Grand Kartal Otel faciasında oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden Danıştay 9. Daire Ceza Başkanı Abdurrahman Gençbay, davanın altıncı gününde yaptığı konuşmada, “Kamu görevlilerinin birinci derecede sorumlu olduğu gerekçesiyle 'Turizm Bakan Yardımcısı’na soruşturma izni istiyorum’ denildiği noktada Turizm Bakanlığı, ‘bunlar benim kıymetlilerim’ demeye getiriyor ve soruşturma izni vermiyor. Soruyorum, Turizm Bakanlığı koltuğunda oturan bu kişi ne yapmak istiyor?” dedi.
Abdurrahman Gençbay şunları söyledi: "Beş gün boyunca duruşmayı izledim. Gördüğüm tablo zaten yüreğimiz yanmış ama daha da canımız acıdı. Biz buraya mahalle kavgası için gelmedik. Biz bize emanet edilen canlar için buraya geldik. Sanıklar, sanık müdafileri ve müştekilerden bu anlayış doğrultusunda hareket etmelerini beklerdim. Otelde kalan misafirler, ev sahipleri tarafından uykularında katledildiler. Müşteki yakınlarının insani tepkilerine bile tahammül edemediler. Sanık yakınları ağza alınmayacak küfürler ettiler. Oysa bu insanları anlamaya çalışmak gerekiyor. Bakıyorum sanıkların tamamı kendilerini suçsuz görüyorlar…
Benim oğlum ve oğlum gibi sevdiğim oğlumun çocukluk arkadaşı, bu iki çocuk hiç tanımadıkları insanlar için, çocukların haykırışlarını duyunca gözlerini karartmadan ateşin içine girdiler. Görenler anlatıyor, kendilerini parçalamışlar orada insanları kurtarmak için. Bu iki insan öyle soylu ruhlara sahipti işte. Bizim evlatlarımız hiç tanımadığı insanlar için canlarından vazgeçmişler. Benim oğlum intörn doktordu, 2 ay önce arkadaşları mezun oldu hepsinin mezuniyetini izledim kahrolarak.
Ben herhalde bunu yaşasam gidip otelin en üst katından kendimi atardım, gidip meyve yemezdim karşı otelde.
Ben Halit Ergül’ü dinledikten sonra bu harami düzeni kuranın Halit Ergül olduğunu anladım. Ben hayatta böyle bir otel işletmesi görmedim. Genel müdür, ben genel müdürüm diyemiyor, ‘silah ruhsatı’ için diyor. Burada aynı zamanda organize bir vergi kaçakçılığı var. Buradan çıkınca Hazine ve Maliye Bakanlığı’na suç duyurusunda da bulunacağım. Herkes suçu birbirine atıyor. Bu kadar organize kötülüğü bir aşçı yamağına bağlamaktan çekinmiyor. Vicdanı bile sızlamıyor. Bunu heyetinizin takdirine bırakıyorum. Burada yargılanması gereken Turizm Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, valiler gibi bu olayın hesabını vermesi gereken çok isimler var.
Bu dava her yönüyle tarihe geçecek bir davadır. Bu dava cezasızlık algısının ortadan kaldırıldığı, yapanın yanına kar kalan anlayışın paramparça edildiği bir dava olacaktır. Bu yargılama sonunda verilecek karar hukuk tarihinde altın bir sayfa olarak geçecektir. Mahkeme dışı faktörlerin de yargılamayı engellememesi, yargılamanın önünü açması gerek. Dünyada kayıtlara geçmiş en büyük 6’ncı otel yangını. Burada otel sahipleri, belediye özel idare yetkilileri, özellikle Turizm Bakanlığı denetimden ve gözetimden sorumlular şüphelilerin başında gelmektedir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri de aynı şekilde.
"Turizm Bakanlığı koltuğunda oturan bu kişi ne yapmak istiyor?"
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın istemine rağmen Turizm Bakanlığı yetkililerine soruşturma izni verilmedi. İtirazlara rağmen izin verilmedi. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı 12 Mayıs 2025 tarihinde Danıştay’ın 157’nci kuruluş yıl dönümünde 'Son dönemde milletimizi en fazla rahatsız eden cezasızlık algısının önüne geçecek kapsamlı düzenlemeleri kamuoyumuzla paylaştık. Şu konuda son derece kararlıyız. Yapanın yanına kar kalıyor türü ön kabullerin her ne sebeple olursa olsun toplumda yerleşmesine müsaade etmeyeceğiz' dedi. Daha geçen hafta Adalet Bakanı ‘kamu görevlileri dahil herkes denetime tabiidir’ dedi.
Kamu görevlilerinin birinci derecede sorumlu olduğu gerekçesiyle 'Turizm Bakan Yardımcısı’na soruşturma izni istiyorum’ denildiği noktada Turizm Bakanlığı, ‘bunlar benim kıymetlilerim’ demeye getiriyor ve soruşturma izni vermiyor. Soruyorum, Turizm Bakanlığı koltuğunda oturan bu kişi ne yapmak istiyor? Mahkemenin yargılamasına gölge düşürecek her türlü baskı ve işlemlerden kaçınılması gerek.
Bu organize kötülük de belki de en büyük pay, oteli Avrupa kriterlerine uygun hale getirmemek. Bu olay sonrasında bana Marmaris’te bir otel sahibi yazdı, 'Benim oteli denetlemeye Turizm Bakanlığı gelmez, uğramaz bile. İngiliz tur şirketi gelir denetler ve yapmam gereken 13 maddeyi sıralar öyle misafirlerini getirir. Senin evladının yandığı otele müşterilerin yüzde 35’ini getiren ETS tur şirketidir. O yapmış mı hiç denetim?' diye sordu. Turizm Bakanı’nın tur şirketi olan ETS, neden denetim yapsın ki. Yüce mahkemeye burada çok büyük bir iş düşüyor, yükünüz çok ağır. Bolu’da hakimlerin olduğunu tüm dünyaya gösterin.''
“Turizm Bakanının tanık olarak dinlenmesini istiyoruz!
Gençbay ailesinin avukatı Mehmet Eren Turan ise “Turizm Bakanı’nın tanık olarak dinlenmesini talep ediyoruz, bu izni hangi gerekçelerle vermediğini anlatmasını talep ediyoruz huzurda. Kendisi seçilmiş değil, atanmış olduğu için de bunun önünde bir engel yoktur” talebinde bulundu.