Haberler

TBMM'de Kartalkaya gerilimi

Meclis’te gündemlerden biri yine turizm ve Kartalkaya’da yaşanan yangın oldu. Yangın faciası için Meclis Araştırma Komisyonu kurulma kararı önceki toplantıda alınmıştı. Ak Parti Grup Başkanvekili Yakup Otgöz sözlerine “Yeni Yol Grubu önerisinin aleyhinde AK Parti Grubumuz adına söz almış bulunuyorum” diyerek başladı.

TBMM'de Kartalkaya gerilimi

Söz alan vekiller konuyla ilgili görüşlerini bildirdiler. Toplantıda zaman zaman gerilimli anlar yaşandı. Yeni Yol Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin afetlere karşı denetimlerinin yapılması ve alınması gereken önlemler hakkında konuştu:
“… bu yangın faciasının turizm sektörü üzerindeki etkilerine ilişkin daha geniş çerçeveden bir genel görüşme yürütmek zorundayız. Böyle bir genel görüşmede mevcut mevzuatın yeterliliği, denetim mekanizmalarının etkinliği, afet risklerinin, bütün afetlerin turizm sektörü üzerindeki etkileri, sadece belirli değil, bütün personelin yangın başta olmak üzere diğer olası afetlere karşı eğitim kapasitesinin incelenmesi, acil durum planlarının güncellenmesi, sigorta ve finansal güvencelerin yeterliliği, uluslararası uygulamalardan alınabilecek örnekler... Mesela Türkiye'deki uluslararası otel zincirlerinin bu konudaki güvenliği ile yerel otellerin güvenliği maalesef bir değil. Finansal sorunlar... Özellikle küçük ve orta ölçekli turizm işletmelerinin başta yangın olmak üzere olası afetlere karşı, deprem, sel ve benzeri afetlere karşı yeterli hâle getirilmesi için ihtiyaç duyulan finansal desteklerin sağlanması. İmar sorunları, otorite boşluğu -Kartalkaya'da da yaşadık; belediye mi, özel idare mi, Turizm Bakanlığı mı?- iş ve meslek hastalıklarına ilişkin tedbirlerin alınması, iş güvenliği ve eğitiminin bütün çalışanlar hakkında... Çünkü bu eğitimi almış bir çalışanın -duyarlı bir şekilde- birçok kişinin hayatını kurtarması söz konusudur. Merkezî bir otoritesi olmayan itfaiye standartlarının belirlenmesi gibi birçok konuda uzmanların ve siyasi partilerin yapacağı çalışmaların bir genel görüşme yoluyla ele alınmasının turizm sektöründe ciddi bir ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Bunun siyasi bir çekişme konusu yapılmadan bir genel görüşme önerimizin kabulü yoluyla ele alınmasını Genel Kurulun takdirine sunarız.”

"Turizm tesislerinde afetlere karşı alınan önlemler kâğıt üzerinde kalmamalı"

İyi Parti Grup Başkanvekili Burak Akburak da söz alarak Türkiye’nin dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olduğunu vurguladı. Sözlerine şöyle devam etti:

“Bolu Kartalkaya'daki otel yangınında tam 78 canımızı, vatandaşımızı kaybettik, 51 kişi ise yaralandı. Türkiye'nin en önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Kartalkaya'da yaşanan bu facia turizm tesislerinde güvenlik standartlarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Eğer gerekli denetimler zamanında ve titizlikle yapılmış olsaydı bu kadar büyük bir felaket yaşanmayacaktı. Burada net bir şekilde ifade etmek istiyorum, turizm tesislerinde afetlere karşı alınan önlemler kâğıt üzerinde kalmamalı. Yangın, deprem ve sel gibi afetlere karşı önlemler sadece prosedür olarak yazılmamalı, gerçekten uygulanmalı. İşletmeler düzenli olarak denetlenmeli ve eksiklikleri giderilene kadar da faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmemeli. Afet yönetim planları zorunlu hâle getirilmeli."

