Bolu’nun Kartalkaya bölgesindeki Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin de yaralandığı yangına ilişkin yeni bir iddianame hazırlandı. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar için mağdur ve müştekilerden bazıları uzlaşmayı kabul ederken, uzlaşmaya yanaşmayanlar için ise Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir iddianame düzenlendi. Dosya, birleştirme talebiyle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
İddianamede, isnat edilen eylemlerin uzlaşma kapsamında olduğu ve bu nedenle önce uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak bazı müştekiler uzlaşmaya gitmeyince kamu davası açıldığı bilgisine yer verildi. Bu kapsamda 13 sanık için, 42 müşteki ve 33 mağdur açısından olası kastla yaralama suçundan bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası talep edildi.
“Yangın sistemi işlevsizdi, kusur zinciri oluştu”
İddianamede, otel sahipleri ve şirket yönetim kurulu üyeleri Ahmet Demir, Elif Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu, Cemal Özer, Emine Murtezaoğlu Ergül, Emir Aras, Halit Ergül, İrfan Acar, Kadir Özdemir, Kenan Coşkun, Mehmet Salun, Sedat Gülener ve Zeki Yılmaz’ın cezalandırılması istendi.
İddianameye göre, “Otel yönetiminin işletme özen yükümlülüğünü gerçekleştirmediği” ve “Her koşulda yangın sisteminin gerekli şekilde işletilememesi sebebi ile otel yönetiminin ve sorumlu çalışanların sıralı şekilde sorumluluklarının bulunduğu, asli derecede kusurlu oldukları” vurgulandı. Ayrıca “Yangın sistemindeki görsel yönlendirmelerin işlevini yeteri kadar yapmamasının otel yönetiminin ihmallerinin olayın büyümesi ve sonuçlarının artması ile illiyet bağını oluşturduğu” kaydedildi.
Kamu kurumlarının denetim zafiyeti de iddianamede
İddianamede yangının “öngörülebilir, basit önlemlerle engellenebilir ve sonuçları yok edilebilir bir yangın olduğu, ihmaller zincirinin olayın gerçekleşmesi, engellenememesi, yayılması ve çok fazla kişinin hayatını kaybetmesi ile doğrudan ilişkili olduğu” ifade edildi.
Ayrıca “otelin işletme belgesini veren ve onaylayan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin denetim süreçlerinde yetersiz kaldıkları, Bolu İl Özel İdaresi, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin de gerekli denetimleri zamanında ve gereği gibi yapmadıkları için olayda birinci derecede etkili oldukları” iddiasına yer verildi.