Yazarlar (Turizm Meclisi)

Çok bilen bilmezler

Mehmet Güneli
Mehmet Güneli
Gazeteci-Yazar

Turizm sektörü yaşadığı gelecek belirsizliğini anlamak ve anlatmak konusunda sıkıntılar yaşıyor.

Kendisini sorumlu hisseden, turizmin geleceğini düşünen pek çok kişi ise bir suskunluk sarmalı* içinde.

Bırakın turizmin geleceğini bugün yaşadığımız değişimleri kendi mesleklerinde nasıl farklılıklar yaratacağını bilmeyen o kadar çok turizmci var ki!

Tabii bir de bilmeyenlere yol göstermeye çalışan çok bilenler var!!

Kendi çıkarı için yaptığı işe göre yelkovanın ibresini çevirenleri de görmüyor değiliz.

Mesela “dijital” dönüşüm evet apaçık tüm sektörleri değişime zorluyor.

Turizmde de ibre dijitalleşmeye kayınca hiç anlamasa da bundan söylemleriyle nemalanmaya çalışanlar, tüm bilgi ve kariyerini yaptığı iş tutsun diye birini diğerine vurdurmayı bile göze alanlar var.

Turizm sektörünün alt katmanlarında da benzer ‘çok bilen bilmezler’ gözden kaçmıyor.

Size şöyle dijital marketing yapalım böyle sosyal medya verelim diyen ama verdiği hizmeti çoğu zaman ölçemediğiniz, verim alamadığınız o kadar çok pazarlama ve satış gurusu türedi ki!

Yaptığı PR işini content marketing diye pazarlayan mı, birkaç influencer’ı yanına alıp blogger platformu yönettiğini zanneden mi dersiniz? Hele ben blogger oldum dünyayı geziyorum modunda olanların havası var ki bunu başka bir yazıya bırakıyorum.

Bu hizmetleri bu çok bilenlerden almazsanız rekabet edemeyeceğiniz korkusunu da size mutlaka veriyorlar. Tabii bu işleri bilen gayet başarılı yapan dostlarımızı da tenzih ediyorum.

Şöyle bir gerçek var ki turizmde her işin mutlaka bir çok bilen bilmezi var.

Sonra doğruları söyleyen birileri çıkar, çalışır didinir bir şeyler yapmak için ama bu çok bilen bilmezler yüzünden onlara da inanasınız gelmez.

Bana soruyorlar bu yıl EMITT’te ne gördün diye?

Çok bilen bilmezlerin sayısının arttığını gördüm.

Suskunluk sarmalı içindeki sektör için bir kez daha üzüldüm.


*Alman siyaset bilimci Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilen bir siyaset bilimi ve kitle iletişim teorisidir. Bir kişinin veya grubun savunduğu fikir, içinde bulunduğu toplumun kabul ettiği görüşlere uygun değilse, bu kişi toplumdan dışlanmamak için konuşurken kendini kısıtlar veya fikrini söylemekten vazgeçer. Aynı kişi fikrinin veya benzer fikirlerin toplum nezdinde yaygınlaşmaya başladığını sezerse, bu kez fikrini yüksek sesle söylemeye başlar.

Yorumlar (0)