Haberler

İrfan Önal: Yeni bir şeyler yapın ve samimi olun

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Eski Genel Müdürü İrfan Önal, bloğunda dikkat çekici bir yazı kaleme aldı.

İrfan Önal: Yeni bir şeyler yapın ve samimi olun

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Eski Genel Müdürü İrfan Önal, bloğunda dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. Önal'ın yazısı şöyle:

"Pandemi süreciyle turizm ve seyahatin durma noktasına gelmesi bu alanda pek çok şeyin de yeniden değerlendirilmesini beraberinde getirdi. Yenilik arayan ve buna yönelik projeler geliştirenlerden bir grubu da elbette yerel ve ulusal turizm ofisleri oluşturdu. İşte bu yazıda dikkatimi çeken projelerden bir tanesinden bahsetmek istiyorum…

Yıllardır çalışmalarını izlediğim ulusal turizm örgütlerinden biri de Yeni Zelanda Turizm Örgütü’dür. Pandemi nedeniyle eve kapanma döneminde iç turizmi hareketlendirmek için geçtiğimiz mayıs ayında geliştirdikleri bir kampanya dikkatimi çekti: “Do something NEW New Zealand” “Yeni Bir Şey Yap” diye Türkçeye çevirebiliriz. Bu kampanyanın doğuş fikrini ise; destinasyonlarla ilgili olarak sosyal medyada samimiyetsizce paylaşılan ve herkesin tekrar ettiği fotoğrafları çekmek için çıkılan seyahatler yerine ülkenin görülmeye değer pek çok yeri ve deneyimi olduğu vurgulanarak insanların yeni bir şey yapmasını teşvik eden bir yarışma düzenlenmiş. Dikkat ederseniz burada sosyal medya kötülenmiyor bilakis sosyal medyada yapılan bir kampanya ile insanların yeni deneyimler yaşaması ve yeni yerler görmesi teşvik ediliyor. Evet, biz de yorulmuştuk aynı yerlerde aynı figürleri yaparak çekilen fotoğrafları görmekten! Lavanta bahçelerindeki şapkalı pozlar, çeşidi bol kahvaltılar, dağ başındaki salıncaklar vs vs…

Bu noktada, turizm iletişimi üzerine kafa yoran insanlar olarak, şu soru aklımıza gelebilir: Acaba sosyal medyanın popülerliğinin getirdiği kısa zamanda büyük şöhret -destinasyonlarla ilgili- ziyaretçiyle kurulan ilişkiyi derinleştirmekten uzak olabilir mi? Ya da beklentilerin boşa çıkması tehlikesi var mıdır? Galiba bu soruları turizm akademisyenlerimizin incelemesinde fayda var. Ancak şu gerçek de açıkça görülüyor; İletişimin makbulü samimi ve uzun vadeli olandır. Bunu sağlamanın da çok basit yöntemleri vardır: Kendinizi doğru tanımlayın, değerlerinizin kıymetini bilin ve samimi olun. Kısa vadeli çıkarlar uğruna kişiliğinizi yıpratmayın. Bütün bunları bir destinasyonun kimliğinde somutlaştırdığımızda burada en büyük görev de o destinasyonu yönetenlere ve orada yaşayanlara düşüyor galiba…

Kampanyanın da dediği gibi: “Yeni bir şeyler yapın ve samimi olun…”

Yorumlar (0)