Mustafa Küçükçakan / TÜM YAZILARI
Mustafa Küçükçakan
Mustafa Küçükçakan

Otel Genel Müdürü / Çevirmen

TÜM YAZILARI
Taylandlıların özgürlüğü Yaklaşık iki ay oldu. Asya’nın gizemli ülkesi Tayland’ın ünlü tatil merkezi Pattaya’dayım. Doğal güzellikleri, tropikal iklimi, güler yüzlü insanları ve akıllara durgunluk veren eğlence anlayışıyla yılın dört mevsimi dünyanın her yerinden milyonlarca turisti ağırlıyor.
İnsanın değeri aradığı şeydir 2 (Lady Boys) Şehir turu training (eğitim) alıyorum. Yarın günde üç saat toplam doksan saat Tayland dili dersi başlayacak. Takılma, keyfini çıkarmaya bak diyor yanımdaki görevli. Başımı öne eğdiğim de de bir anlam yükleyemiyor bana.
İnsanın değeri aradığı şeydir Mütevazi bir hayatım var... Çalışmaya değil de gezmeye gelseydim düşüncesi ağır basıyor. Ama yine de renkli dünya çağırdı mı şişiriyorum yelkenleri yeniden. Hayatımda da olduğu gibi, uçağın da en son koltuğu düştü şansıma.
Eyvah yine işsiz kaldım! Satışları dibe vurmuş, çalışan personeli küstürülmüş oteller grubunu, birkaç ayda düze çıkardım. Kazandığımız parayla da oteli yenileyerek, servis kalitesi ve konuk memnuniyetine dayalı çalışmayla, grubun itibarını artırıp, her yıl hedeflenen cironun üstüne çıkarmayı başardım.
Şeytanın duyun dediği... Yaklaşık otuz altı yıl bu meslekte çalıştım. Meslek olduğu tartışılır. Yine de meslektir bence. Benim vatanımda hangi meslekten olursan ol, yaptığı işten hiç memnun olan yok. En geçerli güvenli meslekler bile ikinci on yılda aşırı tüketildiğinden yok olmaya yüz tutuyor.
Bir çaydanlık misali dünya 1962 doğum yılım. Geride kaybolup giden yarım asırdan fazla zamanı hatırlamıyorum bile. Bana ayrılan zamanın neredeyse üçte ikisini göz açıp kapayıncaya kadar nasıl tükettim anlayamıyorum.
Trendeki adam O kadar çok gönül penceresi açtınız ki size minnettarım. Şimdi de kalbinize dokunabilmek için buradayım. Size söz veriyorum. Bakın bu söz taşa, bu kuşa bu da bir varmışız bir yokmuşuza. Bakın bu; su sesi, kadın sesi, para sesiyse nerede sessizliğin sesi? En son ne zaman duydunuz içinizdeki sesi? Yok öyle bir şey diyenler! Bu işittiğimiz sesler kimin sesi? En kolay duyduğumuz, inandığımız içimizden gelen ses değil, dışardakilerin sesi.
Gönül pencerenizi tıklatıyorum; ben geldim Bu gün yeni bir gün. Turizm Ajansı'nda yazmaya başlıyorum. Yazmak mı ? Bu nasıl delice bir tutku ? Yüz yıllardır yazıyor insanlar, okunmadığını bile bile. Suya sabuna dokunmadık ne kalmış bu dünya da ki? Herkes her şeyi yazdıysa ben ne yazabilirim ki? Hadi yazdım diyelim; kimse okumaz ki; okunmaz ki.