Haberler

TUROYD Başkanı Aksu: Ciddi sayıda otel yöneticisi evde oturuyor

Oteller için hazırlanan sertifika çalışmasının halka sorulmadığını söyleyen TUROYD Başkanı Ali Can Aksu, pandemi sürecinin turizmde paradigma değişimi yaratacak gerçekleri hatırlattığını söyledi. Otellerin sertifika almalarının iş hacmini büyütmeyeceğini belirten Aksu, "Ciddi sayıda otel yöneticisi arkadaşımız evde oturuyor. Dışarıdan alabilecekleri yardım yok. KÇÖ ile ayakta kalınması çok zor" dedi.

TUROYD Başkanı Aksu: Ciddi sayıda otel yöneticisi evde oturuyor

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Başkanı Ali Can Aksu'nun sektördeki güncel konuları ela aldığı ve Zoom üzerinden gerçekleştirdiği basın toplantısı bugün yapıldı.. Aksu, konuşmasında turizmin kayıplarına vurgu yaparken alınması gereken tedbirlerin ve paradigma değişiminin altını çizdi. İşte TUROYD Başkanı Ali Can Aksu'nun konuşmasından başlıklar...

"%40 dışarı çıkacak"

"Turizm sektörü 35-40 milyar dolarlık gelirle geçen yıl ülke ekonomisine %20 civarında bir katkı sağladı. Koronanın başlangıcını şubat ayı baz alırsak sezonu da 1 haziran sayarsak zaten Avrupalı ve Rus turisti kaybettiğimizi söyleyebiliriz. Bu saatten sonra her şey sürpriz olacak. Rusların gelişi Temmuz mu olur Ağustos mu bilemiyoruz. İç pazarda hiç evinden çıkmayan ve Covid’e karşı önlem alan bir kitle vardı. Kimisi çalışma mecburiyetinden dolayı %40’lık bir kitle de dışarıya çıktı. Dolayısıyla bu %40’ı referans alırsak bu kadarlık bir kesimin kıyı bölgelerinde tatil yapabileceklerini düşünebiliriz ama %60 için öyle olmayacak.

"Halka sorulmalıydı"

Devletin oteller için hazırladığı sertifika çalışması zaten tüm dünyada uygulanan hijyen kurallarını kapsayan bir çalışmasıydı. Bu kriterler ülkemizde uygulanıyordu. Buna sosyal mesafe ve ekstra materyaller eklendi. Ancak sertifika çalışması yapılırken halka hiç sorulmadı. Bizce halka sorulabilirdi. Siz nasıl güvenli bir tatil istiyorsunuz diye sorulabilirdi.

"Destekler yıl sonuna kadar sürmeli"

Devletin destekleri ötelemeden öteye geçemedi. Doluluk garantisi olsaydı alınan önlemler yeterli olabilirdi. Covid’in turizme zararı 30 milyar dolar olacak. Bazen sadece kıyılara bakılıyor oysa şehir otelciliğinde de sorunlar var. MICE’ın hareketlenmesini beklemiyoruz. Mutlaka ekonomik desteklerin yıl sonuna kadar götürülmesi gerekiyor.

Turizmde 1 milyona yakın çalışan var. Öngörümüz böyle giderse yani %40 kapasite ile oteller çalışırsa 650 bin personel açıkta kalacak. Ancak çalışan 350 bin personel devlet desteği alsa bile yine %40’lık bir gelir kaybı yaşayacaklar.

"Kimsenin kenarda akçesi yok"

Çok zayıf ekonomiye sahip olduğumuzu görüyoruz. Bugün 6 bin tesis değil de 3 bin tesis olsaydı, 8-9 bin değil de 2-3 bin seyahat acentası olsaydı veya daha az rehber olsaydı o zaman bu ekonomi herkesi mutlu edecek ve ekonomik olarak sürdürülebilir olacaktır. Şunu gördük ki kimsenin kenarda akçesi yok. 3-4 ay idare edebilecek kadar bile yok. Gemiden ilk atılan yine personel oldu. Mart ayında 375 bin kişi işten çıkarıldı. Öte yandan personeli koruyan gruplarda çıktı ki onları da tebrik ediyorum.

"Türkiye'nin hafızası boşaldı"

Otel sertifikalarının alınması iş hacmini büyütmeyecektir. Belki bundan sonra aksiyonlarınızı hijyen üzerine alacağız. Otellerin hatta Türkiyenin hafızası boşaldı, senaryo yeniden buna göre yazılmalı. Bu dünyayı yeniden revize eden bir virüs oldu. Bize verdiği mesaj: doğayla savaşacağınıza doğayla barış içinde olun.. Bazı duayenlerin her şey dahil bizim için en iyi sistem olduğunu söylemelerine şaşıyorum. Her şey dahil ile turizm yapmak bizi ileri götürmeyecek. Bu saatten sonra cesur davranıp turizmi yeniden şekillendirmek gerekiyor.

"Turizm üç ileri üç geri gidiyor"

Şayet turizm çeşitlendirilip ve Anadolu kalkındırılsaydı bugün 35-40 milyar dolar değil 150 milyar dolarlık bir gelir elde edebilirdik. Dünyanın en zengin turizm potansiyeline sahip bir coğrafyadayız. Hatalarda ısrar etmek doğru değil. Türk turizmi üç ileri üç geri gidiyor.

Sektördeki 1 milyonluk istihdamdan yalnızca 200 bini Kısa Çalışma Ödeneği'nden faydalanabildi. 300 gün zorunluluğu koyuldu. Her 10 kişiden biri bu kadar sigortalı olabiliyor. Antalya’da sigorta süresi maalesef ortalama 5 ayı geçmiyor. Yarayı merhemle iyileştirme modeline gidiyoruz, oysa yeni modeller için bir çalışma yapmalıyız.

"Sürdürülebilir olmak öne çıkacak"

Doğayla barışık turizm algısını mesaj olarak verebiliriz. Mesela ormanlar turizme nasıl katılabilir diye düşünmeliyiz. Covid-19 salgın sürecinde bağışıklık sisteminin iyi olmasının önemini gördük. Güneşe, doğaya ve toprağa olan hasreti gördük. Ekolojik ve sürdürülebilir turizm daha çok öne çıkacak. Bu saatten sonra algı yönetiminin çok daha etkin olacağını düşünüyorum.

"Mesajlarla geçiştirildiğini görüyoruz"

50-60 yıldır bu sektör ekonomiyi kalkındırıyor. Bize göre öteleme ile değil ciddi destek ve hibelerle bu sektörün desteklenmesi gerekiyor. Mesajlarda geçiştirilmeye çalışıldığını görüyoruz ama durum hiç iç açıcı değil. Ciddi sayıda otel yöneticisi arkadaşımız evde oturuyor. Dışarıdan alabilecekleri yardım yok. KÇÖ ile ayakta kalınması çok zor. Doğalgaz, elektrik, su ücretleri bile bir önceki yıla göre %30 artmış durumda. Devletin sonuna kadar bu işe destek olması gerekiyor."

Yorumlar (0)