajlarda ise maliyetin yüzde 70'e varan kısmını tazminat ödemeleri oluştururken, aktarma süreçleri yüzde 39 ile bagaj aksaklıklarının en önemli nedeni olmayı sürdürdü. Gelecek dönemde evde bagaj etiketleme, araçtan doğrudan teslim ve yolcudan bağımsız taşınabilecek yeni bagaj çözümlerinin öne çıkması bekleniyor.

Yorumlar (0)