Haberler

Halit Ergül’ün kızı Elif Aras duruşmada konuştu: ‘Keşke ben de ölseydim’ dedi, salon karıştı

Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davada tutuklu yargılanan otel sahibi Halit Ergül’ün kızı Elif Aras, ilk kez savunma yaptı. Yangında yaşadıklarını anlatan Aras’ın ifadeleri, salonda gerilime yol açtı.

Halit Ergül’ün kızı Elif Aras duruşmada konuştu: ‘Keşke ben de ölseydim’ dedi, salon karıştı

Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davada, tutuklu sanık Elif Aras’ın savunması alındı. Otelin yönetim kurulu üyesi olan ve aynı zamanda sahibi Halit Ergül’ün kızı olan Aras, yangın gecesi yaşadıklarını ayrıntılı şekilde anlattı. Olay sırasında kızıyla birlikte odasında bulunduğunu söyleyen Aras, birçok kişiye yardım ettiğini ifade etti. Ancak “Keşke ben de ölseydim” sözleri, duruşma salonunda tansiyonun yükselmesine neden oldu. Mahkeme başkanı, bağıran mağdur aileleri uyararak sanığın savunmasına devam etmesini sağladı.
“Başsağlığı dilemek istedim ama istemediklerini söylediler. Bu yüzden doğrudan savunmama geçiyorum. Şans eseri kurtuldum ama bu yara almadığım anlamına gelmiyor. Bu kadar nefret, belki de sosyal medyanın etkisi… Bilmiyorum. Ama bu nefret, acılı ailelere daha fazla acı veriyor.”

“O gece 7’nci kattaydım”

“O gece 7’nci kattaydım. Kızım da yan odadaydı. Saat 03.30 civarında koridordan gelen sesler üzerine eşime ‘Kalk, bir bak. Kavga var galiba’ dedim. Koridora çıktığında duman vardı. Yangın var diye bağırdı. Hemen kızımı alıp normal merdivenlere koştuk.”
“Hiç düşünmeden koridora çıktık. Eşim bu sırada ‘Yangın var.’ diye bağırıyordu. Hiç durmadık. Birkaç oda sonra dumanın içine girdik. Oradan sonra zaten sesimiz çıkmadı. Dumanların içine dalarak hızlı şekilde aşağı indik. Kızımı çekerek götürdüm. 5. ve 6. katlarda zor nefes alıyorduk. Tek başına 8-9 yaşlarında erkek çocuğu gördüm. Onu kurtardık.”

“Yanımda gördüğüm herkese 112’yi arattırıyordum”

“Sonra annemin ve kardeşimin de olduğu aklıma geldi. Annemin odasının olduğu tarafa gittim. Cam açıktı, onu gördüm. Çalışanlar uzun merdivenlerle 5. ve 6. kattaki misafirleri tahliye etmeye başladı. Bütün gece sahada oradaki insanlar ne yapabiliyorsa onları yaptık. Eşim gibi çatıya çıkıp camlardan giremedim. İnsanlara ‘Atlamayın, sakin olun.’ diye bağırıyordum. Sonra diğer otel de tahliye edilmiş ve Dorukkaya’ya geçmişler. Ben telefonumu odada unutmuştum. O yüzden yanımda gördüğüm herkese 112’ye arattırıyordum. Kardeşim zaten çıldırmış gibiydi. İtfaiye aracı geldikten sonra bizi oradan uzaklaştırdılar.”
“Sabah olmuştu artık. Kardeşimin eşi İstanbul’dan geldi. Çocukları, bizi alıp Gazelle Otel’e götürdü. Eşim o gün tutuklandı. Sonrasında İstanbul’a gittik. Orada çocuğumu psikolojik olarak toparlamaya çalışıyordum. O gün ben de dumana biraz daha fazla maruz kalsaydım bugün hayatta değildim.”

“Ne kadar hissem olduğunu bile şimdi öğrendim”

“Otel yönetiminde nihai kararları babam alır. Biz emir, talimat vermeyiz, işletmeyle ilgili işlere karışmayız. Bir imza yetkimiz, karar alma yetkimiz yok. Ne kadar hissem olduğunu bile şimdi öğrendim.”

“Eşim tutuklandı, çocuğumla birlikte travma yaşadık”

“Kızım 3-4 kez bayılacak gibi oldu. Nefes almakta zorlanıyorduk. Bir erkek çocuğu daha vardı, onu da aldım. Oyun ablasına teslim ettim. Ailesine ulaşmaya çalıştım. Aşağıda çok sayıda insan vardı. İner inmez annem ve kardeşim aklıma geldi. İtfaiye araçları geldiğinde yaklaşmamıza izin verilmedi. Sabah olduğunda kardeşimin eşi bizi İstanbul’dan gelip aldı, Gazelle Otele götürdü. O gün eşim tutuklandı. Çocuğumla birlikte travma yaşadık. O iki ayı nasıl geçirdik bilmiyorum… Keşke ben de ölseydim.”

“Keşke ben de ölseydim” sözleri salonda gerilime neden oldu

Bu söz üzerine duruşma salonunda tansiyon yükseldi. Mağdur aileler, “Keşke ölseydin! Timsah gözyaşı dökme!” diyerek bağırdı. Mahkeme başkanı araya girerek aileleri sakinleştirdi ve sanığın savunmasına devam etmesini istedi.

Yorumlar (0)