Onaranlar Kulübü’nün, Türkiye'nin seramik sektörünün lider kuruluşu Kale'nin yaşam alanlarına estetik değer katan “İyi Tasarım” yaklaşımı ve “İyi Bak Dünyana” taahhüdü ile hayata geçirdiği “Seramik Onarım Hareketi: Kent Piksel” projesi İstanbul'un görünmez yaralarına dokunuyor.
Kentsel onarımı teknik bir zorunluluktan çıkarıp kültürel ve estetik bir eyleme dönüştürme iddiasıyla yola çıkan projede, kırık ve çatlak yüzeyler artık birer sorun olarak değil, tasarım potansiyeli taşıyan alanlar olarak ele alınıyor. Şehrin aşınması saklanmıyor, dönüştürülüyor ve görünür hale getiriliyor.
Cihangir, Karaköy, Moda ve Kadıköy başta olmak üzere şehrin kültürel açıdan en yoğun ve görünür noktalarında gerçekleştirilen sokak sanatı müdahaleleriyle kırık duvarlar, çatlak kaldırımlar ve kimliksiz yüzeyler; 90'ların piksel estetiğinden ilham alan seramik kolajlara dönüşüyor.
Üretimden tasarıma, atıktan sanata
Kent Piksel'in her uygulaması, Kale'nin üretim süreçlerinden çıkan fazla ve atık seramik malzemelerle hayat buluyor. Fabrika sahasından ayrılan bu parçalar, çöpe gitmek yerine şehrin en çok yıpranan köşelerine yeni bir kimlik kazandırıyor. Üretim zincirinin son halkası olmak yerine, kamusal alanın yeni bir katmanına dönüşüyor.
Bu yaklaşım, Kale'nin “İyi Tasarım” anlayışı ile “İyi Bak Dünyana” vizyonunun sokakta buluştuğu nokta olarak öne çıkıyor. Kale, güzelliği yalnızca ürünlerde değil, kamusal alanda, gündelik yaşamın içinde de üretiyor. Tasarımın gücünü şehrin en yıpranmış köşelerine taşırken dünyaya da iyi bakıyor. Döngüsel ekonomi ilkesi, sürdürülebilirlik raporlarının sayfalarından çıkıp Cihangir'in en kalabalık sokağına iniyor.
Kent piksel ekleniyor, şehir güncelleniyor
Kent Piksel projesinin görsel dili, 90'lı yılların kolektif hafızasından besleniyor. Piksel blokları, oyun konsolları, kaset bantları, tasolar ve bilyeler gibi bir kuşağın ortak belleğinde yer etmiş kültürel öğeler, seramik kolaj formunda yeniden yorumlanıyor. Burada amaç orijinal karakterleri birebir kopyalamak değil; onların temsil ettiği oyun, neşe, renk ve hayal gücünü seramiğin diliyle yeniden kurmak.
90'lar estetiğinin bu çağdaş yorumu, projeye hem nostaljik bir sıcaklık hem de güncel bir tasarım dili kazandırıyor. Kale'nin estetik değer katan tasarım yaklaşımı burada kendini en saf haliyle gösteriyor. Zamanla görünmez hale gelmiş bir dönem estetiği, şehrin en yıpranmış köşelerinde yeniden hayat buluyor. “İyi Bak Dünyana” yalnızca bir slogan değil — şehrin dokusuna işlenen bir eylem biçimi. Kentsel onarım, teknik bir süreç olmaktan çıkıp yaratıcı bir eyleme dönüşüyor.
Uygulama Alanları
İlk etapta gerçekleştirilen uygulamalar İstanbul'un birbirinden farklı mahalle dokularını kapsıyor. Cihangir'de Hacı Mimi Külhanı Sokak'taki bina yan duvarı,Akarsu Yokuşu’ndaki meydan dubaları ve Susam Sokak’taki atıl duvar projenin ilk dönüşüm noktaları arasında yer alıyor. Karaköy'de Kemeraltı Caddesi'ndeki duvar ve merdiven kırıkları ile Defterdar Yokuşu'ndaki uzun duvar boşluğu seramik kolajlarla yeniden tanımlanıyor.
Anadolu yakasında ise Moda Caddesi, Havuz Parkı, Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Suadiye Bağdat Caddesi, Caferağa Ressam Şeref Akdik Sokak ve Caddebostan CKM çevresi projenin yayılım alanını oluşturuyor. Her lokasyon, yalnızca fiziksel bir iyileştirme değil aynı zamanda o sokağa özgü bir tasarımsal dönüşüm üretiyor.