TÜRSAB’ın, Hac ve Umre seyahatlerine yönelik faaliyetlerini acente ve kamuoyu ile paylaşmak için düzenlediği toplantıya TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve çok sayıda acente katıldı. Toplantıda, acentelerin TÜRSAB’ın, Hac ve Umre alanında izlediği politika ve stratejiler acente sahip ve yöneticileri tarafından sert eleştirilere maruz kaldı. Acentelerin önemli bir kısmı, TÜRSAB’ın bu alandaki faaliyetlerini yetersiz bulduğunu, gerekli önem verilmediğini, pasif bir politika izlendiğini dile getirdi.
Toplantıda, açılış konuşmasını yapan Başaran Ulusoy; “1999 yılında göreve geldiklerinde 6 bin seviyelerinde olan Umre seyahatlerinin 2015 yılında 350 bin seviyesine ulaştığını belirtti. Ulusoy, uzun ve yoğun bir çalışmanın ardından Bakanlıklar Arası Hac ve Umre Kurulu’nda yer almaya başladıklarını ve sayede bu alanda söz sahibi olma hakkını kazandıklarını hatırlattı. Bu gelişme sonrasında vize konusundan ulaşıma kadar birçok alandaki sıkıntılara çözüm bulduklarına dikkat çeken Ulusoy; kendilerine yöneltilen eleştirilerin yapıcı olmadığını, bu tarz eleştirilerin nihayetinde herkese zarar vereceğini ifade etti.
Acentelerin yaşadıkları sıkıntılar ve TÜRSAB’a yönelttikleri eleştiriler ağırlıklı olarak Suudi Arabistan yönetiminin 3 yıl içerisinde ikinci defa Hac ve Umre ziyaretini gerçekleştireceklerden alacağı harç ve ziyaret süresince dağıtılan yemek konusunda yaşanan sıkıntılar üzerine yoğunlaştı.
Şikayetlerimizi her ortamda dile getiriyoruz
Arabistan yönetiminin almış olduğu harç kararına tamamen karşı olduklarını belirten Ulusoy, bu konuyla ilgili şikayetlerini her ortamda dile getirdiklerini, Dinayet Başkanı’nın bu konuyu bizzat Cumhurbaşkanı’na ilettiğini söyledi.
Bu konuda TÜRSAB’ın faaliyet ve çalışmalarını yeterli bulmayan acente yöneticileri ve yetkilileri gerekirse Ürdün ve Mısır gibi boykot uygulama ve daha sert bir tavır alınması gerektiğini ifade ettiler.
Kumanyalar Dinayetin denetiminde
Ulusoy, Diyanet ile yemek konusunda, kumanya ve servis gibi birçok konuda anlaşmazlık yaşadıklarını ama orta yol bularak bunları çözmeleri gerektiğini Diyanet’in verdiği yemek ile acentelerin verdiği yemeklerin arasındaki fark nedeniyle oluşan şikayetlere bir çözüm bulmaları gerektiğini belirterek Kurul’da Diyanet’in belirleyeceği bir menünün dağıtılması ve kumanyaların da aynı şekilde verilmesini kabul ettiklerini ifade etti.
Her konuda zor durumdayız…
Ulusoy’un ardından söz alan bir acente temsilcisi ise; “Her konuda zor durumdayız. Bizi TÜRSAB soyar, Arabistan soyar, havayolu şirketi soyar... Gelin kendimizi de, TÜRSAB’ı da, Arabistan’ı da, Diyanet’i de sıkıntıya sokalım ve bu sene Umre yapmayalım. TÜRSAB da 2 sene bizden aidat almasın’’ önerisini yaptı.
Zamanında Diyanet’e yürümedik mi?
Diğer bir acente temsilcisi ‘’Zamanında Diyanet’e yürümedik mi? çıkışıyla daha aktif eylemler izlenmesi gerektiğini dile getirdi. Ulusoy, ise ‘”O zamanlar artık geçti, kontak kapatma devri bitti. Artık konuşarak anlaşmak zorundayız. Verilmesi gereken mücadelenin en iyi şekilde verildiğinden hepiniz emin olun.’’ Diyerek karşılık verdi.
Nebil Çelebi: 17 yıldır ilk defa bu kadar endişeliyim… Batıyoruz…
Hilal Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Nebil Çelebi; TÜRSAB’ın bu konuda izlediği stratejileri değerlendirmek ve bu konulardaki eleştirilerini sunmak için söz aldı.
Suudi Arabistan’ın almış olduğu harç kararına yönelik Umre yapmama önerisinin değerlendirilebileceğini belirten Çelebi bunun öncesinde yapılması gereken ve geç kalınmış başka konuların olduğunu belirtti.
Çelebi, ‘’Biz eskiden din görevlisi olan rehber arkadaşlarımızı turlarda kullanıyorduk. Bu yüzden de acente arkadaşlarımızın Dinayet’ten hoca talebi olmuyordu. Ancak bu konu tepki çekti ve Diyanet 40 kişiye bir görevli tahsis edilmesi şartını getirdi. Biz de kendi görevlilerimize de sertifikasyon verilmesi şartıyla kabul ettik bunu. Ancak geçtiğimiz mayıs ayında yönetmelik değişti ve 20 kişiye bir görevli şartı önümüze geldi. Biz, bu konuya itiraz edeceğimiz zamanda itiraz edemedik. Artık çok büyük itirazlarla bu işi değiştirebiliriz. TÜRSAB oturduğu yerden aidat alıyor, neden sorunlarımıza çözüm bulmuyor. 17 senedir bu işi yapıyorum ve ilk defa endişe duyuyorum. Batıyoruz herkes bunu biliyor.’’ şeklinde konuştu.
Paylaşırsak tok, tartışırsak yok oluruz
Başaran Ulusoy, Çelebi’nin bu eleştirilerine: “11 yılın aidatlarının yüzde 70’ini almadık. Aidat almama imkanımız var da mı alıyoruz? Sıkıntıyı sadece siz çekmiyorsunuz, Thomas Cook dahil herkes sıkıntıda. Bizler elimizden geleni yapıyoruz. Arkadaşlarıma soruyorum, hiç mi iyi bir şey yapmadık? TÜRSAB artık bu kadar kini kaldıracak durumda değil. Paylaşırsak tok, tartışırsak yok oluruz.” şeklinde yanıt verdi.