Haberler

Karadeniz yatırımlarda İstanbul ve Antalya’yla yarışıyor

Orta Doğu’dan gelen turist sayısındaki artışla birlikte Karadeniz’de otel yatırımlarında büyük artış gözlenirken, Körfez turistlerinin büyük ilgi gösterdiği Trabzon’da art arda yeni yatırımlar devreye giriyor. İlk 6 ayda Trabzon’da toplam yatırım tutarı 100 milyon TL’yi bulan 7 otel projesi için teşvik başvurusunda bulunuldu. Trabzon’da 2016 yılında da 86 milyon TL tutarında 1.451 yataklı 12 otel projesi başlamıştı. Böylece son 1.5 yılda sadece Trabzon’da 19 otel projesi başladı. Bu arada Karadeniz Bölgesi’nde bu yılın ilk yarısında Ordu, Rize ve Samsun’da birer proje teşvik aldı. Yatırımlarda İstanbul ve Antalya’yla yarışan Karadeniz Bölgesi’ne ilişkin uyarıda bulunan turizmciler, yatırımların kontrollü bir şekilde yapılması gerektiğini söylüyor. Plansız yatırımlar nedeniyle sıkıntıların yaşanacağına ve otellerin atıl kalacağına dikkat çeken turizmciler; yatırımların atıl kalmaması için sezonu uzatacak uygulamaların devreye alınması ve pazar çeşitliliğine gidilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Karadeniz yatırımlarda İstanbul ve Antalya’yla yarışıyor

Son iki yıldır turizmde yaşanan sıkıntılara rağmen konaklama sektöründeki yatırım iştahı devam ediyor. Geçen yıl yatırımlarda yaşanan gerilemenin ardından, bu yılın ilk yarısında yeniden yükseliş başladı. Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB), Ekonomi Bakanlığı’nın ‘Yatırım Teşvik Belgeleri’ne ilişkin verilerinden hareketle yaptığı araştırmaya göre, yatak sayısında 2016'nın ilk 6 aylık dönemine göre düşüş yaşanırken, yatırım tutarında yüksek kapasiteli tesisler sebebiyle artış gözlendi. 2017 yılının ilk 6 ayında 38 ilde toplam 101 otel, 16 bin yatak kapasitesi ile 1 milyar 681 milyon TL’lik yatırım tutarı karşılığında teşvik belgesi aldı.Geçen yılın ilk 6 aylık döneminde 31 ilde toplam 19 bin 124 yataklı 94 otel projesi için 1 milyar 480 milyon TL’lik teşvik başvurusunda bulunmuştu. İlk yarıda parasal bazda yatırım tutarında yüzde 13.5 artış gerçekleşti. Ancak rekor yılı olan ve ilk yarısı itibariyle 2 milyar 751 milyon TL’lik yatırıma imza atılan 2014 yılı rakamlarına hâlâ ulaşılamadı. Asıl yüksek oranlı yükselişin ise aylık bazda gerçekleşmesi dikkat çekti. Haziran 2016’da 7 ilde toplam 1.385 yataklı 8 otel projesi 92.3 milyon TL’lik teşvik başvurusunda bulunurken, Haziran 2017’de 7 ilde toplam 2 bin 379 yataklı 13 otel projesi için teşvik miktarı 268 milyon TL’ye yükseldi. Yapılması planlanan tesislerin kapasitelerine bağlı olarak yatırım miktarının da yüzde 190 artması dikkat çekti.

Yatırımlarda dikkat çeken artış
Yılın ilk yarısında yapılan yatırımlarda yine Antalya, İstanbul, İzmir ve Muğla öne çıkan iller oldu. Bu illerde 9’ar otel projesi teşvik aldı. Yatak kapasitesi bakımından 2 bin 390 yatak sayısı ile Antalya ilk yarıda en büyük payı aldı. Orta Doğu’dan gelen turist sayısındaki artışla birlikte başta Trabzon olmak üzere Karadeniz’deki yatırımlarda sıçrama dikkat çekiyor. Karadeniz’de otel yatırımlarında büyük artış gözlenirken, Körfez turistlerinin büyük ilgi gösterdiği Trabzon’da art arda yeni yatırımlar devreye giriyor.