“Katliamının faili olan bu iktidarı, Turizm Bakanları başta olmak üzere istifaya davet ediyoruz”

DEM Parti Grup Başkanvekili Perihan Koca Doğan’ın iktidarı ve Turizm Bakanını istifaya davet ettiği konuşmasından bazı bölümler şöyleydi:
“Öncelikle, Bolu Kartalkaya'da göz göre göre gelen katliamda yaşamını yitiren 78 canımızı buradan saygıyla anıyorum ve tüm Türkiye'ye başsağlığı dileklerimizi iletiyorum. Gerçekten hepimiz çok üzgünüz ve aynı zamanda çok çok da öfkeliyiz çünkü memleket bugün geldiğimiz aşamada bir can pazarına dönüşmüş durumda ve adım adım, küçük bir mutlu azınlık dışında herkes için bu ülke koca bir mezarlığa dönüşmüş durumda. Hiçbirimizin, hiç kimsenin güvende olmadığı, tesadüfen yaşadığımız, kelle koltukta yaşadığımız ‘Ölümlerden ölüm beğenin’ diyerek ülkeyi yöneten bir iktidarın ülkesi hâline gelmiş durumda bugün ne yazık ki Türkiye. Deprem oluyor, ölüyoruz; öğrenci yurdunda asansör düşüyor, yine bizler ödüyoruz; maden çöküyor, yangın çıkıyor, sel oluyor, ölüyoruz; bir şekilde ölümler felakete, katliamlara dönüşüyor ve her defasında daha çok ölmeye ne yazık ki devam ediyoruz çünkü en temel hak olan yaşam hakkı hiçe sayılıyor. … Kartalkaya'daki otelin gelirlerine baktığımız zaman, yangın ikaz sistemi kurmak, yağmurlama sistemi kurmak yıllık 1,8 milyon doların üzerinde kârı olan bir otel işletmesi için çok zor olmasa gerek. Ama şirketlerin kâr mantığı öncelenerek ülke yönetildiği için denetleme sistemi tümüyle felç olmuş durumda ve işlemiyor. Teşvik üstüne teşvik verilen sermaye, iş denetime gelince görüyoruz ki her defasında es geçiliyor. AKP döneminde piyasaya açılan denetimler rekabet unsuru hâline geldiği için, devlet kurumları çöktüğü için, hiçbir felakette sorumluluk alınmadığı için ve sorumlular her defasında cezasızlıkla ödüllendirildiği için yeni felaketlere, yeni katliamlara davetiye çıkarılıyor. … iş denetime gelince, iş sorumluluk almaya gelince ortadan kaybolan bir iktidar gerçekliği var. O yüzden, öncelikle yangın katliamının faili olan bu iktidarı, Turizm Bakanları başta olmak üzere istifaya davet ediyoruz ve kapsamlı bir afet ve denetim planı için Meclisi adım atmaya, harekete geçmeye davet ediyoruz.”

“Sorumluların derhâl istifa etmesi gerekiyor”

