Haberler

CHP’li Hasan Öztürkmen’den Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sert çıkış: Kıyılar peşkeş çekiliyor, Anayasa hiçe sayılıyor

TBMM Genel Kurulu’nda Vakıflar Kanunu teklifi üzerine söz alan CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı “turizm yatırımı” adı altında doğal sit alanlarını özel şirketlere tahsis etmekle eleştirdi.

CHP’li Hasan Öztürkmen’den Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sert çıkış: Kıyılar peşkeş çekiliyor, Anayasa hiçe sayılıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri sırasında söz alan CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, teklifin içeriğini ve yasama sürecini eleştirerek sözlerine başladı.

“Teklifler milletvekillerinden değil, fiilen Saray’dan geliyor”

Öztürkmen, “Anayasa’mızın 88’inci maddesi açık biçimde ‘Kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir’ diyor ancak bugün görüyoruz ki tekliflerin büyük bölümü fiilen Saray’da hazırlanmakta, iktidar milletvekillerinin imzasıyla Meclise sunulmaktadır” dedi.

“49 yıllık tahsislere ek süre verilmesi kamu yararına değil”

Öztürkmen, teklifte yer alan geçici maddeye dikkat çekerek, bunun belli şirketlere yeni haklar tanıdığını söyledi:

“9’uncu maddeyle kanuna yeni bir geçici madde ekleniyor. Gerekçede, aradan yedi yıl geçmiş olmasına rağmen yatırımcıların süre uzatımı işlemlerini tamamlayamadığı ve bunlara ek süre tanınması gerektiği belirtiliyor. Peki, hangi yatırımcılar? Turizm yatırımı için kırk dokuz yıllığına alan tahsis edilen yatırımcılar. Peki, bir kırk dokuz yıl daha uzatılsın diye süre uzatım işlemlerini tamamlamaları için yeni bir hak mı verilmelidir?”

Bu alanlar kimlere tahsis edilmektedir? Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde bulunan doğal sit alanı niteliğindeki Koru Sahili, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından otel yapılması için geçtiğimiz yıl Rizeli Ekşi ailesinin şirketi olan Ahes Gayrimenkul’e tahsis edildi. Mülkiyeti TOKİ ve Hazine’ye ait olan bu parseller beş yıldızlı üç ayrı otel yapımı için hazırlandı.”

“TOKİ eski yöneticisinin damadına sahil tahsisi yapıldı”

Öztürkmen, söz konusu tahsisin arkasındaki bağlantılara da dikkat çekti:

“TOKİ’ye ait parsellerde otel yapmak isteyen şirketin yöneticisi Mücahid Hamza Ekşi’nin, TOKİ’nin eski Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik’in damadı olduğu ortaya çıktı. TOKİ’ye ait sahil —üstelik sit alan niteliğinde— TOKİ eski Başkan Yardımcısının damadına tahsis ediliyor; bunun gibi yüzlerce örnek var.”

Milletvekili, benzer uygulamaların başka kentlerde de yaşandığını belirterek Seferihisar, Bodrum ve Demre örneklerini verdi:

“Seferihisar’daki denize sıfır hazine arazisi özel bir şirkete verildi. Bodrum ilçesi Kızılağaç Mahallesi Gerenkuyu mevkisindeki 36 bin metrekarelik alan Limak İnşaata tahsis edildi. Akbelen’de ağaçlarımızı kesen bu şirket Bakanlık tarafından ödüllendiriliyor.”

“Bakanlık kendi raporuna uymuyor”

Öztürkmen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kendi yayınlarında Ege ve Akdeniz kıyılarında otel yoğunluğuna dikkat çektiğini, ancak uygulamada bu uyarıların göz ardı edildiğini söyledi:

“Antalya'nın Demre ilçesinde Danıştayın kıyı şeridinin 50 metresinin halka ait olduğu yönündeki kararına rağmen Kültür ve Turizm Bakanlığı sahilleri otel yapımı için tahsis ediyor. Oysa, Kültür ve Turizm Bakanlığı bizzat kendi yayınlarında Ege ve Akdeniz kıyılarında sadece deniz odaklı otellerde aşırı yığılma olduğu bilgisini ortaya koyuyor; kırsal turizm, köy turizmi, ekoturizm gibi çeşitli yaklaşımları öngörüyor; ‘Parsel bazlı planlama sona erdirilmeli, bütüncül bir bakış açısı olmalı, yerleşim yerlerinin tarihi, kültürü ön plana çıkarılmalı’ diyor ancak maalesef uygulamada bu göz ardı ediliyor. 

Aynı Bakanlık Antalya'dan Mersin'e, Bodrum'dan Çanakkale'ye kadar el değmemiş kıyılarımızı ve ormanlarımızı ‘turizm yatırımı’ adı altında peşkeş çekiyor.”

“Anayasa’nın 43’üncü maddesi açık: Kıyılar kamu yararınadır”

Öztürkmen, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu hatırlatarak, Bakanlığın uygulamalarının Anayasa’ya aykırı olduğunu vurguladı:

“Anayasa’nın 43’üncü maddesinde ‘Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir’ deniliyor. Anayasa'da ve Kıyı Kanunu'nda yer verilen ‘Kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir’ denilmesine rağmen maalesef bu yine göz ardı edilmiştir.”

“Antik kentte ruhsatsız otel inşaatı başlatıldı”

Konuşmasında Antalya Kemer’deki Idyros Antik Kenti yakınında yaşanan inşaat faaliyetlerine de değinen Öztürkmen, tarihi ve doğal alanların tehlike altında olduğunu söyledi:

“Antalya'nın Kemer ilçesindeki Idyros Antik Kenti'nin bulunduğu bölgede geçmişte orman dokusu korunarak tatil köyü yapılmış. Arazinin kullanım süresi dolunca tahsis süresi uzatılarak üst kullanım hakkı 17 Aralık 2068 tarihine kadar Özak Gayrimenkul şirketine veriliyor. Özak Gayrimenkul tarafından ÇED süreci başlatılmadan ve ruhsat alınmadan iş makineleri Ay Işığı Koyu’na bitişik orman alanına girerek çalışma başlatıyor; burası antik bir kent.”

“Özak Gayrimenkul iktidara yakınlığıyla biliniyor”

Milletvekili, söz konusu şirketin iktidarla yakın ilişkilerine dikkat çekerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Özak Gayrimenkul AKP iktidarıyla birlikte deyim yerindeyse uçuşa geçen şirketlerden biri. Erdoğan çiftini otellerinde ağırlayacak kadar siyasi iktidara yakın olan Ahmet Akbalık, Özak Gayrimenkul’ün Yönetim Kurulu Başkanı. Şirket son yıllarda turizm ve gayrimenkul alanlarında aldığı ballı ihalelerle tanınıyor. İşte, sizin kırk dokuz yıllığına peşkeş çektiğiniz yerler burası.”

 

Yorumlar (0)