Trabzon’a 19 otel
İlk 6 ayda Trabzon’da toplam yatırım tutarı 100 milyon TL’yi bulan 7 otel projesi için teşvik başvurusunda bulunuldu. Trabzon’da 2016 yılında da 86 milyon TL tutarında 1.451 yataklı 12 otel projesi başlamıştı. Böylece son 1.5 yılda sadece Trabzon’da 19 otel projesi başladı. Bu arada Karadeniz Bölgesi’nde bu yıl ilk yarıda Ordu, Rize ve Samsun’da birer proje teşvik aldı.


Dr. Cüneyt Mengü: Yatırımlar Orta Doğulu turistlere göre şekilleniyor

Karadeniz Bölgesi’nin, sahip olduğu coğrafi özelliklerden dolayı dünyanın ender güzelliklerine sahip yerler arasında bulunduğunu söyleyen Mercan Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Cüneyt Mengü; Orta Doğu ülkelerinden Trabzon başta olmak üzere Karadeniz’deki destinasyonlara gelen ziyaretçi ve yatırım sayılarında önceki yıllara göre önemli bir artışın yaşandığı kaydetti. Dr. Cüneyt Mengü: “Ancak, Karadeniz’in çeşitli yörelerinde bireysel gayrimenkul alımları dışındaki turizm amaçlı yatırımlarda atıl riskinin mevcudiyeti göz ardı edilmemeli. Bunun nedeni Orta Doğu’dan turist akışı mevsimsel olduğundan konaklama sektörünün komşu ülkelerden gerekli sayıda turist alamadıkları takdirde yeterli kapasiteyle çalışamayacakları da bir gerçek. Bu riskin önüne geçmek için gerek Orta Doğu gerekse uluslararası turizm pazarlarında bölgeye turist çekmek için ciddi tanıtım çalışmaları yapılmalı ve en önemlisi Türkiye’nin dış dünyadaki algı tarzı etüt edilmeli. Bir başka ifadeyle, siyasetin yükselen dozunu turizmle düşürmeliyiz. Bu konuda da en fazla sivil toplum kuruluşlarına sorumluluk düşüyor” açıklamasında bulundu.

Dr. Cüneyt Mengü

“Yatırımların, toplumsal ve sosyal yönleri analiz edilmeli”
Orta Doğulu turistlerin gayrimenkul yatırımları konusunda hiçbir sıkıntı yaşanmadığı ve yatırımcı açısından bir riskin olmadığını ifade eden Dr. Cüneyt Mengü: “Nitekim Orta Doğulu varlıklı kişiler sadece ülkemizde değil, İspanya, İngiltere, Kıbrıs gibi birçok ülkede gayrimenkul satın alıyor. Ancak bu tip yatırımların toplumsal ve sosyal yönlerinin de analiz edilmelerinde yarar var. Orta Doğu turizm pazarı Türk turizminin toplam talebinin önemli bir kısmını teşkil edebilir. Karadeniz Bölgesi’ndeki turizm amaçlı yatırımların özellikle Orta Doğulu turistlere yönelik şekillendiği de doğrudur. Karadenizli müteahhitlerin Arap girişimcilerle ortaklaşa yapmış oldukları projelerde her geçen gün konut bazında satışlar artış göstermesine rağmen, bazı sorunların da yaşandığını görüyoruz. Turizm açısından pazar çeşitliliğine gidildiğinde, hâlihazırdaki mevcut yatırımlar Trabzon dışındaki diğer şehirler Rize, Ordu, Giresun, Samsun, Artvin, Bolu gibi destinasyonlar da turistlerin beklentisini karşılıyor. Ancak, Trabzon dışında Giresun gibi bazı şehirlerde yatak kapasitesinin artırılmasında yarar var” önerisinde bulundu.