CHP Parti Grup Başkanvekili Ednan Arslan sözlerine “Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın” diyerek başladı ve sorumluları istifaya çağırdı.
“Maalesef, biz baktığımız zaman, sellerde yaşamını yitiren insanları görüyoruz, depremde göçük altında kalarak yaşamını yitiren insanları görüyoruz, yanarak ölen insanları görüyoruz, tren facialarında insanların öldüğünü görüyoruz, bebeklerimizin yenidoğan ünitelerinde, yoğun bakımlarda öldürüldüğünü görüyoruz. … Peki, ne yapıyoruz bununla ilgili? Devletimizin yetkilileri hemen olay yerine gider, birkaç bakan kameraların karşısına geçer, önce bir iyi dilek temennileri, başsağlığı diler, ‘Devletimiz buradadır, sorumlular en ağır şekilde cezalandırılacaklar’ derler. … Peki, Meclisimiz ne yapıyor? Meclisimiz de hemen buraya geliyor, bir araştırma komisyonu kuruyor ve bu komisyon marifetiyle de bu sorunları çözeceğimizi zannediyoruz ama yüzü kızaran bir Allah'ın kulu, bir siyasi sorumlu, onurlu ve şerefli bir istifa etmiyor maalesef. İşte, o onurlu ve şerefli istifa eğer olmuş olsa en yukarıdan en aşağı doğru herkes kendine bir çekidüzen verir. Siyasetçiler, bu anlamıyla, sorumluluk sahibi siyasetçiler korunduğu sürece, bürokratlar korunduğu sürece, yandaşlar, sermaye sahipleri korunduğu sürece maalesef biz burada sadece komisyonlar kurarız. Kurduğumuz komisyonlar da zaten sayısal çoğunluğa göre kuruluyor, bir eşitlik temelinde kurulmuyor ve orada yapılan seçimde bile başkanı, başkan vekili, kâtibi, sözcüsü maalesef iktidar partisinden oluyor. … Dün İliç'te toprak altında ölüyordu insanlar, ondan önce Soma'da madenlerde ölüyordu, maalesef dün de Kartalkaya'da yangında, otelde ölmek zorunda kaldılar. Bunların yaşanmaması için onurlu, şerefli bir mekanizma olan istifa mekanizmasının çalışması gerekiyor, sorumluların derhâl istifa etmesi gerekiyor.”

“Yeni Yol Grubunun genel görüşme açılması önerisine hayır oyu vereceğiz”

Ak Parti Grup Başkanvekili Yakup Otgöz sözlerine “Yeni Yol Grubu önerisinin aleyhinde AK Parti Grubumuz adına söz almış bulunuyorum” diyerek başladı. Konuşmasından bazı bölümler şöyleydi:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda dün tüm partilerimizin katkısıyla Meclis araştırma komisyonu kurulması kabul edildi. Komisyonumuzca yangın tüm boyutlarıyla araştırılacak, benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirleri belirleyeceğiz, kısacası, yangının sebeplerini ve sonuçlarını detaylı bir şekilde araştıracağız. Yangın yargıya intikal etmiştir. Bağımsız Türk yargısı, elindeki verilere göre ihmal, kusur ve suçu olanları tespit edecektir. Yargıya güvenmeli ve sonucunu beklemeliyiz. Olayın sorumluları mutlaka ortaya çıkarılacak ve hak ettikleri cezaları alacaktır. Bu süreç tüm şeffaflığıyla açıklığa kavuşacaktır. Bu amaçla çok yönlü adli ve idari süreç başlatılmıştır. AK PARTİ olarak bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağız. Otel yangınında hatası, ihmali ve usulsüzlüğü bulunan kim varsa mutlaka yargıya hesap verecektir. Maalesef, yangını bahane edip siyasi şov yapanlar, acıların üzerinde tepinenler, yangını suistimal edenler, sosyal medyada gelişigüzel saldıranlar, fırsatçılık yapanlar vardır, biz ise gerçeklerin ortaya çıkarılmasının peşindeyiz. … Alınması gereken önlemleri alıyoruz. Bu konularda geniş kapsamlı çalışmalar yaptığımız için Yeni Yol Grubunun genel görüşme açılması önerisine hayır oyu vereceğimizi belirtir, Gazi Meclisi saygıyla selamlarım.”

“Kurtardıkları tek kişi yok ya!”

Otgöz konuşmasını yaparken Yüksel Selçuk Türkoğlu tepki gösterdi. Otgöz’ün “Maalesef, yangını bahane edip siyasi şov yapanlar, acıların üzerinde tepinenler, yangını suistimal edenler, sosyal medyada gelişigüzel saldıranlar, fırsatçılık yapanlar vardır” sözleri üzerine, “Başta Sayın Bakan var, Bakan. Genel Müdür var” diyerek araya girdi. Otgöz’ün, “Kurumlarımız elinden geleni yaptı ama maalesef 78 canımızı kaybettik” sözlerine üzerine Türkoğlu, “Kurtardıkları tek kişi yok ya!” diye seslendi.

Yorumlar (0)