Fethiye Körfezi’nde uzun süredir devam eden çevre kirliliği sorunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşındı.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde yer alan körfezde yaşanan çevresel sorunların tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması için önerge verdi.

TBMM Başkanlığı’na sunulan önergede, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Fethiye Körfezi’nin sahip olduğu doğal zenginliğe rağmen yıllardır artan çevresel baskılarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. Körfezdeki kirliliğin yalnızca çevresel bir tehdit oluşturmadığı, aynı zamanda bölgenin ekonomik yapısında önemli yer tutan turizm, balıkçılık ve yatçılık faaliyetlerini de olumsuz etkilediği ifade edildi.
Yaz aylarında baskı daha da artıyor
Önergede yer verilen bilgilere göre, özellikle yaz sezonunda nüfusun hızla artması nedeniyle mevcut altyapı sistemleri yetersiz kalıyor. İlçede nüfusun zaman zaman 1 milyona yaklaştığı belirtilirken, atık su arıtma kapasitesinin bu yoğunluğu karşılamakta zorlandığına dikkat çekildi.
Körfeze ulaşan kirliliğin önemli bölümünün kara kaynaklı olduğu belirtilirken, Murt (Mersinli) Deresi başta olmak üzere çeşitli su kaynaklarından gelen tarımsal drenaj suları, gübre ve pestisit kalıntıları ile evsel atıkların deniz ekosistemi üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.

Tekne trafiği de kirliliği artırıyor
Araştırma önergesinde deniz kaynaklı kirlilik unsurlarına da yer verildi. Özellikle Göcek ve iç körfez bölgesinde yoğunlaşan tekne ve yat trafiğinin sintine, foseptik ve marina kaynaklı atıklar nedeniyle çevresel sorunları büyüttüğü belirtildi.
Yaz aylarında bölgede artan deniz trafiğinin, mevcut çevresel yükü daha da artırdığı değerlendirilirken, denetim ve altyapı eksikliklerinin de sorunun büyümesinde etkili olduğu ifade edildi.
Dip çamuru birikimi dikkat çekiyor
Körfezin yarı kapalı yapısı nedeniyle kendini yenileme kapasitesinin sınırlı olduğu belirtilen önergede, yıllar içerisinde ciddi miktarda sediment ve dip çamuru birikiminin oluştuğu vurgulandı. Paylaşılan bilgilere göre 1956-2007 yılları arasında yaklaşık 1 milyon metreküp katı madde birikimi gerçekleşti. Bu durumun su kalitesini düşürdüğü, deniz canlılarının yaşam alanlarını olumsuz etkilediği ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu ifade edildi.
Bilimsel çalışmalar da soruna işaret ediyor
Önergede, daha önce yapılan akademik çalışmaların da kirlilik sorununu doğruladığı belirtildi. Özellikle Murt Deresi üzerinden taşınan tarımsal drenaj sularının körfezdeki kirliliğin başlıca nedenleri arasında gösterildiği aktarılırken, arıtma sistemi dışında kalan yerleşim alanları ile tekne kaynaklı atıkların da soruna katkı sunduğu kaydedildi.
2023-2025 döneminde yapılan gözlemler ve uydu görüntülerinin de kirliliğin devam ettiğini ortaya koyduğu belirtilirken, turizm baskısı ve iklim değişikliğinin mevcut tabloyu daha da ağırlaştırdığı değerlendiriliyor.
Araştırma komisyonu talebi
Prof. Dr. Metin Ergun tarafından sunulan önergede, mevcut çalışmaların parçalı kaldığı ve güncel, bütüncül bir envanter eksikliği bulunduğu ifade edildi. Bu nedenle kirlilik kaynaklarının kesin olarak belirlenmesi, çevresel ve ekonomik etkilerin ortaya konulması, altyapı eksikliklerinin tespit edilmesi ve kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla TBMM bünyesinde araştırma komisyonu kurulması talep edildi.