"Biz çok kriz gördük, ama hiçbiri bu kadar uzun sürmemişti"

sayfayı yazdır, turizm ajansı
19 Haziran 2017, 12:24
TÜROB Başkanı Timur Bayındır turizmdeki son tabloyu “Biz çok kriz gördük, ama hiçbiri bu kadar uzun sürmemişti” ifadeleri ile özetlerken, sektörde artık otellerin gıda ve işçi alım süreçlerinde ekonomideki çarkları ciddi ölçüde durduracak kısıtlamalara gittiğine dikkat çekti.

Tarihinin en uzun süreli krizini yaşayan turizm sektörü, bu kez ekonominin çarklarını önemli ölçüde yavaşlatacak gelişmelerin arifesinde duruyor. İyi dönemlerinde 35 milyar dolarlık gelir getiren turizmci, 2016 sonunda 22 milyar dolarlık gelirle dibi gördü. Ancak, sektörün 13 milyar dolarlık kaybına karşılık ülke ekonomisinde oluşan hasarın, ortaya çıkan rakamların oldukça ötesinde olduğu tahmin ediliyor.

Gıda sektöründen istihdam piyasasına, finanstan esnaf ekonomisine kadar geniş bir çarkın itici gücü olan turizmci haziran ayının ilk yarısı geçilmesine rağmen hâlâ büyük bir belirsizliğin içinde. Sözcü Gazetesi’nden Sayime Başçı’ya açıklamalarda bulunan Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Timur Bayındır turizmdeki son tabloyu “Biz çok kriz gördük, ama hiçbiri bu kadar uzun sürmemişti” ifadeleri ile özetlerken, sektörde artık otellerin gıda ve işçi alım süreçlerinde ekonomideki çarkları ciddi ölçüde durduracak kısıtlamalara gittiğine dikkat çekti.

Kimse cesaret edemedi

Sezona girilmesine rağmen istenilen hareketliliğe ulaşılamadığını aktaran Timur Bayındır, iki örnekle gelecek aylarda ortaya çıkacak tehlikeye işaret etti: “Turizm sektörü ekonomiye büyük ivme veriyor. Antalya'da oteller tarlayı satın alıyordu. Bunlar bin odalı büyük oteller. Domatesi kiloyla satın almıyor. Bir adam koyuyor önüne, topluyor her gün beş sandık veya 50 sandık, otele yolluyor. E şimdi o tarlaları almaya cesaret edemedi kimse. Önüne bakıp da ‘bu yıl doluyum ben günde bu kadar sebze meyve tüketirim' diyemediği için herkes toptancı hallerden başladı alışverişe. Afyon ili, mesela Antalya Bölgesi'nin etini temin eden bir yer. Ve karşılıklı et alım anlaşması yapıyorlar. Ancak bunlar bu anlaşmaları artık yapamıyorlar. Önlerini göremiyorlar. Hayvan alalım mı almayalım mı? Beslersek biz batarız, beslemezsek müşteri isteyince talebi karşılayamayız diyorlar.”

Bu fiyata yatırmamalı

Mayıs ayına kadar Ukrayna, Dubai, Moskova ve Berlin fuarlarına katılarak yoğun bir kampanya ve lobi sürecine katıldıklarını aktaran Bayındır'ın özellikle Rusya ile ilgili tahminleri ise piyasadaki söylemlerden farklı.

“Moskova bence herkesin dediği gibi değil. Orada erken rezervasyonda fiyatlar çok düşük seviyede olduğu için insanlar erkenden aldı. Oteller aldığı fiyatlarla turisti yatırmasa daha iyi bence. Ruslar da olan hadiseleri tam olarak hazmedememiş” diye konuşan Bayındır, bu yıl 2 milyon en iyi ihtimalle ise 3 milyona yakın Rus turistin gelebileceğini dile getirdi.

Borcu borçla kapatıyorlar

Timur Bayındır'ın konuşmasında dikkat çektiği bir başka konu ise sorunlu krediler. İşlerin kısa sürede normale dönmesinin artık hayati bir öneme sahip olduğunu aktaran Bayındır, otellerin kapanmaya başlaması durumunda sektörün kökten çöküşe gidebileceğine işaret etti. Artık, ertelenen kredi borçlarında da bıçağın kemiğe dayandığına dikkat çeken Bayındır, “İşler böyle kötü olunca bankalara gidilip erteleme talebiyle bir yıl için sadece faizler ödenmeye başlandı. İş de yok. Ne yapılıyor ya başka bir kredi alıp o krediyi kapatıyorsun ya da bir evin falan varsa onu satıp onla idare ediyorsun. Bunlar bir gün bitecek” diye konuştu.

Yenilik yok gelir artmıyor

Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Timur Bayındır, sektörün var olan planlamalar ile gelir artırmakta sorun yaşadığının altını çizdi. Yaptıkları bir araştırmada 20 yıl önce turizm gelirlerinin ortalama 8 bin dolar sınırında olduğunu kaydeden Bayındır aradan geçen 20 yıllık dönemde gelirlerin sadece 20 dolar artabildiğini belirtti. “Yurtdışından gelen bu insanların parasını kazanmayı bilmiyoruz” diyen Bayındır, “Gelenlere otel, lokanta ve bir takım tarihi yerlerin dışında hiçbir şey sunamıyoruz. Turistin eğlenmesi, burada bir şey görmesi ve bunun uluslararası ölçülerde olması gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

Yorumlar