Google ve seyahat teknolojileri lideri Sabre, iş seyahatlerinin olumsuz çevresel etkilerini azaltmak amacıyla önemli bir iş birliği gerçekleştirdi. İki şirketin geliştirdiği 'Travel Impact Model' (TIM), iş seyahatlerinin karbon ayak izini daha doğru bir şekilde ölçmeyi sağlıyor. Bu model, şirketlerin ve kurumların sürdürülebilirlik stratejilerini oluşturmasında önemli bir rol oynayacak.
Sabre, 2023 yılı iş seyahat verilerini detaylı bir şekilde analiz ederek her bir uçuşun emisyonunu değerlendiriyor. Bu veriler, daha sürdürülebilir seyahat politikalarının geliştirilmesi için sağlam bir kaynak oluşturuyor. Sabre’in Küresel Sürdürülebilirlik Direktörü Jessica Matthias, bu iş birliği sayesinde geçmiş emisyon verilerini kapsamlı bir şekilde analiz eden ilk şirket olmanın heyecanını dile getiriyor.
Google uzmanları, uzun mesafeli uçuşların çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için alternatif uçuş seçenekleri sunuyor. Örneğin, Dallas’tan Londra veya Frankfurt’a yapılan uçuşlarda %10’a kadar emisyon azaltımı sağlayabilecek alternatifler tespit edildi. Google’ın Küresel Seyahat Sürdürülebilirliği Direktörü Sebnem Erzan, “İş seyahatlerinin çevresel etkilerini anlamak artık bir zorunluluk. TIM'i bu alanda bir standart haline getirmekten mutluluk duyuyoruz,” diyor.
IATA, 2050 yılına kadar havacılık sektörünün karbon emisyonlarını sıfıra indirme planının “mümkün” olduğunu vurguluyor. Ancak bu hedefin, dünya genelindeki politika yapıcıların ortak çabalarına bağlı olduğuna dikkat çekiyor. IATA Genel Müdürü Willie Walsh, “Decarbonizasyonun 2050'ye kadar mümkün olduğunu gösteren güncellenmiş yol haritalarımız var. Ancak tüm paydaşların, özellikle de politika yapıcıların daha geniş bir iş birliği içinde hareket etmesi gerekiyor,” diyor.
IATA'nın yol haritası, alternatif havacılık yakıtlarının geliştirilmesine odaklanıyor. Sürdürülebilir havacılık yakıtlarının (SAF), 2050 yılı itibarıyla sektörün emisyonlarındaki azalmanın üçte ikisini oluşturması bekleniyor. Ancak bu geçişin yıllık maliyetinin yaklaşık 128 milyar dolar olacağı öngörülüyor.
Sabre, iş seyahatlerinin toplam karbon emisyonlarının %7’sini oluşturduğunu belirtiyor. Avrupa’daki yeni düzenlemeler, şirketleri seyahat kaynaklı emisyonları azaltmaya zorlayacak. TIM modeli, şirketlere düşük emisyonlu uçuşları tercih etme konusunda rehberlik ederek bu süreci kolaylaştıracak.
Gelecekte, TIM modeli Booking.com, Expedia ve Skyscanner gibi platformlarda da yaygın bir şekilde kullanılabilir hale gelecek. Bu sayede çevresel sorumluluk, yalnızca büyük şirketler için değil, her işletme için erişilebilir olacak.
Google ve Sabre’ın bu ortaklığı, seyahat sektöründe çevre bilincini artırarak daha sürdürülebilir bir geleceğin kapılarını aralıyor. Seyahat etmek, artık sadece bir ihtiyaç değil, gezegenimizin geleceği için bir sorumluluk haline geliyor. Bu gelişmeler, hava taşımacılığında sürdürülebilir bir dönüşümün mümkün olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.