Schengen vizesi almak isteyen binlerce vatandaşın karşı karşıya kaldığı randevu krizi büyürken, sistemin işleyişine ilişkin dikkat çekici yeni iddialar gündeme geldi.
Özellikle turistik vize başvurularında yaşanan yoğunluk, aylar sonrasına verilen randevular ve bot ile karaborsa tartışmaları sürerken, şimdi de bazı başvuruların ticari vize kategorisi üzerinden hızlandırıldığı öne sürülüyor.
Konuya ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler, Milliyet Gazetesi yazarı Eren Aka tarafından kaleme alındı. Aka, Schengen vize randevularına ilişkin yaptığı araştırmalarda sektör içerisinde uzun süredir konuşulan bazı iddialara ulaştığını belirtti.
Turistik başvuruya ticari davetiye eklendiği iddiası
İddialara göre bazı vize aracılık merkezleri ve acenteler, turistik amaçla seyahat etmek isteyen kişilerin dosyalarına yurt dışındaki şirketlerden temin edilen ticari davetiyeler ekliyor. Böylece başvuruların turistik vize yerine ticari başvuru kategorisinde değerlendirilmesinin önü açılıyor.
Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, bazı ülkelerde ticari vize randevularına ulaşmak turistik randevulara göre çok daha kolay olabiliyor. Hatta kimi ülkelerde ticari kategoride ertesi gün için bile randevu bulunabildiği ifade ediliyor.
Vize türü değişmiyor
İddiaların dikkat çeken yönlerinden biri ise başvuru kategorisi değişse de verilen vizenin değişmemesi. Çünkü Schengen sisteminde hem turistik hem de ticari amaçlı kısa süreli seyahatler için düzenlenen vizeler aynı kategori altında, yani “C Vize” olarak veriliyor. Bu nedenle birçok kişinin başvurusunun hangi kategori üzerinden yapıldığını fark etmeden vize sürecini tamamlayabileceği belirtiliyor.
Erken randevuların arkasında bu yöntem mi var?
Schengen randevularında yaşanan kriz nedeniyle son dönemde bazı kişi ve kuruluşların yüksek ücretler karşılığında kısa sürede randevu bulunabildiği yönündeki söylemleri de tartışma konusu olmuştu. Bu durum, “Erken randevu vaadiyle sunulan hizmetlerin arkasında ticari davetiye yöntemi mi bulunuyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Ancak habere konu olan iddiaların şu aşamada kanıtlanmış bir usulsüzlük anlamına gelmediği, sektör içerisinde uzun süredir konuşulan ve araştırılması gereken iddialar olduğu vurgulanıyor.
Asıl tartışma davetiyelerin kaynağında
Araştırmalarda öne çıkan bir diğer nokta ise kullanılan davetiyelerin niteliği. İddialar, sahte belge düzenlenmesinden çok, gerçek ticari davetiyelerin hangi amaçla ve hangi ilişkiler çerçevesinde temin edildiği üzerinde yoğunlaşıyor.
Çünkü vize başvuru merkezlerinin görevi, başvuru sahibinin sunduğu evrakları teslim almak ve ilgili konsolosluklara iletmekle sınırlı bulunuyor. Başvuru dosyasındaki ticari ilişkinin gerçek olup olmadığını araştırma yetkisi ise bu merkezlerde bulunmuyor.
Bu nedenle sektör içerisinde şu soruların yanıtının aranması gerektiği belirtiliyor: Turistik seyahat edecek kişiler adına kullanılan ticari davetiyeler hangi şirketlerden temin ediliyor? Bu şirketlerle Türkiye’deki aracılar arasında nasıl bir ilişki bulunuyor? Davetiyeler hangi gerekçelerle hazırlanıyor ve süreçten kimler kazanç sağlıyor?
Bot ve karaborsa tartışmalarına yeni halka
Schengen vize başvurularında uzun süredir bot kullanımı ve randevu karaborsası iddiaları konuşulurken, ticari davetiye yöntemiyle ilgili iddialar da tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Vatandaşların en çok merak ettiği konu ise değişmedi: Aylar sonrasına verilen randevular karşısında bazı kişiler çok daha kısa sürede randevuya nasıl ulaşabiliyor?
Schengen randevu sistemine ilişkin tartışmalar sürerken, sektör kaynaklarının dile getirdiği bu iddiaların önümüzdeki dönemde daha ayrıntılı şekilde incelenmesi bekleniyor.