İnternetin hızla yaygınlaşması bilgiye ulaşımı daha kolay hale getirdi.
İnternet üzerinden yayın yapan online gazeteler hayatımıza girdi. Zamanla bunların sayıları arttı. Ama birkaçının kalitesi ve okuyucu sayısı hep yüksek kaldı.
Dolayısıyla turizm sektöründeki gelişmeleri profesyoneller neredeyse son 15 yıldır kendi sektör medyasından takip etmeye başladı.
Turizm medyası sektördeki gelişmeleri detaylarıyla en hızlı duyuran kanal oldu; profesyonellerin birbirlerinden ve dünyada olup bitenden haberdar olmalarını sağladı.
Turizm medyası önemli fuarların da nabzını tutu. Hem kamu hem özel sektör arasında köprü oldu.
Tedarikçisiyle, teknoloji üretenle turizm endüstrisinin gelişmesinde ve bugünlere gelmesinde turizm gazetelerinin, haber sitelerinin payı büyüktür.
Ancak sektörün turizm medyasına yeterince değer vermediği de aşikar. Maalesef turizmciler haberci olanla haberci olmayanı ayrımlayamadı.
Birçok gereksiz organizasyona binlerce dolar harcayan turizmciler, turizm haber sitelerine 3 kuruş banner istendiğinde köşe bucak kaçtılar. Ama mikrofon her uzatıldığında konuştular, her ödül aldıklarında haber olmasını istediler; her kameraya poz verdiler.
Ama bu ilgisizliğe gazeteci olduğuna inandığımız arkadaşlarımız da çanak tutu. Kendi aralarındaki tatlı rekabeti unuttukları zamanlar oldu. Birbirlerine destek olmaktan çok kin duydular.
Hatta hayat görüşü bakımından aynı pencereden olaylara baksalar da o egosantrik dünyalarındaki gerçeklere yenik düşüp karşı konulmaz nefretler taşıdılar birbirlerine.
Dolayısıyla turizm medyası da bu krizden etkilendi. Hem kendi içindeki mesleki dayanışmayı sağlayamadığı hem de sektörün kendi medyasına yeterince sahip çıkmadığı için…
Geçtiğimiz haftalarda benim de uzun yıllar görev yaptığım TBS (Turizmdebusabah.com) yayın hayatına son verdi. Yayın hayatını sonlandırma gerekçesi sektörde var oluş nedeniyle uyuşmadı. Ancak pek çok yayının farklı gerekçelerle kapanmak üzere olduğunu da duymuyor değiliz. Bu çok üzücü.
Yani turizm basını da ayakta durmakta zorlanıyor. Dergisini aylık periyottan 2 hatta 3 aya çıkaranlar veya internet gazetesini her gün güncellemek için çırpınan gazeteciler var.
Bir Çin Atasözü der ki; "Herkesin hasta olduğu yerde hasta olmayan da hastadır."
Yaşanan kriz turizm medyasını da vurdu.
O yüzden turizm sektörünü kendi medyasına sahip çıkmaya davet ediyorum.
Buna karşın dost olan, kadir kıymet bilen insanlar ise hep kalbimizde...
Ve umudumuz da onlar değil mi?