Çanakkale ve Gelibolu Tarihi Yarımadası’nda OPET’in 20 yıldır devam ettirdiği Tarihe Saygı Projesi’nin 20. yılında “Sosyal Etki Analizi Raporu” hazırlandı. ILO “Çıktı–Sonuç–Etki–Sosyo-Kültürel” etki analizi çerçevesi kullanılarak hazırlanan raporda genel memnuniyet oranı yüzde 93’e ulaşan projenin kültürel mirası koruduğu, yerel ekonomiyi canlandırdığı, yerel topluluklar, turizm profesyonelleri ve ziyaretçiler nezdinde güçlü bir kabul gördüğü ortaya çıktı. Sosyal etki araştırmasına göre proje, yüzde 100’e yakın toplumsal kabul oranı ile yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi değil, aynı zamanda Türkiye genelinde uygulanabilecek örnek bir kalkınma modeli olarak öne çıkıyor.
Raporda projenin turizm sektörüne yönelik etkileri de ortaya çıkı…
Araştırma bulgularına göre, proje sonrasında bölgedeki ziyaretçi sayısında da kayda değer bir artış yaşandı. Turist rehberlerinin yüzde 92’si ziyaretçi trafiğinde yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemlediğini belirtirken, bu artışın yerel ekonomi üzerinde doğrudan etkiler yarattığı ifade edildi. Ortalama yüzde 40 oranında bir artışla, Alçıtepe, Bigalı ve Tevfikiye Arkeoköy, ziyaretçi sayısında en fazla artışın sağlandığı ve buna bağlı olarak ekonomik açıdan da en fazla fayda sağlayan köyler oldu. Raporda projenin hem yerel topluma hem de turizm sektörüne yönelik çok boyutlu ve sürdürülebilir bir etki yarattığına işaret edilerek şöyle denildi:
“Proje, fiziksel altyapı, kültürel miras, sosyal yaşam ve ekonomik faaliyetleri bütüncül bir yaklaşımla ele almış; köylerde yaşam kalitesinin artmasını, turizm potansiyelinin güçlenmesini ve kırsal yerleşimlerin sürdürülebilirliğinin desteklenmesini sağlamıştır. Kültürel miras ve tarihsel alanların görünürlüğünün artırılması, toplumsal belleğin güçlenmesini ve tarih bilincinin hem yerel halk hem de ziyaretçiler arasında yaygınlaşmasını sağlamıştır. Proje, yerel ekonomiyi canlandıran somut etkiler yaratmıştır.”
Etki Analizi Raporu Projenin 20 Yıllık Sonuçlarını Belirledi
• Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “Çıktı–Sonuç–Etki–Sosyo-kültürel” sosyal etki analizi çerçevesi kullanılarak yapılan çalışmada, projenin tüm başlıklarda 4,40’ın üzerinde puan aldığı ve genel memnuniyet oranının yüzde 93’e ulaştığı belirlendi.
• Yöre halkı araştırmasında katılımcıların %93,4’ü, profesyonel turist rehberlerinin %93’ü projeyi “başarılı” olarak değerlendirdi.
• Birleştirilmiş (2 grup) composite skor 91.5/100 olarak hesaplandı. Bu skor, ILO karar çerçevesine göre "Koşulsuz Devam" kategorisine girerken, projenin operasyonel başarısını onaylanması anlamına geldi.
• Rehberlerin tamamına yakını (%98,3) ziyaretçi artış gözlemlerken, yöre halkının %92,7'si bölgenin cazibesinin arttığı görüşünde. Turist rehberlerinin yüzde 92’si ziyaretçi trafiğinde yüzde 20’nin üzerinde artış gözlemlediğini belirtti.
• Yöre halkının ziyaret ettiği alanlar incelendiğinde %82,8 ile 57. Alay Şehitliği, %78,8 ile Akbaş Şehitliği ve %63,1 ile Eceabat Şehitler Camii ilk üç sırada yer aldı.
• Rehberlerin rota tercihleri analiz edildiğinde 57. Alay Şehitliği tüm rehberlerin rotasının merkezinde yer aldı. (%100 erişim).
• Profesyonel turist rehberleri verilerine göre Arkeo-Köy Tevfikiye %95,6 gibi son derece yüksek bir ziyaret oranına ulaştı. Etno-Köy Çıplak ise %64 oranında tur rotalarına dahil edildi.
• Yöre halkı araştırmasına göre katılımcıların %90,5’i yenilenen tuvaletleri projenin en yaygın bilinen altyapı unsuru olarak belirtti.
• Yöre halkı katılımcılarının %47,4’ü OPET ismini doğrudan anarken, %56,2’si projeye yönelik memnuniyetini teşekkür ederek ifade etti.
• Kurslara katılan 78 kişinin %73'ünü kadınlar oluşturdu; stant kullanımında kadın oranı %23,7 ile erkeklerin (%13,6) yaklaşık iki katına ulaştı.
• Mükemmeliyet alanları olarak öne çıkan Küçük Anafarta ve Büyük Anafarta, %100 paydaş onay oranıyla projenin en yüksek toplumsal kabulüne ulaşan yerleşimler olarak öne çıktı.
Nurten Öztürk: Projemizin sahada somut bir karşılık bulması bizi gururlandırıyor
Rapora ilişkin görüşlerini dile getiren OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, "Projemizin sahada somut bir karşılık bulması, yerel halktan turizm profesyonellerine kadar geniş bir kesim tarafından benimsenmesi bizleri ayrıca gururlandırıyor. Bu projeyi geçmişimize duyduğumuz saygının ve geleceğe karşı sorumluluğumuzun bir ifadesi olarak görüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla OPET markasının toplumsal duyarlılığını ve ülkesine olan bağlılığını, sevgisini göstermiş olmak bizim için ayrı bir mutluluk ve onur kaynağı” dedi.