Günümüzde “hayalet kent” olarak bilinen Çernobil, son zamanlarda yeniden tüm dünyanın gündemine yerleşti. Yönetmenliğini Johan Renck’in yaptığı “Çernobil” adlı dizi ile hem toplumsal bellek tazelendi hem de yeni nesle adeta bir tarih ve çevre bilinci dersi verildi.
Her ne kadar dizi sayesinde popülerliği artmışsa da aslında bölge, bilim insanlarının, araştırmacıların ve özel grupların ziyaretine uzun zamandır açıktı. Ancak özellikle son 10 yıldır alınan yoğun radyoaktif önlemler sayesinde Ukrayna hükümeti, önce bölgenin bir kısmını, dört yıl önce ise tüm bölgeyi turizme açtı.
Hatta Temmuz ayı içinde yaptığı açıklamada Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, bölgede turistler için yeşil bir koridor oluşturulacağını belirtti.
Ağustos'ta başlıyor, işte Çernobil turu programı
Rusya ve Ukrayna pazarının önde gelen Destinasyon Yönetim Şirketi Exp-Ert Ağustos ayından itibaren Çernobil'e Türkiye'den tur düzenlemeye başlıyor. Exp-Ert DMC Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ertem'in verdiği bilgiye göre Çernobil turları 2 gece 3 gündüz şeklinde planlandı. Turlar İstanbul'dan Ukrayna'nın başkenti Kiev'e uçuşla başlayacak.
İlk gün Kiev'de tarihi ve turistik mekanlar gezildikten sonra ikinci gün Çernobil turu için sabah erken saatlerde hareket edilecek. 27 Nisan 1986 yılında yaşanan talihsiz kaza sonucu tüm dünyanın etkilendiği nükleer patlamanın yaşandığı Pripyat şehri ve Çernobil bölgesi gezilecek.
Kiev'e 180 kilometre uzaklıktaki bölge günümüzde tehlikenin minimuma indiği bu bölge artık tamamen bir açık hava müzesi olarak dünyanın her yerinden binlerce turist ağırlıyor.
Exp-Ert DMC Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ertem, Çernobil'in fırsat bulan herkesin mutlaka bir kere ziyaret etmesi gereken, nadir destinasyonlardan biri olduğunu söyledi.
Özel kıyafetler giyiliyor, 6 saat sürüyor
Exp-Ert DMC Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ertem Exp-Ert olarak, dünya tarihine ve yirmi birinci yüzyıl çevre politikalarının belirlenmesine damgasını vuran bu facianın tüm gerçeklerine tanıklık edilmesi amacıyla sadece Çernobil’e özel bir tur programını turizm profesyonellerinin beğenisine sunduklarını söyledi. Ertem, Çernobil ve nükleer santral çalışanları için inşa edilen, 33 yıldır terk edilmiş halde bulunan Pripyat’ı kapsayan tur sırasında yasal olarak bazı kurallara uyulması gerektiğini ifade etti. Bunların yanı sıra gezi esnasında radyasyon geçirmez özel kıyafetler giyildiğini belirten Ertem şöyle konuştu: " Her katılımcıya bir radyoaktif ölçüm cihazı veriliyor. Böylece bulunulan noktada radyasyon oranının anında bilinmesi mümkün oluyor. Rehberler ve gözetmenler eşliğinde çıkılan bu etkileyici ve aynı zamanda sarsıcı tur, toplam altı saat sürüyor. Tur sırasında katılımcılar altı saatliğine 1986 yılına dönerek yaşananların boyutunu, dönemin ortamını ve geride bıraktığı izleri yakından tecrübe ediyor. Çernobil’deki reaktörleri ziyaret ederken öğrenilen teknik ve tarihi bilgilerin yanı sıra Pripyat kentinin terk edilmiş konutlarında, sokaklarında göze çarpan ayrıntılar da bu zaman yolculuğuna katılanları derinden etkiliyor."
Bir kere de olsa mutlaka ziyaret edilmeli
Exp-Ert DMC Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ertem Çernobil'in fırsat bulan herkesin mutlaka bir kere ziyaret etmesi gereken, nadir destinasyonlardan biri olduğunu söyledi. Ertem şu ifadeleri kullandı: " Geçtiğimiz yüzyılın sonunda, tüm dünyanın gündeminde neredeyse tek bir konu vardı: 26 Nisan 1986’da, tam olarak gece saat 01.24’te, dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne bağlı Ukrayna’nın Belarus sınırındaki Çernobil kentinde gerçekleşen nükleer reaktör patlaması. Dünya genelinde gelmiş geçmiş en büyük çevre felaketlerinden biri olarak anılan bu facianın etkileri, nükleer santrallerin ne kadar güvenilir oldukları sorusunu da beraberinde getirmişti. Yapılan araştırmalar facianın yaşandığı tarihten bu yana Türkiye’de de etkileri görülen ve zamanında büyük tartışmalara yol açan patlamanın etkisinin Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından 200 kat fazla olduğunu ortaya koyuyordu."