Haberler

Firuz Bağlıkaya'dan çok sert açıklama: Kendilerinden olmayanlara tuzak kuruyorlar

27 Eylül Salı günü Ankara'da yeniden düzenlenecek TÜRSAB Orta Anadolu BYK seçimleriyle ilgili konuşan DETUR CEO'su Firuz Bağlıkaya, sert eleştirilerde bulundu.

Firuz Bağlıkaya'dan çok sert açıklama: Kendilerinden olmayanlara tuzak kuruyorlar

TÜRSAB yönetiminin kendinden olmayanların hukuklarını hiçe saydığını ifade eden Bağlıkaya, ''bizden değilsen bir şekilde cezalandırılırsın'' mesajının verildiğini söyledi.

Firuz Bağlıkaya'nın Orta Anadolu BYK seçimlerine ilişkin açıklamasının tam metni şöyle:

Değerli Meslektaşlarım ,

Tüzüğümüzde açıkça “seçimden sonraki 60 gün içinde tüm BYK seçimlerinin tamamlanmış olması gerekir" maddesi yazılı olmasına rağmen; seçimlerimizin üzerinden neredeyse 10 ay geçti toplam 38 BYK seçiminden sadece 12 tanesi tamamlandı. Bu tamamlananlardan bir tanesi olan Ankara’da da seçim 27 Eylülde tekrarlanacak. Bu arada Yalova’da olmayan bir BYK oluşturulup adrese teslim bir seçimde orada yapıldı.

"Menfaat ilişkisi içinde olmayanları destekledik"

Bizim muhalefet olarak bu güne kadar BYK seçimlerine aday çıkartma, liste yapma türünden müdahalelerimiz olmadı.Merkez ile parasal ilişkisi olmayan, merkez ile iş ve menfaat ilişkisi olmayan, sadece bölgesindeki acentelerin sıkıntılarını çözmeye odaklanmış, bulunduğu mevkiyi nakde çevirmeye çalışmayan, bölge acentelerini kucaklayan, kaçak faaliyetlerle mücadele ederken merkeze yakın olanları kollamayan, merkezin emir komuta zincirinde olmayan, her aday meslektaşımızı desteklemeye çalıştık.

Bizim kriterimiz illaki bizden olması değil , herkese eşit mesafede olması, kimsenin maşası olmamasıdır. Muhalefette olmayan ama dik durmayı becerebilen adayları da desteklediğimiz oldu. Her zaman haksızlığın hukuksuzluğun karşısında dik durduk. Bu duruşumuz da asla değişmeyecektir.

"Kendilerinden olmayanlara tuzak kuruyorlar"

Bunca BYK'da henüz daha seçim yapılmamışken, Ankara’daki seçimin, merkeze açıkça muhalefet eden bir aday tarafından kazanılmış olmasından dolayı tekrarlanacağı çok açıktır. Konuyu kişiselleştirmeden, tuzağa düşmeden gözden geçirmek lazım. Bir meslektaşımız Ankara’da BYK başkanlığını seçim ile kazanıyor. Merkezin tasvip etmediği bu meslektaşımızın seçimi kazandığı günden itibaren, görevden nasıl alınacağı ile ilgili tuzaklar başlıyor ve aylar sonra en nihayet uyduruk şikayetler üzerine kurulu bir disiplin kurulu raporu ile önce kendisi sonrada tüm yönetim kurulu görevden alınıyor. Sonradan atama yapılması düşünülüyor ama mahkemelerin göreve iade kararı vermesi riskine karşı, seçim yapılarak mahkeme kararını uygulama zorunluluğundan da kaçılıyor. Tam şu anki yönetimin, yöntemlerine uygun bir davranış. Onlardan değilsen, bir biçimde cezalandırılırsın.

"Denetim ve disiplin bağımsız olmalı"

Değerli meslektaşlarım işte bu sebepten dolayı TÜRSAB seçimlerinde sadece yönetim kurulu listelerinin yarışması, denetim ve disiplin kurullarının bağımsız adaylar arasından seçilmesi lazım. Yönetim tarafından seçilmiş bir denetleme ya da disiplin kurulu olur mu? Seni ve tüm faaliyetleri denetleyecekleri sen seçiyorsun. Disiplin kurulunu da sen seçiyorsun. Ne güzel değil mi ? Sonra da sen ne dersen onu yapıyorlar.

Disiplin kurulu işlediğin suçlara yasal kılıf olacak raporlar yazıyor. Denetleme kurulu da önlerine ne koyarsan onu imzalıyor..

"Ankara'da ayak oyunları yapıldı"

Ankara’da konu şudur; Seçim ile gelmiş bir yönetim, türlü ayak oyunları ile görevden alınmıştır. Bölge acenteleri arasındaki kişisel çekişmelerden de faydalanarak merkezin istediği yeni bir yapı oluşturmak için tekrardan seçim yapılacak.

"Verdikleri mesaj: Bizden olmayan seçilse çalıştırmayız"

Verilmek istenilen mesaj çok açıktır “bizden olmayan, bize itaat etmeyenler seçilseler dahi çalıştırmayız. Buranın sahibi biziz”

Bu yalnızca Ankara bölgesindeki acentelere değil tüm Türkiye’ye verilmek istenen mesajdır. Merkez için, bütün BYK seçimleri bekleyebilir ama Ankara seçiminin örnek olacak şekilde tekrarlanması şarttır.

"Yapılan basit bir seçim yenileme değil"

Muhalefet olan herkesin motivasyonunu kırmaya, birlik ve beraberliğini sabote etmeye yöneliktir, kendilerine muhalefet edilmesini önlemeyi amaçlıyorlar, TÜRSAB seçiminde muhalefet olabilecek noktaların direncini kırmaya yöneliktir. Basit bir BYK seçimi tekrarı değildir. Planlanmış, aylarca üzerinde çalışılmış ve uygulamaya koyulmuş bir stratejidir.

Bir kurum başkanının her BYK seçimine gidip Ankara BYK başkanı ile ilgili konuşma yapıp, konuşmasında hiçbir raporda yer almayan iftira ve yalanları acentelere anlatması tesadüf değildir. “ben ne dersem o olur, benim onaylamadığım adam benden icazet almayan adam sakın aday olmasın” mesajıdır.

"TÜRSAB'ın itibarını zedeliyorlar"

Bu ayak oyunlarını içine sindiren, bu kabadayılığa itiraz etmeyen, Ankara acentelerinin iradesini hiçe sayarak keyfi uygulamalar yapan, bunu yaparken de TÜRSAB’ın bağımsız olması gereken tüm kurullarını fütursuzca ve hoyratça kullanan bu yapı, arkasına sığınıp sürekli kullandığı TÜRSAB itibarını, kurulları keyfi ve amacı doğrultusunda kullanarak bir kez daha yerle bir etmiştir.

"Ankara acentelerinin gereken cevabı vereceğine inanıyorum"

Kendi itibarları yerine sürekli kurumun itibarını kullanarak, aslında kurum itibarını bizzat yok edenlerin, Ankara acentelerinden gereken cevabı almaları gerekir.

Yorumlar (0)