Haberler

Turizmin kurtuluş reçetesi!

Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Müsteşar Yardımcısı Güman Kızıltan, koronavirüs salgınıyla ağır darbe alan Türk turizminin krizden çıkış yollarıyla ilgili dikkat çekici bir yazı kaleme aldı.

Turizmin kurtuluş reçetesi!

Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Müsteşar Yardımcısı Güman Kızıltan Gözlem Gazetesi'ndeki köşesinde turizm sektörünün içinde bulunduğu duruma ilişkin kurtuluş reçetesi hazırlamaya mecbur olduğunu yazdı. Bu reçetenin adının da tek kelimeyle 'Değişim' olduğunu belirten Kızıltan yazısında özetle şu ifadeleri kullandı:

"İşte bu ümitsiz tablodan sonra turizmde ulaşım, otellerin yeniden dizaynı, servis ve yaşam alanlarının planlanması, havalandırma ve klima düzenlerinin ultraviyole sisteme dönüştürülmesi, acil yardım donanımları, açık büfe düzenlemeleri, personelin eğitimi vs hep gündeme gelecektir.

En önemlisi bu değişimler, tüketici turist ve değişik destinasyonlara göre farklı oranlarda isteneceğinden ayrıca dikkat gösterilmesi gerekliliği de gözardı edilmemelidir.

Geçmişte yaşanan krizleri incelersek, her krizin ardından tüketici risk algısı yükselmiş ve tipi de değişmiştir.

Yukarıda sözünü ettiğim gibi, havayolu ulaşımında ve diğer ulaşım araçlarında oturuş aralıkları, maske mecburiyeti, dezenfektan masrafları gündemin öncü değişkenleridir.

Risk sigortası istenecek

Otellerde ve toplu merkezlerde, kongre ve diğer organizasyon mekanlarındaki klima ve havalandırma sistemlerinin artık yeni temiz hava ve ultraviyole sisteme geçişi, vazgeçilmez bir ön şart olacaktır.

En önemlisi, işçi işveren ilişkilerinde; turist, tesis ve acenta ilişkilerinde bütün bu değişimlerden kaynaklı olarak “mutlak surette” risk sigortası istenecektir.

Ön rezervasyonlar ve iadeler konusundaki risk sigortası, taraflar için kaçınılmaz olacaktır.

Ayrıca personelin konumu konusunda, geçici olarak alınanların yeni gelişmeler doğrultusunda eğitimlerinin yapılmasının ön plana alınacağı muhakkaktır.

Tur operatörlerinin müfettişleri denetime gelecek

Özellikle AB menşeli tur operatörlerinin müfettişleri ülkemize gelecek ve sayılan ve sayılamayan bu hususlarda rapor vereceklerdir. Yıllık kontratlarda bu şartlar mutlaka gündemde olacaktır. Hijyen ve sağlık konularındaki istekler, Türk turizm tesislerinin yaşanan bu boşlukta tamamlayabileceği ön çalışmalardır.

Sonuç; turizm sektörümüz maalesef çok da ümitli bir gelecek tablosu ortaya koyamamaktadır. Kanımca bu sezon birçok tesis açılamayacaktır. Salgının bitmesi durumunda ise, dünya insanlarının öncelikli olarak tatillerini kendi ülkelerinde yapmaları eğilimi öne çıkacaktır.

Umarım otellerini elden çıkaran yatırımcı sayısı tavan yapmaz

Bu arada umarım tesislerini elden çıkarma noktasına gelen yatırımcı sayımız tavan yapmaz. Ancak böyle bir hal vuku bulursa yabancı sermaye de bu durumdan istifade etmenin fırsatlarını arayacaktır.

Umutsuzluk saçmak istemem elbette. Ancak bir tesis sahibi olsam, bu minvalde değişim ve eğilimler doğrultusunda kendi tesisimi baştan aşağı geleceğe hazırlardım. Tabi bunu yapacak güç varsa!

Bu yıl ülke turizmimizin adı ne yazık ki ülkeler arası değil, “olabildiği kadarıyla turizm” olacaktır.

Umarım ve dilerim ki bu eşen bir çaresi, en kısa zaman içinde bulunur.

Yorumlar (0)