Türkiye’de kayıt dışı faaliyet gösteren yabancı seyahat platformlarına karşı açılan dava, turizm sektöründe uzun süredir tartışılan vergi, haksız rekabet ve güvenlik sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD), Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) hukuki girişimine açık destek verirken, “uluslararası rekabete değil, kuralsızlığa karşıyız” mesajı verdi.
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayarak kayıt dışı faaliyetlere karşı net bir duruş sergiledi.
“Uluslararası rekabete değil, haksızlığa karşıyız”
Narin, yabancı platformların Türkiye’de ofis açması ve vergi mükellefi olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu şirketlerin hepsinin Türkiye’de bir bürosunun olması, bir vergi numarası almaları lazım. Sorun da zaten bu. Yoksa hiç kimse uluslararası bir rekabette Türkiye’de bir firmanın olmasına karşı değil. Ama burada önemli olan bu firmaların acentalarımızla haksız rekabet yaratıyor olması. Çünkü burada vergi vermiyorlar. Burada işlem yapmıyorlar, yurt dışı üzerinden işlem yapıyorlar. Dolayısıyla TÜRSAB’ın attığı adım doğrudur. Bu topraklarda iş yapan herkes bu topraklarda ise bunun karşılığını vermeli.”
“Kurallı modele evet, kuralsızlığa hayır”
Airbnb modeline karşı olmadıklarını, ancak kuralsızlığa itiraz ettiklerini ifade eden Narin, güvenlik ve mevzuat boyutuna da dikkat çekti:
“Bu şirketlerin Türkiye'de ofis açması ve vergi numarası alması şart. TÜRSAB’ın attığı adım doğrudur; bu topraklarda iş yapan vergisini ödemeli. Haksız rekabet yaratmamaları gerekiyor. Ayrıca güvenlik (yangın, kimlik bildirimi vb.) açısından da Airbnb'lerin otellerle aynı standartlara tabi olması gerekir. Evde yangın tüpü bile yokken turizm hizmeti verilmesi riskli. Airbnb modeline karşı değiliz, ‘kuralsızlığa’ karşıyız. Burası bir hukuk devleti.”
“Pazarlayan da sorumluluk almak zorunda”
Turizm konutlarına ilişkin belge zorunluluğunu hatırlatan Narin, platformların da bu sürecin bir parçası olduğunu vurguladı:
“Turizm konut belgesi olmalı. Airbnb de bunları pazarlayan firma. O pazarlayan firmanın Türkiye'de mukim bir irtibat ofisi, bir vergi numarası yok. Dolayısıyla bu gerçekten yola çıkarak kanunlara uygun şekilde düşünmek durumundayız. İlgili kurum satışı yapmak için buranın vergi mevzuatına uygun bir şekilde kendini düzenlemek durumunda. Başka çaresi yok.”
“Uber örneği ortada”
Benzer bir sürecin daha önce Uber için yaşandığını hatırlatan Narin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Uber Türkiye'de yer açtı, vergisini veriyor, işini yapıyor. Airbnb bir kazanım ama bazı ülkelerde yasaklanmasın tartışması da başladı. O da turizm sektörünün bir parçası ama vergisini ödememesi adil değil. Ayrıca evini veren kişinin de o turistin can güvenliği, yangın güvenliği... Bir sürü konuda tedbirleri olması lazım.”