4857 sayılı İş Kanunu’nda geçtiğimiz hafta yapılan değişiklikle birlikte, turizm işçileri için hafta tatilinin 11. güne ertelenmesinin önü açıldı. Bu sürede yapılan çalışmalar ise fazla mesai olarak değerlendirilmeyecek. Uygulamanın yürürlüğe girmesiyle birlikte sendikalar, düzenlemeye karşı hukuki mücadele başlatma kararı aldı.
Cem Kınay: “Bu insan kaynaklarına darbedir”
Turizm sektörünün önde gelen isimlerinden Dr. Cem Kınay, düzenlemeye karşı çıkan isimlerden biri oldu. Kınay, söz konusu uygulamanın sektördeki insan kaynağını olumsuz etkileyeceğini ifade etti.
Turizm işçisinin haftalık dinlenme hakkının temel bir kazanım olduğunu vurgulayan Kınay, “Dinlenme hakkı haftada 1 gündür, bu hak esnetilemez. Bu uygulama sektöre verim değil, sadece huzursuzluk getirir” dedi.
Bakındı: “Kazanımları korumanın yolu güçlü örgütlülükten geçiyor”
TOLEYİS Başkanı Cemail Bakındı, değişiklikle birlikte işçi haklarının daha da kırılgan hale geldiğine dikkat çekti. Sendikal örgütlülüğün düşük seviyede olmasının, işçileri yalnızlaştırdığını ve güvencesiz çalışma koşullarını normalleştirdiğini söyledi.
Bakındı, yasal düzenlemelerin sendikal kazanımları geriye götürdüğünü belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Toplu iş sözleşmeleriyle bazı güvenceler sağlanmış olsa da bu tarz emredici uygulamalar işçi haklarının geriye yürütülmesine sebep oluyor. Yasal zeminin işçi aleyhine böylesine değiştiği bir ortamda, kazanımların korunmasının yegâne yolu yalnızca yasal düzenlemelerin değiştirilmesi değildir, güçlü bir örgütlülük düzeyiyle bu mücadele teminat altına alınmalıdır.”
Turizm Bakanı’nın aynı zamanda turizm sektöründe işveren kimliğiyle hareket etmesine de tepki gösteren Bakındı, “Turizm bakanının aynı zamanda turizm işvereni olması, başta kendi işyerlerine yönelik böyle bir emek sömürüsünü desteklemesi ülkemizin içinde bulunduğu şartlar açısından üzücüdür” dedi.
Özdemir: “Verimi artırmanın yolu koşulları iyileştirmek”
Dev Turizm-İş Sendikası Başkanı Turgay Özdemir ise turizm sektöründe örgütlenmenin zorluklarına dikkat çekti. İş verimini artırmak için çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, “Bir yerde verimi artırmak, hizmeti büyütmek istiyorsan koşulları iyileştirirsin. Ancak bu şekilde kalifiye insanlar çalıştırabilirsin” dedi.
Özveri: “Esneklik, hakkı sıfırlayan unsurdur”
Çalışma Ekonomisi Doktoru ve Avukat Murat Özveri de yasal değişikliğin hem Anayasa’ya hem de uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı olduğunu ifade etti.
Özveri, bu tür düzenlemelerin iş hukukunu işlevsizleştirdiğini belirterek şunları söyledi: “Esneklik, matematikteki sıfır gibi yutan elemandır. Hakkın, korumanın yanına esneklik getirirseniz elde edeceğiniz koruma sıfıra inecektir.”