Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Fethiye’de, doğal dokusuyla büyüleyen Ayten Koyu için kritik bir süreç başladı.
Göcek Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve el değmemiş doğasıyla bilinen koya, 46 bağlama kapasiteli yat ve tekne iskelesi yapılması planlanıyor. Projeye dair hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından halkın görüşüne açılmasıyla birlikte tepkiler de çığ gibi büyüdü.
Çoklu koruma statüsüne sahip bir doğa harikası
Projenin planlandığı Ayten Koyu, sadece görsel bir şölen sunmuyor; aynı zamanda hukuki olarak koruma kalkanı altında bulunuyor. Muğla–Fethiye–Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer alan bölge, 2011 yılında Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 3. derece doğal sit alanı ilan edilmişti. Orman alanı ve önemli doğa alanı gibi çoklu koruma statülerine sahip bu bakir bölgenin, ticari bir işletmeye açılmasının yaratacağı kirlilik, uzmanlar ve çevreciler tarafından "geri dönülemez bir yıkım" olarak nitelendiriliyor.
Vatandaşlardan sert tepki: "Bu güzelliği yok etmeye kimsenin hakkı yok"
Koyu korumak adına alanda bir araya gelerek insan zinciri oluşturan vatandaşlar, koyun şahıslara veya şirketlere tahsis edilmesine sert tepki gösterdi. Eylem sırasında söz alan mahalle sakinleri, endişelerini ve taleplerini şu sözlerle dile getirdi:
“Burayı aldıklarında, projeyi yaptıklarında halkın buraya girme şansı olmayacak. Burası Dalaman halkının, böyle kalmasını istiyoruz. Bu tür güzellikleri halkın elinden almak bana göre bir ihanettir. Ayten Koyu cennetin bir tasviri. Ankara’dan siyasilerin buraya gelip o denize girmelerini, ağaçlar arasında dolaşmalarını istiyoruz. Eğer gerçekten bu güzelliği görseler, kendileri itiraz eder; aldıkları kararlardan utanırlar.”
"Orman yapılaşmaya açılacak" uyarısı
Göcek Halk Meclisi Başkanı Onur Ugan da sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayarak projenin gizli tehlikelerine dikkat çekti. Ugan, görünürde sadece iskele olsa da arka planda büyük bir tahribatın yattığını belirtteek, “Ayten Koyu’na tekne bağlama iskelesi yapılmasına karşıyız. Bir koyumuz daha elimizden alınıyor. Projede yapılaşma görünmüyor gibi ama orman alanının yapılaşmaya açılacağı çok net. Gelenler araçlarını nereye park edecek, teknelere hizmet verecek yapılar nereye inşa edilecek belli değil. Bunların ormana yapılacağı açık ve koylarda yapılaşma süreci başlıyor demektir. Bu girişim, bölgenin bir kişiye ya da şirkete tahsis edilmesidir. İmar planına itiraz edeceğiz ve gerekirse konuyu mahkemeye taşıyacağız.” dedi.