Küresel ve bölgesel jeopolitik gerilimler turizm sektöründe belirsizlik yaratırken, Türkiye’de iç turizme yönelik beklentiler görece olumlu seyrini koruyor.
Türkiye Otelciler Federasyonu Saymanı Birol Akman, sektörün olası risklere karşı hazırlıklı olduğunu belirterek iç turizmde ciddi bir daralma öngörmediklerini dile getirdi. Erken rezervasyon kampanyalarının süresinin uzatılması ise bu stratejinin en somut adımı olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcilerine göre, iç pazardaki hareketlilik yaz sezonuna doğru daha da belirgin hale gelebilir.
Erken rezervasyon kampanyaları mayıs sonuna uzadı
Turizm sektöründe iç talebi canlı tutan en önemli araçlardan biri olan erken rezervasyon kampanyaları bu yıl alışılmış takvimin dışına çıktı. Normal şartlarda nisan ortasında sona eren kampanyaların, bu sezon mayıs ayı sonuna kadar uzatılması planlanıyor.
Sektör temsilcileri, bu adımın hem iç pazarı desteklemek hem de belirsizlik ortamında tatil planlarını erteleyen tüketiciyi yeniden harekete geçirmek amacıyla atıldığını belirtiyor. Otellerin farklı bölgelerde kampanyalarını artırdığı, özellikle Akdeniz ve Karadeniz destinasyonlarında rekabetin yükseldiği ifade ediliyor.
Jeopolitik gelişmeler turizmi etkiliyor ancak iç pazar dirençli
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Orta Anadolu Bölge Temsil Kurulu Başkanı Muhammet Sarıtaş, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan gerilimlerin yalnızca Türkiye’yi değil, küresel turizm hareketini etkilediğini belirtti.
Sarıtaş, mevcut tablonun kısa vadede kolay toparlanmayacağını ancak Türkiye’nin bu tür krizlere alışık olduğunu vurguladı. Turizm sektörünün geçmişte benzer süreçleri yönetme konusunda deneyim kazandığını ifade eden Sarıtaş, uzun vadede Türkiye’nin bu dönemi fırsata çevirebileceğini dile getirdi.
Karadeniz ve Körfez pazarı zorluk yaşayabilir
Geçmiş yıllarda Karadeniz bölgesinin özellikle Körfez ülkelerinden yoğun talep gördüğünü hatırlatan Sarıtaş, bu yıl aynı seviyede turist çekmenin zor olabileceğini söyledi.
Buna karşın iç turizmin devreye girdiği ve otellerin bu kaybı telafi etmek için kampanyalara yöneldiği ifade edildi. Sektördeki yönelimin iç pazarı güçlendirme stratejisi üzerine kurulduğu, farklı bölgelerde alternatif turizm ürünlerinin öne çıkarıldığı belirtiliyor.
Rehberli turlarda doluluk yüksek
İç pazardaki hareketlilik özellikle rehberli turlarda net şekilde hissediliyor. Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu turlarında doluluk oranlarının oldukça yüksek olduğu, bazı programların tam kapasiteye ulaştığı ifade ediliyor.
Sarıtaş, mevcut stresli küresel ortamda insanların seyahate daha fazla yöneldiğini belirterek, iç turizmde daralma değil aksine artış ihtimali olduğunu dile getirdi. Ayrıca Avrupa pazarına yönelik tanıtım faaliyetlerinin sürdüğü ve Macaristan ile Polonya gibi ülkelerden gelecek turistlerin sezonu destekleyebileceği öngörülüyor.
İç pazar tek başına yeterli değil
TÜROFED Saymanı Birol Akman ise iç pazarın önemine dikkat çekerken, bu talebin tüm otelleri doldurmaya genellikle yetmediğini vurguladı. İç turizmin sektör için bir denge unsuru olduğunu ancak toplam kapasitenin sınırlı bir bölümünü karşılayabildiğini ifade etti.
Akman, turizmcilerin farklı senaryolara karşı B planları geliştirdiğini belirterek, uçak bileti fiyatlarının artmasının tur operatörlerini zorlayabileceğini ve bunun otel doluluklarına da yansıyabileceğini söyledi. Öte yandan konaklama vergisinin yüzde 2’den yüzde 1’e düşürülmesinin sektör açısından olumlu bir gelişme olduğunu dile getirdi.