Haberler

Turizm işçileri İstanbul'da buluştu: Bu ekonomik kriz değil, alın terimiz çalınıyor!

DİSK Dev Turizm-İş’in çağrısıyla İstanbul’da bir araya gelen turizm ve hizmet işçileri, düşük ücretler, güvencesizlik ve sendikasızlığa karşı ses yükseltti. Genel Başkan Turgay Özdemir, “Bu ekonomik kriz değil, servet transferidir, alın terimiz çalınıyor” dedi.

Turizm işçileri İstanbul'da buluştu: Bu ekonomik kriz değil, alın terimiz çalınıyor!

Hizmet ve turizm sektöründe çalışan işçiler, DİSK Dev Turizm-İş Sendikası’nın çağrısıyla İstanbul Kadıköy’de bulunan Kozyatağı Kültür Merkezi’nde düzenlenen işçi buluşmasında bir araya geldi. Etkinlikte sektörün güncel sorunları tartışıldı; düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve sendikal örgütlenmenin önündeki engeller gündeme geldi. Buluşmaya DİSK’e bağlı farklı iş kollarından sendika yöneticileri de katılarak dayanışma mesajları verdi.

“Milyonlarcayız ama yok sayılıyoruz”

DİSK Dev Turizm-İş Genel Başkanı Turgay Özdemir, konuşmasına turizm sektöründe çalışan emekçilerin görünmezliğine dikkat çekerek başladı. Özdemir, turizm işçilerinin ülke ekonomisi için hayati bir rol oynamasına rağmen kamuoyunda neredeyse hiç yer bulamadığını vurguladı.

Sektörde çalışan işçi sayısına ilişkin verileri paylaşan Özdemir, yaz aylarında çalışan sayısının 1 milyon 400 bine ulaştığını, kayıt dışı istihdam da hesaba katıldığında bu rakamın çok daha yüksek olduğunu söyledi. Bu tablonun, aileler de eklendiğinde milyonlarca insanın geçiminin turizm sektörüne bağlı olduğu anlamına geldiğini belirtti.

“Gündeme ya kârlar ya felaketler gelince giriyoruz”

Özdemir, turizm sektörünün medyada hangi başlıklarla yer bulduğunu hatırlatarak işçilerin bu tabloda yer almadığını ifade etti. Turist sayıları, doluluk oranları ve şirket kârlarının sıkça konuşulduğunu söyleyen Özdemir, emekçilerin ancak yangınlar ya da toplu zehirlenmeler gibi olaylar yaşandığında gündeme geldiğini dile getirdi.

Turizm işçilerinin milyonlarca olmasına rağmen seslerinin duyulmadığını vurgulayan Özdemir, “Ana akım medyada iş kolumuz başka türlü yer almıyor. Peki biz? Biz emekçiler ne yaşıyoruz? Biz hizmet üretmezsek bu iş yerleri var olabilir mi? Milyonlarcayız fakat kameralar bize çevrilmiyor, mikrofonlar bize uzatılmıyor. Milyonlarcayız fakat yok sayılıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ekmeğimiz küçülüyor, patronların serveti büyüyor”

Konuşmasının devamında ekonomik tabloya değinen Özdemir, turizm işçilerinin her geçen gün daha da yoksullaştığını söyledi. Pandemi, deprem ve ekonomik kriz gerekçeleriyle işçilerden sürekli fedakârlık beklendiğini aktaran Özdemir, buna karşın patronların servetlerini büyütmeye devam ettiğini vurguladı.

Özdemir, küresel servet dağılımına ilişkin rakamları paylaşarak şunları söyledi:

“Forbes 2025 listesinde dolar milyarderlerine 247 kişi daha eklendi. Toplamda 3 bin 28 milyarder var. Türkiye’de ise 35 milyarder bulunuyor ve bu 35 kişinin serveti, ülkenin en yoksul yüzde 50’sinin toplam servetinin üç katı.”

Bu tabloyu bir “kriz” olarak tanımlamanın gerçekleri gizlediğini ifade eden Özdemir,
“Kaynak var ama adil bölüşülmüyor. Bu bir ekonomik kriz değil, servet transferidir. Büyük bir soygun yaşanıyor, alın terimiz çalınıyor” dedi.

“Turizm işçisi örgütsüz bırakılmak isteniyor”

Özdemir, turizm sektöründe sendikalaşma oranlarının son derece düşük olduğuna da dikkat çekti. Toplu sözleşme yetkisine sahip sendika sayısının birle sınırlı olduğunu belirten Özdemir, işçilerin bilinçli olarak örgütsüz bırakıldığını savundu.

Dev Turizm-İş olarak yeni dönemde örgütlenmeyi büyütmeyi hedeflediklerini söyleyen Özdemir, “Ancak yan yana gelirsek bu soygunu durdurabiliriz. Örgütlü gücümüzü büyüteceğiz. Ekmeğimiz, adaletimiz ve haysiyet mücadelemiz büyüyecek” ifadelerini kullandı.

Konuşmasını, “Turizm işçisi köle değildir. Tüm turizm emekçilerini bu mücadeleye çağırıyoruz” sözleriyle tamamladı.

İşçiler kürsüde: “Bu ücretlerle yaşamak mümkün değil”

Forum bölümünde söz alan işçiler de kendi çalışma koşullarını anlattı. İşçiler, düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve güvencesizliğin sektörde neredeyse standart hale geldiğini dile getirdi.

Konuşmacılardan Mürsel Dağkapı, asgari ücretin belirlenme sürecini eleştirerek, açıklanan rakamın milyonlarca emekçiyi açlık sınırının altına ittiğini söyledi. Dağkapı, iki kişilik bir ailenin yalnızca barınma giderlerinin bile asgari ücreti aştığını hatırlattı.

“Asgari ücret tüm ücretleri aşağı çekiyor”

Asgari ücretin yalnızca en düşük maaşı değil, tüm ücret skalasını belirlediğini vurgulayan Dağkapı, patronların “asgari ücretle çalışmıyorsun” söylemiyle işçileri yanılttığını ifade etti.

Bu durumu şu sözlerle anlattı:
“Asgari ücret düşük tutulursa bütün ücretler aşağı çekilir. Bunun tek sebebi patronların çıkarıdır” diyen Dağkapı, işçilerin bu düzene mahkûm olmadığını söyleyerek konuşmasını, “Sabah karanlığında evden çıkıp üç kuruşa çalışan bu insanlar kaderini değiştirebilir. Çözüm mücadele ve sendikalaşmadır. Kendimizden başka kurtarıcımız yoktur” sözleriyle tamamladı.

Ortak vurgu: Örgütlenmeden çıkış yok

Forum boyunca söz alan diğer işçiler de benzer deneyimleri paylaşarak, turizm sektöründe insanca çalışma koşullarının ancak örgütlü mücadeleyle mümkün olabileceğini dile getirdi. İşçiler, Dev Turizm-İş çatısı altında bir araya gelmenin bu açıdan hayati önemde olduğunu vurguladı.

 

Yorumlar (0)