Haberler

Endüstri 4.0’ın konaklama sektörüne etkileri hangi boyutlarda olacak?

Kısa adı METİOD olan Mersin Turizm Mezunları ve Mensupları Derneği tarafından 24 Mart 2018 tarihinde düzenlenen panelde yapay zekâ teknolojileri ve dijital uygulamaların turizm sektöründeki kullanımlarına bağlı olarak nasıl bir turizm ve otelcilik eğitiminin olması gerektiği tartışıldı.

Endüstri 4.0’ın konaklama sektörüne etkileri hangi boyutlarda olacak?

Kısa adı METİOD olan Mersin Turizm Mezunları ve Mensupları Derneği tarafından 24 Mart 2018 tarihinde İstanbul’da, Park Dedeman Levent Oteli’nde “Dördüncü Sanayi Devrimi’nin (Endüstri 4.0) Turizm ve Otelcilik Eğitim-Öğretimine Etkileri” konulu bir panel düzenlendi.

Panelde yapay zekâ teknolojileri ve dijital uygulamaların turizm sektöründeki kullanımlarına bağlı olarak nasıl bir turizm ve otelcilik eğitiminin olması gerektiği tartışıldı.

Moderatörlüğünü Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nazmi Kozak’ın yaptığı panele konuşmacı olarak; Dedeman Turizm Yönetimi A.Ş. Genel Müdürü Emrullah Akçakaya, Hilton İstanbul Maslak Genel Müdürü Özkan Alkan, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Kızılırmak, Richmond International Genel Koordinatörü Ümit Yaşar Atalay ve Nişantaşı Üniversitesi Turizm Bölüm Başkanı Prof. Dr. Asım Saldamlı katıldı.

Otellerde insanın önemi artacak ama çalışan insan azalacak

Panelde ilk konuşmayı yapan Dedeman Turizm Yönetimi A. Ş. Genel Müdürü Emrullah Akçakaya, ülkemizde ve dünyada otelcilik sektörünün durumunu özetledikten sonra, otelcilikte otomasyonun giderek ağırlık kazandığını açıkladı. Otomasyonun ağırlıklı olarak rezervasyon, ön büro ve online satış uygulamalarında yoğun olarak yaşandığını, bunun da istihdam edilecek insan sayısına etkide bulunduğunu vurgulayan Akçakaya, bununla birlikte turizmin bir hizmet sektörü olması dolayısıyla istihdam edilecek insan sayısında bir düşme olsa da, insanın öneminde bir azalma olmayacağını, tersine artacağını söyledi.

Akçakaya, ülkemizdeki mevcut turizm ve otelcilik okullarının bu gelişmelerin gerisinde kaldığını, okulların konveksiyonel sistem ağırlıklı bir eğitim üzerinde ısrar ettiğini gözlediklerini söyledi. Emrullah Akçakaya içinde bulunduğumuz dönemde ve gelecekte otellerin yoğun olarak gelir yönetimi ve online sistemler gibi alanlarda yetişmiş elemana ihtiyacı olduğunu, okulların da buna yönelik bir eğitim içerisinde olmalarının yararlı olacağını sözlerine ekledi.

Dijital pazarlama uzmanlarının önemi daha da artacak

Hilton İstanbul Maslak Genel Müdürü Özkan Alkan, Endüstri 4.0’in Almanya’da ve mamul üretimi odaklı olarak ortaya çıktığını, bu sistemin kas gücüne olan ihtiyacı en aza indirgemeyi ve böylelikle işçilik maliyetlerini azaltmayı amaçladığını söyledi. Günümüz dünyasında etkilerini iyice göstermeye başlayan dijital ve online uygulamaların gelecekte bütünüyle turizm ve otelcilik sektörünü kapsamına alacağını vurgulayan Alkan, online itibar görevlisi, dijital pazarlama uzmanı, bütçe planlama uzmanı, veri analisti ve web sayfası yöneticisi gibi iş alanlarında otelcilik sektörünün giderek daha fazla yetişmiş elemana ihtiyaç duymaya başladığını, turizm okullarının da bu gelişmeleri dikkate almalarının gerekli olduğuna dikkatleri çekti.

Müfredat programları hazırlanırken sektörün görüşleri de alınmalı

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Kızılırmak da konuşmasında müfredat programlarının hazırlanmasında sektörün görüşlerinin de alınması gerektiğine vurgu yaparak, turizm programlarının sektör temsilcilerinden oluşacak birer danışma kurulu oluşumuna gitmelerindeki gerekliliğe dikkatleri çekti.

Prof. Dr. Kızılırmak, günümüzün dünyasında turizm ve otelcilik alanlarında cep telefonunun ve internetin tanıtım, pazarlama, rezervasyon ve satış amacıyla kullanımının hızlı bir şekilde artmakta olduğunu, bu gelişmelere bağlı olarak turizm ve otelcilik programlarının müfredatlarında bu gelişmelerle uyumlu derslere yer vermelerinin gerektiğini söyledi.

Sektörün beklentileriyle uyumlu mezunlar yetiştirilmeli

Richmond International Genel Koordinatörü Ümit Yaşar Atalay, dijitalleşmenin aslında yıllar önce faks, teleks gibi bugün basit görülen uygulamalarla başladığını, günümüzdeki durumun da yakın gelecekte çok daha farklı uygulamaları ortaya çıkaracağını söyledi. İçinde bulunduğumuz günlerde otelcilik sektörünün misafir kabul ve ayrılış sistemleri, pazarlama, satış ve satış sonrası işlemler bakımından dijitalleşmeye doğru gittiğini, bu durumun da yeni iş alanlarını ortaya çıkardığını söyledi.

Atalay, ülkemizdeki turizm ve otelcilik programlarının sektörün beklentilerini inceledikten, onlarla görüşmeler yaptıktan sonra dersleri ve içeriklerinin belirlenmesindeki faydaya dikkatleri çekti.

“Ön büro, muhasebe diye bir şey kalmayacak”

Nişantaşı Üniversitesi Turizm Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Asım Saldamlı ise, teknoloji alanında yaşanan hızlı değişimin önümüzdeki kısa bir dönemde turizm ve otelcilik alanlarında ciddi değişiklikleri beraberinde getireceğini söyledi.

Prof. Dr. Saldamlı, bunlar arasında ön büro departmanın öneminin azalacağını ve pek çok işletmede ise ortadan kalkacağını söyledi. Saldamlı, bütün bu işlemlerin dijital dünyada yazılımlarla yapılacağını, turizm ve otelcilik okullarının bu gelişmelere göre eğitim yapmalarının gerekli olduğunu söyledi.

Hocalara göre değil, sektörün ihtiyaçlarına göre dersler okutulmalı

Panelin yöneticisi Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nazmi Kozak da, panelde gelen bir sorular üzerine, turizm ve otelcilik okullarında derslerin belirlenmesinde hocaların tercihlerinin değil, sektörün beklentilerinin göz önüne alınması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Kozak, bazı okullarda hala bazı öğretim elemanlarının “Ben bu dersi okutmak istiyorum, zira başka ders veremem” şeklinde açıklamalarla derslerin okutulduğunu, yine bu okullarda öğrencilerin geleceklerinden ziyade bazı hocaların ve yöneticilerin keyfi kararlarının etkili olduğunu açıkladı. Prof. Dr. Kozak, “Teknolojinin turizm sektörünü farklı alanlara götürürken turizm ve otelcilik eğitiminin konvansiyonel üretim şeklinin egemen olduğu dünyada, yani on yıllar öncesinde kalıyor olması, düşündürücüdür” dedi.

Yorumlar (0)