Pegas Turistik BDT Koordinatörü ve Uluslararası Turizm Uzmanı Orhan Sancar, TÜRSAB etrafında şekillenen OTA tartışmalarında “platformlar kapatılacak” algısının gerçeği yansıtmadığını belirterek, meselenin erişim değil; komisyon oranları, fiyat eşitliği uygulamaları ve tüm oyuncular için geçerli olacak şeffaf bir rekabet zemini olduğunu vurguladı.
Orhan Sancar, kamuoyunda oluşan tartışmaların meselenin özünden çok algılar üzerinden şekillenmiş durumda olduğuna dikkat çekerek, “Son tartışmalar Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin çıkışı sonrası büyüdü. Kamuoyunda oluşan ‘platformlar tamamen kapatılacak’ algısı gerçeği yansıtmıyor. Tartışmanın merkezinde platformların varlığı değil, hangi şartlarda faaliyet gösterecekleri yer alıyor. Türkiye gibi küresel turizm merkezinin dijital platformlardan kopması zaten mümkün değildir” şeklinde konuştu.
“Hukuki zemin başta yeterince anlatılmadı”
Orhan Sancar, yanlış algının oluşmasında, konunun ilk dile getiriliş biçiminin belirleyici olduğunu vurgulayarak, “Konunun ilk gündeme getirildiği aşamada hukuki, vergisel ve rekabet boyutu yeterince net ifade edilmedi. Bu nedenle açılan dava platformları tamamen kapatmaya yönelik bir girişim gibi algılandı. Daha sonra yapılan düzeltmeler ise ilk oluşan algıyı değiştirmeye yetmedi. Bu durum sektör içinde gereksiz bir gerilim yarattı” dedi.
“Tepkilerin nedeni küresel görünürlük kaygısı”
“Özellikle şehir otelleri, butik tesisler ve bireysel seyahat pazarına çalışan işletmeler için uluslararası platformlar kritik dağıtım kanallarıdır. Bu nedenle Türkiye’nin global görünürlüğünün zarar görebileceği endişesi ortaya çıktı” diyen Sancar, yanlış anlaşılmalara da değindi.
Booking.com gerçeği: “Tam yasak değil, teknik kısıtlama”
“Booking.com örneği kamuoyunda yanlış bilindi. Booking.com’un Türkiye’de tamamen kapalı olduğu yönünde yaygın bir kanaat var. Oysa mevcut durum, hukuki bir kararın teknik uygulanmasından ibarettir. 2017 yılında Rekabet Kurumu tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, Booking.com’un otellerle yaptığı sözleşmelerde yer alan fiyat eşitliği (en iyi fiyat garantisi) uygulamasının rekabeti bozucu nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.
Söz konusu inceleme, Türkiye’de faaliyet gösteren yerli online seyahat şirketleri ile seyahat acentelerinin hem doğrudan hem de sektör temsilcileri aracılığıyla yaptığı başvurular üzerine başlatılmıştır.
04 Mayıs 2017 tarihinde Rekabet Kurulu tarafından alınan 15-42/690-259 No.lu karar kapsamında ilgili sözleşme hükümlerinin kaldırılması ve idari yaptırımlar uygulanması öngörülmüş, devam eden yargı sürecinde ise Türkiye’den Türkiye içi rezervasyonların alınmasına yönelik faaliyetler tedbiren durdurulmuştur.’’
“Kısıtlama fiili engel değil”
Orhan Sancar, erişimin pratikte sürdüğünü belirterek, “Bugün kullanıcılar VPN, farklı IP’ler veya yurtdışı bağlantıları üzerinden platforma ulaşabiliyor. Ayrıca yurtdışından Türkiye’deki oteller için rezervasyon yapılmaya devam ediyor. Uluslararası rezervasyon akışı hem Türkiye’ye hem Türkiye’den dışarıya kesintisiz sürüyor. Bu nedenle mevcut uygulama turizm hareketini durduran bir sistem değil, hukuki bir pozisyonu yansıtan teknik bir sınırlamadır” şeklinde konuştu.
“Asıl sorun: Komisyonlar ve tekelci fiyat politikası”
Sancar, tartışmanın en kritik boyutunun çoğu zaman göz ardı edildiğini vurgulayarak, “Bazı online platformlar ‘en iyi fiyat garantisi’ söylemiyle oteller üzerinde ciddi baskı oluşturuyor ve yüksek komisyon oranları dayatabiliyor. Bunun sonucunda otellerin fiyat esnekliği azalıyor, yüksek komisyon maliyeti fiyatlara yansıyor, otelin net kârlılığı düşüyor, rekabet dengesi bozuluyor” şeklinde konuştu.
“Yüzde 3 kârla çalışan tur operatörü, yüzde 25 komisyon ödeyen otel”
Orhan Sancar, tur operatörünün yüzde 3 kârla çalıştığını ama otelin yüzde 25 komisyon ödediğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bugün tur operatörleri çoğu zaman yüzde 3-5 kâr marjıyla çalışırken, bazı online seyahat ajansları yüzde 20-25 komisyon talep etmeden anlaşma yapmıyor. Bu durum son derece dengesiz bir fiyat yapısı oluşturuyor.
Uluslararası platformlara tanınan koşulların yerli platformlar için de dengelenmesi veya komisyon oranlarının makul seviyelere çekilmesi hem rekabeti dengeleyecek hem de fiyatların düşmesine katkı sağlayacaktır.
“Türkiye için doğru model, açık ama kurallı pazar”
Türkiye’nin ihtiyacı yasaklar değil, dengedir. Hem küresel platformlara açık hem de yerli sektörün haklarını koruyan bir düzenleme modeli mümkündür.
“Erişimi değil adaletsizliği tartışmalıyız”
İnternet çağında küresel platformlara erişimi tamamen engellemek teknik olarak mümkün değildir. Bu nedenle tartışmanın odağı erişim değil, adil rekabet ve kurallı piyasa olmalıdır.
Türkiye’nin hedefi platformları kapatmak değil, herkesin aynı kurallara tabi olduğu şeffaf ve sürdürülebilir bir dijital turizm ekosistemi kurmaktır.”