“Rize-Artvin Havalimanı, bölgeyi hareketlendirecek”
Karadeniz’e turist çekebilmek için Orta Doğu ülkelerinin dışında hedef pazarlar arasında Bağımsız Devletler Topluluğu’nun yanı sıra İsrail vatandaşı olan Araplar ve Filistinlilerin yer alabileceğine değinen Mengü, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ordu-Giresun Havalimanı’nın açılması bölgeye nasıl büyük bir hareket sağladıysa Rize-Artvin Havalimanı’nın yapılması Karadeniz Bölgesine hem yurt içi hem de yurt dışı turizmde şüphesiz çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Çünkü, ulaşım olmadan turizmden bahsedemeyiz.”


TÜROB Başkanı Timur Bayındır: Yatırımlar atıl kalabilir!

TÜROB Başkanı Timur Bayındır, Karadeniz’deki yatırım artışında Körfez bölgesinden gelen turistin sayısındaki artışın önemli bir rolü bulunduğunu hatırlatarak, bu bölgede yatırımların kontrollü bir şekilde yapılması gerektiği uyarısını yineledi. Başkan Timur Bayındır: “Gelecek dönemde otel arzı talebin üzerinde olabilir. Bu durum da bölgede birçok yatırımın atıl kalmasına neden olabilir” uyarısında bulundu.

Timur Bayındır


KATİD Başkanı Murat Toktaş: Bölgede turizmi çeşitlendirmeliyiz

Karadeniz Bölgesi’nin, son yıllarda hem yurt içinde hem de yurt dışında popüler bir destinasyon haline geldiğini vurgulayan Karadeniz Turistik İşletmecileri Derneği (KATİD) Başkanı Murat Toktaş; yurt içinden ve yurt dışından gelen talebin yansımasını artan yatırımlarla gördüklerini söylüyor. Körfez ülkelerine yönelik 2000 yılında başlattıkları çalışmalarının karşılık bulmaya başladığını belirten Murat Toktaş: “Suudi Arabistan, Ürdün, Katar, Dubai, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri’nden özellikle haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarından yoğun bir talep alıyoruz. Bu dönemde doluluklar tavan yapıyor, satış fiyatları ciddi bir şekilde artıyor ve arz talep dengesi bozuluyor. Ancak yılın geri kalan sekiz ayında ise oteller, turist gelmediği için boş kalıyor. KATİD olarak atıl kalan sekiz ayı, turizmi çeşitlendirerek hareketlendirmeye çalışıyoruz. Bölgemiz, doğa turizmi, kültür, din, kış turizmi ve sağlık turizminde ciddi potansiyele sahip. En son Samsun, dünyanın en önemli spor organizasyonlarından biri olan 23. İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yaptı. Bu nedenle il, spor tesislerinde ciddi bir alt yapıya sahip. Amacımız ulusal ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak, spor turizmi ile yelpazemizi genişletmek” dedi. Sağlık turizmiyle ilgili de çalışma başlattıklarını söyleyen Toktaş, konuşmasına şöyle devam etti: “Sağlık turizminin katma değeri çok yüksek ve ülkeye daha fazla gelir sağlıyor. Ufak bir operasyon yaklaşık 2 bin dolardan başlıyor. Tatil otelleri ile kıyasladığımızda bu fiyata Antalya’nın en iyi tesislerinde iki kişi bir hafta tatil yapabiliyor. Ayrıca biz, Avrupa’ya göre ciddi oranda fiyat avantajına sahibiz. Tatil programlarımıza hastaneleri de dâhil edip, turistlerin ihtiyaç duydukları operasyonları tatilleri esnasında ülkemizde yapmalarına yönelik çalıma başlattık ve olumlu dönüşler almaya başladık.”

Murat Toktaş



Zorlu Grand Hotel Müdürü Ali Şahin: Sezon kısa, oteller atıl kalır

Karadeniz Bölgesi’nin ciddi düzeyde otel yoğunluğuna doğru gittiğine işaret eden TÜROB Trabzon Temsilcisi ve Zorlu Grand Hotel Müdürü Ali Şahin, şu bilgileri verdi: “Sadece Trabzon’da değil, Ordu ve Samsun’da da aynı sorun yaşanıyor. Plansız yatırımlar, gelecek dönemde sıkıntılara neden olabilir. Oteller atıl kalabilir. Ayrıca, bölgede sezon kısa. Yatırımların atıl kalmaması için sezonu uzatacak uygulamaların devreye girmesi lazım. Trabzon’da yatak kapasitesi 6 binin üzerinde. Devam eden yatırımlarla 1.5 yıl içinde 10 bini bulacak. Yüksek sezonda bazı otellerde yüzde 80’i bulan doluluklar, yıllık bazda ortalama yüzde 50’nin çok altına iniyor. Yatırımların bir plan dahilinde yapılması gerekiyor.”

Ali Şahin



Dedeman Zonguldak Genel Müdürü Murat Yılmaz Zeren: Turizmin asıl kaynağı olan doğa, korunmalı

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin, Orta Doğu pazarının gözde destinasyonu halinde geldiğini belirten Dedeman Zonguldak Genel Müdürü Murat Yılmaz Zeren, şu açıklamalarda bulundu: “Batı Karadeniz ise Doğu ve Orta Karadeniz’e göre hem turizm altyapısının yeterli olmayışı hem de kısıtlı ulaşım (hava yolu/karayolu) nedeniyle o bölgeler kadar tercih edilmiyor. Kitle turizmi yerel topluluklar ve ülkeler için önemli ek gelir kaynağı olarak görülse de kimi destinasyonlarda plansız bir şekilde uygulanarak toplumsal ve doğal bozulmalara yol açabiliyor. Geçmiş yıllarda bazı destinasyonlarda ulaşım olanaklarının artması ve bilgi teknolojilerinin gelişmesi turizmin daha büyük kitlelere ulaşmasını sağlamış olsa da bu artış doğru planlanmadığı destinasyonlarda doğal, çevresel ve kültürel kaynakların tahribatını da beraberinde getiriyor. Aynı durum Karadeniz Bölgesi içinde geçerli. Sürdürülebilir turizmin temel amacı olarak, turizmin asıl kaynağı olan doğal ve toplumsal değerlerin korunmasını ön plana çıkararak turistik faaliyetlerin uzun vadede kalıcı olmasını sağlamalıyız. Bu bağlamda turizmdeki hızlı gelişmeye bağlı olarak bölge halkının aynı hızda geliştiğini söylemek pek mümkün değil. Bölge halkının bu gelişmeye bir an önce adaptasyonu sağlanması gerekiyor. Aksi takdirde ciddi boyutta sorunlarla baş başa kalınabilir.” Sürdürülebilir turizm için tek bir pazarın yeterli olmayacağını vurgulayan Murat Yılmaz Zeren: “Yaşanabilecek en ufak olumsuzlukta telafisi mümkün olmayacak hasarlar bırakacağını yakın tarihte özellikle Rus pazarına dayalı olan destinasyonlarda, Rusya ile yaşanılan kriz sonrasında acı bir şekilde öğrenmiş olduk. Aynı şekilde Orta Doğu pazarı, tek başına Karadeniz’e yetmeyecek, dolayısıyla ek pazarlar oluşturulmalı. Lakin yeterli sayıda tesisin olmaması sebebiyle fiyatlar, Orta Doğu pazarı haricinde başka bir pazara imkan vermiyor” diyerek konuşmasını tamamladı.

Murat Yılmaz Zeren

Yorumlar (0)